İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Doğulu sohbetler

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2013

Doğulu sohbetler

SON zamanlarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da birkaç kent gezdim. Gittiğim kentin iş hayatına yön veren isimlerle görüştüm. İlginçtir, bu kentlerde ekonomik etkinliğin önemli noktalarında duran işadamlarının hemen hemen tamamı "cemaat' mensupları. Özellikle de eğitim faaliyetlerinde cemaatle birlikte hareket eden insanlar. Barış süreci konusundaki görüşlerini merak ediyordum. Daha önce PKK'nın hedefinde olan bu işadamlarının tümünde barış sürecine koşulsuz bir destek olduğunu gördüm. Sürecin bölgeye büyük bir huzur getirdiğini, bunun daha ilk aşamada işe ve aşa dönüşmeye başladığını anlattılar. Yansımaları hemen görülmeye başlamıştı. Kalıcı ve tam bir barışın bölgede çok şeyi değiştireceğini düşünüyorlardı. Hükümetin bu konuyu savsaklamaması gerektiğini, adımları hızla ve cesaretle atmasının çözümü kolaylaştıracağını söylediler. Genç PKK'lıların yarattığı sorunların farkında olduklarını ifade ediyorlar, bunun genişleyip derinlik kazanmasının önüne ancak hızlı adımlarla geçilebileceğine inanıyorlardı. Cemaatin sürece karşı olduğu yolundaki iddialara ise "Bizim böyle bir şeyden haberimiz yok ama karşı olduğunu zannetmiyoruz. Biz de cemaatteniz ve süreci destekliyoruz' ortak yanıtını aldım. Laf buraya gelince "iktidar ile cemaat arasında bir çekişme olup olmadığını' da konuştuk. Böyle bir çekişme olduğuna inanmıyorlardı. Aynı zamanda işadamlarını da bir araya getiren bir sivil toplum örgütünün de yöneticisi olan birisi, "Basında biz de okuyoruz bunları. Ankara'da ve İstanbul'da bürokrasiyle ilgili bir çekişme, bir anlaşmazlık olabilir ama bize yansıyan bir şey yok' dedi. "Yansımanın' anlamını sordum. "Bizlere 'AK Parti'den uzak durun, desteklemeyin' diye bir şey söylenmedi. Tam aksine, biz buralarda hepimiz AK Parti için çalışıyoruz. AK Parti'yi destekliyoruz' diye yanıtladı. Sonra cümlesini açma ihtiyacı hissetti. "Yıllardır bu hareketin içindeyim. Bir kez bile siyasi bir telkinde bulunulmadı. Yani şu partiyi destekleyin, bu partiyi destekleyin denmedi. Ama biz zaten kimi destekleyeceğimizi biliriz. Partilerin tutumundan bizim tutumumuz ortaya çıkar. Geçmişte kimse bize bir şey söylemden ANAP'ı destekledik. Sonra DYP'ye destek verdik. Bazılarımız bir dönem Ecevit'e destek verdi. Kurulduğundan beri de AK Parti'yi destekliyoruz. Eşyanın tabiatı bunu gerektiriyor' dedi. Peki ya cemaatten tam aksi yönde bir talep ya da telkin gelirse ne olacaktı! "Böyle bir telkin gelmez, hiç gelmedi, şimdi niye gelsin' sözleri ortak yanıttı. "Diyelim ki geldi' dedim. "Olmaz. Bu kitle şu anda siyaseten başka yere gitmez. Olmayacak iş için telkin olmaz' dediler. Gördüğüm kadarıyla iktidar ile cemaat arasındaki "ince' çekişme Anadolu'da yaşanmıyordu.   Çok acayip şeyler oluyor BARIŞ süreci başladığında PKK ile ilgili şöyle bir teori geliştirmişti büyük bir çoğunluk: "PKK Türkiye'den çekilecek. PKK'lı militanlar Suriye'ye geçecek ve orada Esad'a karşı savaşacaklar. Barış süreci, Esad'ı devirmek isteyen ABD'nin planı." Teori buydu. İnandırıcı gibi görünüyordu. Savaşmayı ve bölgeyi iyi bilen PKK'nın, Suriye'ye geçip Özgür Suriye Ordusu'na katılacağına ve Esad'ı mağlup edeceğine inananların sayısı hayli fazla olmuştu bu nedenle. Ne de olsa ABD ve İsrail, PKK üzerinde etkiliydi ve bu onların amacına uygundu. Fakat o da ne! Tam tersi oldu. "Bizim PKK' o tarafa geçti mi bilmiyoruz ama oradaki PKK diyebileceğimiz PYD, Özgür Suriye Ordusu'na karşı saldırıya geçti ve Özgür Suriye Ordusu saflarında savaşan El Kaide yanlısı El Nusra'yı püskürterek bölgenin bir bölümünde kontrolü ele geçirdi. Bir yönetim modeli oluşturdu ve ardından da Esad'a yeni yönetimi bildirdi. PYD'den gelen bilgilere bakılırsa, oluşturulan yönetim "kalıcı' değil. Asıl amaçları bölgeyi şeriatçı gruplara bırakmamak. Esad gidince oturup konuşmak. PYD bir yandan da Erbil'de diğer Kürt gruplarla temas halinde. Benim bütün bu olan bitenden anladığım ise şu: "Büyük Kürdistan'ın 2. Etabı' da tamamlanmaya çalışılıyor. Bölgede diktatörlerin yıkılması için atılan her "Batılı" adımın ardından oluşan "kaos' ortamı, bir Kürt oluşumunu tetikliyor. Irak'ta böyle oldu. Suriye'de böyle oluyor. "Laik yönetim yapıları' ile Kürtler, bölgede giderek egemen olmaya başlayan dini temelli yapılanmalara karşı Batı açısından daha makbul görülüyor. Benzer bir durumun İran için de gündeme gelmesi olamayacak şey değil. Türkiye böyle bir durumdan ancak demokratik yollarla kendini koruyabilir. Ancak ne yazık ki şu an için öncelik bu gibi görünmüyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bir şeyin, kaplaması değil altındaki maden kadar değerli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026