İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Yabancı sınırlamasını Başbakan da istiyor

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 21, 2013

Yabancı sınırlamasını Başbakan da istiyor

FUTBOL Federasyonu'nun Süper Lig takımlarına getirdiği ve 6+0+4 olarak tanımlanan yabancı kısıtlaması kulüplerle Futbol Federasyonu'nun arasını açtı. Çünkü Kulüpler Birliği, yabancı sayısında bir kısıtlama yapılmamasını ve sahadaki 6 yabancı dışında kulübede de yabancı futbolcular olmasını istiyordu. Oysa yeni getirilen kuralda maç kadrosunda 6 yabancı olabilecek. İster hepsi sahada, ister hepsi kulübede. Geri kalan yabancılar kadroda olamayacaklar, tribünde olacaklar. Kulüpler ise isyan ediyor, "Biz böyle istemiyoruz. Gerekirse federasyonu deviririz" diyorlar. Durumdan memnun olan tek kulüp Fenerbahçe gibi görünüyor. Ancak benim bildiğim başka bir şey var. Başbakan Erdoğan da aynen federasyon gibi düşünüyor ve takımlardaki yabancı futbolcu sayısının "kısıtlanmasını" istiyor. Başbakan bunu yakın çevresiyle de paylaşıyor. Başbakan'ın "kısıtlama" istemesinin nedeni ise "Milli Takım". Erdoğan'a göre, yabancı futbolcu sayısı arttıkça Türk futbolcuların oynama şansı azalıyor ve buna bağlı olarak da Türk futbolcuların kalitesi düşüyor. Bu da doğrudan doğruya Milli Takım'ın kalitesine yansıyor ve Milli Takım bu nedenle başarılı olamıyor. Türkiye liglerinde top koşturan yabancı futbolcu sayısı azalırsa Milli Takım'ın düzeyinin yükseleceğini düşünüyor. Bu görüş bir noktaya kadar geçerli olmakla birlikte tam olarak doğru değil. "Kısıtlamalar", "yerli kaliteyi" yükseltmiyor. Hatta zaman zaman düşürüyor. Bunu sanayiden bir örnekle açıklamak gerekirse biraz geriye gitmekte fayda var. Yaşı biraz büyükçe olanlar hatırlayacaktır, bir aralar Türkiye'deki yerli otomobil sanayiini korumak için uygulanan bir yönetmelik vardı. 1980'li yılların ortasına kadar Türkiye'ye 1.6 litreden büyük motorlu yabancı otomobil sokmak yasaktı. Bunun sonucunda yerli otomobil sanayii korunmadı. Sadece tüketici "üzüldü". Çünkü "kısıtlama" ile korunan sektör, kendini geliştirmedi. Türk halkı yıllarca 1960'lı yılların teknolojisiyle üretilmiş, eski nesil motorlu, kalite sorunlu yerli otomobillere binmek zorunda kaldı. Dahası bu otomobillerin fiyatı, Avrupa'daki rakiplerinden çok daha yüksekti ve bu dandik otomobilleri almak için bile yıllarca sıra beklemek, karaborsaya fazladan para vermek gerekiyordu. Sonra ne oldu! Özal bu kuralı yıktı geçti. Kapılar açıldı, yerli üreticiler de rekabeti görünce hem kalitelerini yükseltmek zorunda kaldılar, çağdaş modellere geçtiler, hem de fiyatlar düştü. Tüketici kazandı. Türkiye kazandı. Otomobil sanayii gelişti. Şimdi futbolcularda da "kısıtlama" getirirseniz olacağı budur. Futbolcu kalitesi yükselmeyeceği gibi, yerli futbolcu fiyatları alabildiğine yükselecek, vasat yerli futbolculara bile astronomik ücretler ödemek zorunda kalacak kulüplerimiz, Avrupa'da başarılı olma şansını yitirecekler. Bunun en net örneği Alper Potuk transferidir. Bu kural sayesinde önümüzdeki yıllarda pek çok Alper Poltuk örneği ortaya çıkacak, kulüpler Messi fiyatına Alper'leri oynatmak zorunda kalacak. Rekabet düştüğü için de yerli futbolcuların kendini geliştirme ihtiyacı ortadan kalkacaktır. Eğer milli takımlar düzeyinde başarı arzulanıyorsa bunun yolu yabancı kısıtlaması değildir. Kulüplerin bütçelerinin altyapıya ayırdıkları bölümüyle ilgili bir düzenleme yapılmalı ve altyapıya ayrılan kaynakları artırmaları sağlanmalıdır. Türkiye liginde oynayacakları maçlarda da altyapıdan yetişme oyuncular için uygulanan kontenjana uyulması sağlanmalıdır. Aksi halde olacak olan, Türk futbolunu yıllarca Renault 12, Tofaş, Şahin ve Anadol'a mahkûm etmektir.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026