İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Doğulu sohbetler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2013

Doğulu sohbetler

SON zamanlarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da birkaç kent gezdim. Gittiğim kentin iş hayatına yön veren isimlerle görüştüm. İlginçtir, bu kentlerde ekonomik etkinliğin önemli noktalarında duran işadamlarının hemen hemen tamamı "cemaat' mensupları. Özellikle de eğitim faaliyetlerinde cemaatle birlikte hareket eden insanlar. Barış süreci konusundaki görüşlerini merak ediyordum. Daha önce PKK'nın hedefinde olan bu işadamlarının tümünde barış sürecine koşulsuz bir destek olduğunu gördüm. Sürecin bölgeye büyük bir huzur getirdiğini, bunun daha ilk aşamada işe ve aşa dönüşmeye başladığını anlattılar. Yansımaları hemen görülmeye başlamıştı. Kalıcı ve tam bir barışın bölgede çok şeyi değiştireceğini düşünüyorlardı. Hükümetin bu konuyu savsaklamaması gerektiğini, adımları hızla ve cesaretle atmasının çözümü kolaylaştıracağını söylediler. Genç PKK'lıların yarattığı sorunların farkında olduklarını ifade ediyorlar, bunun genişleyip derinlik kazanmasının önüne ancak hızlı adımlarla geçilebileceğine inanıyorlardı. Cemaatin sürece karşı olduğu yolundaki iddialara ise "Bizim böyle bir şeyden haberimiz yok ama karşı olduğunu zannetmiyoruz. Biz de cemaatteniz ve süreci destekliyoruz' ortak yanıtını aldım. Laf buraya gelince "iktidar ile cemaat arasında bir çekişme olup olmadığını' da konuştuk. Böyle bir çekişme olduğuna inanmıyorlardı. Aynı zamanda işadamlarını da bir araya getiren bir sivil toplum örgütünün de yöneticisi olan birisi, "Basında biz de okuyoruz bunları. Ankara'da ve İstanbul'da bürokrasiyle ilgili bir çekişme, bir anlaşmazlık olabilir ama bize yansıyan bir şey yok' dedi. "Yansımanın' anlamını sordum. "Bizlere 'AK Parti'den uzak durun, desteklemeyin' diye bir şey söylenmedi. Tam aksine, biz buralarda hepimiz AK Parti için çalışıyoruz. AK Parti'yi destekliyoruz' diye yanıtladı. Sonra cümlesini açma ihtiyacı hissetti. "Yıllardır bu hareketin içindeyim. Bir kez bile siyasi bir telkinde bulunulmadı. Yani şu partiyi destekleyin, bu partiyi destekleyin denmedi. Ama biz zaten kimi destekleyeceğimizi biliriz. Partilerin tutumundan bizim tutumumuz ortaya çıkar. Geçmişte kimse bize bir şey söylemden ANAP'ı destekledik. Sonra DYP'ye destek verdik. Bazılarımız bir dönem Ecevit'e destek verdi. Kurulduğundan beri de AK Parti'yi destekliyoruz. Eşyanın tabiatı bunu gerektiriyor' dedi. Peki ya cemaatten tam aksi yönde bir talep ya da telkin gelirse ne olacaktı! "Böyle bir telkin gelmez, hiç gelmedi, şimdi niye gelsin' sözleri ortak yanıttı. "Diyelim ki geldi' dedim. "Olmaz. Bu kitle şu anda siyaseten başka yere gitmez. Olmayacak iş için telkin olmaz' dediler. Gördüğüm kadarıyla iktidar ile cemaat arasındaki "ince' çekişme Anadolu'da yaşanmıyordu.   Çok acayip şeyler oluyor BARIŞ süreci başladığında PKK ile ilgili şöyle bir teori geliştirmişti büyük bir çoğunluk: "PKK Türkiye'den çekilecek. PKK'lı militanlar Suriye'ye geçecek ve orada Esad'a karşı savaşacaklar. Barış süreci, Esad'ı devirmek isteyen ABD'nin planı." Teori buydu. İnandırıcı gibi görünüyordu. Savaşmayı ve bölgeyi iyi bilen PKK'nın, Suriye'ye geçip Özgür Suriye Ordusu'na katılacağına ve Esad'ı mağlup edeceğine inananların sayısı hayli fazla olmuştu bu nedenle. Ne de olsa ABD ve İsrail, PKK üzerinde etkiliydi ve bu onların amacına uygundu. Fakat o da ne! Tam tersi oldu. "Bizim PKK' o tarafa geçti mi bilmiyoruz ama oradaki PKK diyebileceğimiz PYD, Özgür Suriye Ordusu'na karşı saldırıya geçti ve Özgür Suriye Ordusu saflarında savaşan El Kaide yanlısı El Nusra'yı püskürterek bölgenin bir bölümünde kontrolü ele geçirdi. Bir yönetim modeli oluşturdu ve ardından da Esad'a yeni yönetimi bildirdi. PYD'den gelen bilgilere bakılırsa, oluşturulan yönetim "kalıcı' değil. Asıl amaçları bölgeyi şeriatçı gruplara bırakmamak. Esad gidince oturup konuşmak. PYD bir yandan da Erbil'de diğer Kürt gruplarla temas halinde. Benim bütün bu olan bitenden anladığım ise şu: "Büyük Kürdistan'ın 2. Etabı' da tamamlanmaya çalışılıyor. Bölgede diktatörlerin yıkılması için atılan her "Batılı" adımın ardından oluşan "kaos' ortamı, bir Kürt oluşumunu tetikliyor. Irak'ta böyle oldu. Suriye'de böyle oluyor. "Laik yönetim yapıları' ile Kürtler, bölgede giderek egemen olmaya başlayan dini temelli yapılanmalara karşı Batı açısından daha makbul görülüyor. Benzer bir durumun İran için de gündeme gelmesi olamayacak şey değil. Türkiye böyle bir durumdan ancak demokratik yollarla kendini koruyabilir. Ancak ne yazık ki şu an için öncelik bu gibi görünmüyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bir şeyin, kaplaması değil altındaki maden kadar değerli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026