İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Her eyleme Gezi kulbu takmayın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 12, 2013

Her eyleme Gezi kulbu takmayın

BANA göre Gezi eylemleri "bitti". Hayli büyük bir vatandaş kitlesi, Gezi Parkı'nda yapılması planlanan kışlayı da bahane ederek her türlü rahatsızlığını dile getirdi. Türkiye'nin en büyük kentinin, en önemli meydanını yaklaşık 20 gün süreyle işgal ettiler. Türkiye tarihinde görülmemiş bir biçimde, devlet günlerce bu meydana girmedi. Önce hükümet yetkilileri, ardından Başbakan eylemin sahibi olduğu düşünülen kişilerle görüştü. Defalarca "Mesaj alındı" mesajı verildi. Ve görülen o ki, kışlanın yapımından da vazgeçildi. Diğer konularda verilen mesajların "anlamlı" olanları da belli ki duyuldu, anlaşıldı. Ben size söyleyeyim, anlaşılmamış gibi yapılsa da anlaşıldı. Bana göre Türkiye, başarılı bir demokrasi sınavından geçti. Elbette ki, bu eylem uzadıkça bazıları bu işe müdahil olma, yağmadan bir şeyler kapma ve Türkiye'ye istikrarsız bir dönem başlatma gayretlerine girdiler. Türk halkı, en azından muhalif bile olsa makul olmayı becerenler bu gayretleri fark ettiler, mesajın verildiğine ve alındığına kanaat getirip meydanlardan çekildiler. Şimdi bazı gruplar eylemlerini sürdürmeye çalışıyorlar. Çalışabilirler. Herkesin eylem yapma ve talepte bulunma hakkı var. Ancak artık her yapılan eyleme "Gezi kulbu" takmanın gereği yok. İsterlerse her gün farklı farklı eylemler yapsınlar, toplansınlar, talep etsinler. Ama yaptıkları işin başına "Gezi" kelimesini eklemesinler. Çünkü bu söylem, Gezi Parkı için yapılan temiz ve masum eylemi ciddi biçimde lekeliyor. En azından halkın bir bölümü üzerinde "olumsuz" bir Gezi eylemi imajı yerleştiriyor. Gezi eylemi yapıldı. Bana göre çok da demokratik biçimde gelişti. Ve bitti. Halk gerek duyarsa, şu veya bu nedenle yine eylem yapar. Bu eylemler hükümet karşıtı veya yanlısı olabilir. Ya da bugün eylemlerden rahatsız olanlar, yarın kendi nedenleriyle eylem yapıp bugün eylem yapanları rahatsız edebilirler. Hiçbir mahzuru yok. Ama her eyleme "Gezi eylemi" demenin çok mahzuru var!   Şimdi ne istiyorum GEZİ eylemleriyle ilgili bir soruşturma süreci başlatıldı. Eylemlere katılanların bazılarıyla ilgili "bağlantılar" araştırılıyor. Hükümet bu konuda çok hassas. Kendi bakış açılarından haklı olabilirler. Yeter ki, hukuka uygun, adil ve samimi olunsun. Benim ise vatandaş olarak hassasiyetlerim var. Gezi eylemlerinde farklı amaçlarla provokasyon yapmış olabileceklere karşı gösterilen "hassasiyet" ve "derin inceleme"nin, Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden, yaralanan kişilerin mağduriyetlerinin "hukuk devleti" prensipleri içinde ele alınıp giderilmesinde de gösterilmesi. Daha basit bir şekilde ifade edecek olursam, bu vatandaşlarımızın ölümüne sebebiyet verenlerin de hassasiyetle soruşturulması ve hesap sorulması. Yani Ethem Sarısülük'ü vuran polisin, Türk polisinin tamamını karalamasının önüne geçilmesi. Ekmek almaya giderken kafasından gaz bombasıyla vurarak B.'yi bitkisel hayata sokan her kimse, onun bulunup yaptığının hesabının sorulması. Taksim Meydanı'nda vurularak felç bırakılan Lobna Allami'yi o hale getirenin yargı önüne çıkarılması. Belki bazıları şimdi yazacağıma kızacak ama ben 20 günün sonunda Taksim'de yapılan müdahalenin Batı demokrasilerinde de yapılacak türde bir müdahale olduğunu düşünüyorum. Hiçbir ülke, ülkenin en önemli meydanını 20 gün işgal altında bırakmazdı. Ama Batı demokrasilerinde eylem yapan veya eylem sırasında oradan geçen vatandaşların vurulmasına, sakat bırakılmasına da devlet sessiz veya seyirci kalmaz.   Gerçekten geliştik mi? DÜN kuzenimi kaybettim. Trafik canavarına değil, sorumsuzluk canavarına kurban ettik. Benden 2 yaş küçüktü, 48 yaşındaydı. Evine dönerken akşam karanlığında açık bırakılan rögar kapağına çarpan otomobili takla attı. Her gün hepimizin başına gelebilecek bir kaza. Hizmet sorumsuzluğu. Rahmetli babası da hemen hemen aynı yaşlardaydı öldüğünde. O da 1960'ların ortasında, yeni aldığı bir Amerikan otomobiliyle benzer sorumsuzluğa kurban gitmişti. Yağmurlu bir günde, kapatılan bir köprüye işaret konmadığı için köprüden dereye uçmuş, cenazesi azgın sulardan aylar sonra çıkarılabilmişti. Kuzenim Yavuz o zamanlar 2 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam. Aradan geçen hemen hemen yarım asır. Türkiye'de değişen hiçbir şey yok. "Çok geliştik, çok değiştik" diyoruz. Gerçekten değişip geliştik mi?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gelişmişlik ölçüsü insana verilen değer olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026