İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Her eyleme Gezi kulbu takmayın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 12, 2013

Her eyleme Gezi kulbu takmayın

BANA göre Gezi eylemleri "bitti". Hayli büyük bir vatandaş kitlesi, Gezi Parkı'nda yapılması planlanan kışlayı da bahane ederek her türlü rahatsızlığını dile getirdi. Türkiye'nin en büyük kentinin, en önemli meydanını yaklaşık 20 gün süreyle işgal ettiler. Türkiye tarihinde görülmemiş bir biçimde, devlet günlerce bu meydana girmedi. Önce hükümet yetkilileri, ardından Başbakan eylemin sahibi olduğu düşünülen kişilerle görüştü. Defalarca "Mesaj alındı" mesajı verildi. Ve görülen o ki, kışlanın yapımından da vazgeçildi. Diğer konularda verilen mesajların "anlamlı" olanları da belli ki duyuldu, anlaşıldı. Ben size söyleyeyim, anlaşılmamış gibi yapılsa da anlaşıldı. Bana göre Türkiye, başarılı bir demokrasi sınavından geçti. Elbette ki, bu eylem uzadıkça bazıları bu işe müdahil olma, yağmadan bir şeyler kapma ve Türkiye'ye istikrarsız bir dönem başlatma gayretlerine girdiler. Türk halkı, en azından muhalif bile olsa makul olmayı becerenler bu gayretleri fark ettiler, mesajın verildiğine ve alındığına kanaat getirip meydanlardan çekildiler. Şimdi bazı gruplar eylemlerini sürdürmeye çalışıyorlar. Çalışabilirler. Herkesin eylem yapma ve talepte bulunma hakkı var. Ancak artık her yapılan eyleme "Gezi kulbu" takmanın gereği yok. İsterlerse her gün farklı farklı eylemler yapsınlar, toplansınlar, talep etsinler. Ama yaptıkları işin başına "Gezi" kelimesini eklemesinler. Çünkü bu söylem, Gezi Parkı için yapılan temiz ve masum eylemi ciddi biçimde lekeliyor. En azından halkın bir bölümü üzerinde "olumsuz" bir Gezi eylemi imajı yerleştiriyor. Gezi eylemi yapıldı. Bana göre çok da demokratik biçimde gelişti. Ve bitti. Halk gerek duyarsa, şu veya bu nedenle yine eylem yapar. Bu eylemler hükümet karşıtı veya yanlısı olabilir. Ya da bugün eylemlerden rahatsız olanlar, yarın kendi nedenleriyle eylem yapıp bugün eylem yapanları rahatsız edebilirler. Hiçbir mahzuru yok. Ama her eyleme "Gezi eylemi" demenin çok mahzuru var!   Şimdi ne istiyorum GEZİ eylemleriyle ilgili bir soruşturma süreci başlatıldı. Eylemlere katılanların bazılarıyla ilgili "bağlantılar" araştırılıyor. Hükümet bu konuda çok hassas. Kendi bakış açılarından haklı olabilirler. Yeter ki, hukuka uygun, adil ve samimi olunsun. Benim ise vatandaş olarak hassasiyetlerim var. Gezi eylemlerinde farklı amaçlarla provokasyon yapmış olabileceklere karşı gösterilen "hassasiyet" ve "derin inceleme"nin, Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden, yaralanan kişilerin mağduriyetlerinin "hukuk devleti" prensipleri içinde ele alınıp giderilmesinde de gösterilmesi. Daha basit bir şekilde ifade edecek olursam, bu vatandaşlarımızın ölümüne sebebiyet verenlerin de hassasiyetle soruşturulması ve hesap sorulması. Yani Ethem Sarısülük'ü vuran polisin, Türk polisinin tamamını karalamasının önüne geçilmesi. Ekmek almaya giderken kafasından gaz bombasıyla vurarak B.'yi bitkisel hayata sokan her kimse, onun bulunup yaptığının hesabının sorulması. Taksim Meydanı'nda vurularak felç bırakılan Lobna Allami'yi o hale getirenin yargı önüne çıkarılması. Belki bazıları şimdi yazacağıma kızacak ama ben 20 günün sonunda Taksim'de yapılan müdahalenin Batı demokrasilerinde de yapılacak türde bir müdahale olduğunu düşünüyorum. Hiçbir ülke, ülkenin en önemli meydanını 20 gün işgal altında bırakmazdı. Ama Batı demokrasilerinde eylem yapan veya eylem sırasında oradan geçen vatandaşların vurulmasına, sakat bırakılmasına da devlet sessiz veya seyirci kalmaz.   Gerçekten geliştik mi? DÜN kuzenimi kaybettim. Trafik canavarına değil, sorumsuzluk canavarına kurban ettik. Benden 2 yaş küçüktü, 48 yaşındaydı. Evine dönerken akşam karanlığında açık bırakılan rögar kapağına çarpan otomobili takla attı. Her gün hepimizin başına gelebilecek bir kaza. Hizmet sorumsuzluğu. Rahmetli babası da hemen hemen aynı yaşlardaydı öldüğünde. O da 1960'ların ortasında, yeni aldığı bir Amerikan otomobiliyle benzer sorumsuzluğa kurban gitmişti. Yağmurlu bir günde, kapatılan bir köprüye işaret konmadığı için köprüden dereye uçmuş, cenazesi azgın sulardan aylar sonra çıkarılabilmişti. Kuzenim Yavuz o zamanlar 2 yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam. Aradan geçen hemen hemen yarım asır. Türkiye'de değişen hiçbir şey yok. "Çok geliştik, çok değiştik" diyoruz. Gerçekten değişip geliştik mi?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gelişmişlik ölçüsü insana verilen değer olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Haksız kazancın faizini iade etmedi
Köşe Yazıları
Haksız kazancın faizini iade etmedi

Fatih Altaylı

Ekim 6, 2026

Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026