İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir garip hastalık: Türkogenit

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 3, 2013

Bir garip hastalık: Türkogenit

KİMİ görsem “Neyin var?” diye soruyor. “Bir şeyim yok” diyorum ama pek inanmıyorlar. Sağlığım yerinde. Öyle bir derdim tasam da yok kişisel olarak. Ama aynaya baktığım zaman aslında ben de keyifli bir adam görmüyorum. Bir isteksizlik, bir hoşnutsuzluk hali var üzerimde. Galatasaray’ın maçına gitmek için yola çıkıyorum, yarı yolda vazgeçip eve dönüyorum. Akşam dışarı çıkıp bir yere gidesim, bir yerde yemek yiyesim, bir iki kadeh atasım bile yok.Giderek artan bir sırt ağrım var oysa. En sonunda bir dostum dedi ki: “Ya, git bir doktora görün. Ne ilaç verirse ben de kullanayım, çünkü bunların hepsi bende de var.” Doktora falan gitmedim tabii ki! Çünkü hastalığımın ne olduğunu biliyorum. Hastalığım “Türkogenit”. Sadece bu coğrafyada yaşayan insanlara özgü bir hastalık. Benzer türlerine Ortadoğu’nun tamamında rastlanmakla birlikte, asıl olarak Türkiye’de yaşayanlara mahsus bir durum. Hastalığı tetikleyen etkenler ise tamamen bölgeye mahsus. Çok kolay çözülecek meselelerin çözümsüz hale getirilmesi. Karşılıklı inatlaşmalardan doğan toplumsal gerilim. Hiçbir ortak fikir ve duyguya sahip olunmaması. Her türlü rekabetin, nefret sebebi olması. Komşu ülkelerdeki karışıklıkların Türkiye’yi gereğinden fazla etkilemesi. Her gün yeni bir tartışma konusuyla uyanmak. Sürekli salyalar saçılarak yapılan tartışma ortamları. Birleşmek yerine ayrışmak için çaba gösteren bireyler. Başkalarını suçlayarak vicdanlarını rahatlatmayı tercih edenlerin toplumda egemen olması. Söylediğin lafın hiçbir değerinin olmaması. Düşünmenin ayıp sayılması. Vasatın egemen ve baş tacı olması. Sadece tatlı söz söyleyenin dost zannedilmesi. İneğin altında bile buzağı aranması. Kadınların sürekli dövülüp öldürülmesi. Kaldırımların habire boyanması. Sürekli ifratla tefrit arasında kalınması. Hepsine bakarak çocukların geleceğine ilişkin kaygılar. Bütün bunlar hastalığı tetikleyen etkenler. Hastalığın iyi tarafı ise etkenlerin tamamen ortadan kalkmasa bile azalması durumunda çok hızlı bir iyileşme sürecine girmesi. Bu hastalık sizlerde de varsa hiç üzülmeyin. Çok genel. Dediğim gibi. Tedavisi kolay. Sadece etkenlerin ortadan kalkmasına bağlı. Etkenler ortadan kalkmadıkça ilaçla tedavi yok. Hatta doktor “Ne yerse yesin” diyor. Ama bu hastalık insanda yiyecek hal bile bırakmıyor.   Gidebilsek 50 bile yeter Sanki bizimle dalga geçer gibi bir düzenleme hazırlanıyormuş. Kent içi yollarda hız sınırı 50’den 90’a çıkarılacakmış. Gülünç. Birincisi zaten trafik o halde ki, 50 ile gidebilsek yeter de artar bile. Ortalama hızımız 20’ler civarında. Daha da beter olanı ise belediyelerin yaptığı saçmalıklar. İstanbul’da Cendere Yolu diye bir yol var. Nispeten açık bir yol. Bu yolda hız sınırı saatte 70 km. Bir iki kere 80’le gittiğim için ceza ödediğimden ötürü bu yolda son derece dikkatliyim. 70’i aşmıyorum. Geçenlerde bir gece bu yoldan eve gidiyorum. Yol boş, ben de tam tamına 70’le giderken birdenbire dağıldım. Otomobil bir zıpladı, bir kondu, bir şeyler kırılıp dağıldı. Ne olduğunu bile anlamadım. Meğer 70 km/s hız sınırı olan yola belediye “speed bump”lar yapmış. Daha doğrusu “speed dağları” yapmış. Değil 70’le, 20’yle bile girmek mümkün değil. Durup ağır ağır geçmek gerekiyor. Üstelik de bunları bir bilemedin 2 kilometre arayla dizmiş. 70’le gidilmesi gereken yolda 70’le gittiğim için otomobilimin ön tarafı kırıldı, jantlarımdan biri yamuldu, kafam otomobilin tavanına çarptığı için boynum hâlâ ağrıyor. Böyle bir dangalaklık olur mu? Hız sınırı 30 olsa yap bunları, ama 70 km sınır olan bir yerde bu olur mu? Olursa buna “hayvanlık” denmez mi? Medeni bir ülke olsak git bu tümsekleri yapan belediyeyi dava et, en azından hasarını al. Ama burada bunu yapsan bir tümseğe zarar verdin diye borçlu çıkarsın. Bu zihniyetin yaptığı yola güvenip 90’la gideceğiz. Güldürmeyin beni.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Çok lokanta sahibi olmanın iyi yemek yapmak anlamına gelmediğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026