İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Çok beğendiğim bir laf

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 27, 2013

Çok beğendiğim bir laf

BAZI laflar, bazı duruşlar vardır. Yerinde ve gününde yapılırsa tarihe geçer. Sahibini de tarihe geçirir. Yıllarca söylenir, yıllarca anlatılır. Bir mihenk taşı olur. Bu laflardan biri önceki gün BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak'tan geldi. Kışanak, güvenlik güçlerinin Türkiye'nin iki farklı bölgesindeki iki farklı tavrını ve siyasetçilerin bu tavra ilişkin sözlerini eleştirdi, "barış süreci"ni de kastederek bana göre tarihi bir cümle sarf etti: "Kürtlere demokrasi, Türklere sopa. Yok öyle şey." Kışanak'ın bu cümlesi "siyasal empati"nin de ötesinde müthiş bir "insani empati"dir. Yıllarca "Kürtlere sopa"ya karşı legal-illegal mücadele etmiş ve bu mücadelesiyle Türklerin önemli bir bölümünün tepkisini toplamış bir kadının, kendi mücadelesinde başarıya ulaştığı bir anda böylesine bir "karşı taraf gibi görüneni anlama" ve "karşı tarafın da hakkını arama" hakkını içselleştirmesi, çok önemli bir siyasi tavırdır. Bu siyasi tavır aynı zamanda "siyasi ve insani" bir derstir. Gültan Kışanak'ın bu cümlesi Türk siyaseti için önemli, BDP içinse bir milattır.Bu cümle, BDP'nin geleceğine ilişkin bir yol haritasının ilk işaretidir. Etnik temelli siyasetten özgürlükler temelli bir siyasete geçişin ve "Türkiye'nin partisi" olma yolculuğunun başlangıcıdır. Gültan Kışanak'ın bu empati gücü hepimize geçtiği zaman, Türkiye demokrasi yolunda çok daha hızlı ilerleyebilecektir.   Hiç beğenmediğim bir laf LAFIN sahibini tanımıyorum. Bu yüzden de kimliği önemli değil. Zaten çıktığı ağızdan sonra hızla yayılan bir cümle olduğu için "anonim" bir fikri yansıtıyor. Cümle Gezi eylemcilerine yönelikti. Gezi'nin sıradan insanlarına yönelikti. "Bizim yaşam tarzımıza karışmayın"dan başka hiçbir mesajı olmayanları hedef alan cümle şuydu: "Eskiden yapabildiğiniz neyi yapamıyorsunuz da bağırıyorsunuz." Bu cümle çok yanlış bir kafanın cümlesidir. Ve "empati yoksunluğunun" en büyük göstergesidir. Ve yeni bir cümle de değildir aslında. Önemli olan, bir tarafın baskı yapmadığını zannetmesi değildir. Gerçek olan, bir tarafın "kendini baskı altında hissetmesi"dir. Siz istediğiniz kadar, "Ben baskı yapmıyorum" deyin, birileri kendini baskı altında hissediyorsa baskı var demektir. Dedim ya bu cümle yeni bir cümle değil. Mesela, Türkiye'de İslamcılar "Dinimizi yaşayamıyoruz" diye feveran ettiği zaman o günün egemenleri, "Ne var canım. İslam'ın şartlarını yerine getirmenizde bir engel mi var? Her şeyi yapıyorsunuz. Nerede baskı var?" diyorlardı ve İslamcı düşünce sahipleri bu cümleyle çılgına dönüyorlardı. Baskıyı yapanlara göre ortada bir baskı falan yoktu, ama kalabalık kitleler, "baskı altında olduklarını hissediyorlardı". Aynı şeyi Kürtler için de söylemek, örneklemek mümkün. Önemli olan sizin baskı yapmadığınıza inanmanız değildir. Mesele, birilerinin kendini baskı altında hissetmesidir. O hissi yıllarca hissedenlerin, bu hissi başkalarına hissettirmemesi gerekir. Hangi düşünceden, neden, kimden yana olursa olsun.   Tek hakem zaman BU köşenin tepesindeki yazıyı okuyan "Kronik Fatih Altaylı düşmanları" hemen ortaya çıkıp "Sen o empatiyi yaptın mı da yazıyorsun" diyecektir mutlaka. Çok şükür, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz derler ya... Ben de bir ekleme yaparak "Kuburdan gelen b.ka bakılmaz" diyeceğim. Türkiye'nin kritik dönemeçlerinde o empatiyi yapmaya çalıştım. O yüzden hedef oldum çoklukla. Mesela, 1995 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam. "Devlet" denilen şey her neyse terör bahanesiyle Türkiye'nin bir iline, Tunceli'ye "gıda ambargosu" uyguluyordu. Kente gıda maddeleri kontrollü olarak yollanıyor, terör örgütünün eline geçecek diye kentte gıda maddesi satışı engelleniyordu. Kente giden tüm yollar kesilmiş, kentin dünyayla bağlantısı durdurulmuştu. Gazeteciler bile kente yaklaştırılmıyordu. Bunun üzerine, "Bu rezaleti dünyaya duyurmalıyız" diyerek Teke Tek'in o zamanki yapımcısı sevgili dostum Fatih Aksoy'la birlikte yanımıza bir kamera alarak Diyarbakır'a gittik. Oradan kiraladığımız bir otomobille Tunceli'ye doğru yola çıktık. Yolda defalarca durdurulduk. Otomobilimiz didik didik arandı. Sonunda Tunceli'ye vardık. Ancak kentin girişindeki köprü bir panzerle kapatılmıştı ve önünde bir makam otomobili duruyordu.Durduk. Bizi Tunceli Emniyet Müdürü karşıladı. "Giremezsiniz" dedi. "Gireceğiz" dedik. İş büyüdü. Sonunda Vali Atıl Üzelgün devreye girdi. "Valiliğe gelin konuşalım. Durumu anlatalım, sonra da dönün" dedi. Gittik. Üzelgün'e, "Tunceli'deki durumu görmeden gitmem" dedim. Sonunda Tunceli'de dolaşmamıza ve halkla röportajlar yapmamıza izin verildi. Ambargo gerçekti ve halk inliyordu. Biz oradayken, teröristlerin kente geldiği ve bir mahallede bir eve saklandığı bilgisi gelmiş. Mahalleye operasyon yapıldı. Bütün bir mahalle panzerlerle yerle bir edildi.Bunu da görüntüledik. O dönemde bunu Hürriyet'te günlerce süren bir yazı dizisi ve yanlış hatırlamıyorsam Show TV'de bir televizyon programı yaptık. Sezen Aksu'nun seslendirdiği Aşık Daimi'nin "Ne ağlarsın" deyişiyle birlikte yayınladık. 1 hafta sonra dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan'dan bir davet geldi. Bu sefer OHAL Valisi ile birlikte Tunceli'ye gittik. Ambargo kaldırıldı ve OHAL Valisi Erkan, Tunceli'de devlet imkânlarıyla yaptırılacak bir cemevinin temelini attı. Bu yazı dizisi ve program, ABD Kongresi'nin o yıl yayınlanan "insan hakları raporu"nda 6 sayfa halinde yer aldı. O programdan sonra bölgeye her gidişimde Özel Harekât polislerinin ağır hakaretleriyle karşılaştım. Ama aynı zamanda PKK'yı da eleştirdim. Onların da hedefi oldum. Hiç umursamadım. Hep doğru bildiğimi söyledim. Söylemeye de devam edeceğim. Tek hakem var benim için. Zaman. Gerisi yalan dolan.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Birine yaranarak veya dayanarak adam olunmayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026