İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Modernleşme uğruna oğlunu bile öldüren Çar'ın şehri

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 7, 2013

Modernleşme uğruna oğlunu bile öldüren Çar'ın şehri

BIRAKIN siyaseti, savaş tamtamlarını, tatsız tuzsuz tüm konuları... Size biraz dünyanın en güzel şehirlerinden St. Petersburg'u ve bizim "Deli', Rusların ve tüm dünyanın "Büyük' dediği kurucusu Çar Petro'yu anlatayım.

Çar Petro 1682 yılında tahta çıktığında 10 yaşındaymış.

Bu nedenle olsa gerek fiili olarak ülkeyi yöneten ablasıymış. Ancak Petro 17 yaşına gelince bir saray darbesiyle ablasını ve ağabeyi İvan'ı devre dışı bırakarak tek ve gerçek Çar olarak Rus İmparatorluğu'nun başına geçmiş.

Geçer geçmez de imparatorluğu büyütmenin, modernleştirmenin ve Avrupalılaştırmanın gerekliliğini, aksi takdirde Rus İmparatorluğu'nun tutucu yapısıyla çökmeye mahkûm olduğunu görmüş.

Bunun için de kafasında iki yol varmış.

Birincisi, kilisenin yani dinin devlet yönetimindeki etkini azaltmak, diğeri ise denizlere hâkim olacak büyük bir donanmaya sahip olmak. Ancak bu donanmaya Karadeniz'de sahip olmanın bir anlamı olmadığını, Karadeniz'deki bir donanmanın Osmanlı hâkimiyetindeki Boğazlar'dan çıkamayacağını görmüş.

Bu yüzden de yüzünü kuzeye, Baltık Denizi'ne çevirmiş.

Ancak buralar İsveç Krallığı'nın hâkimiyetinde olduğu için İsveç'e savaş açmış.

İsveç Kralı'nı bozguna uğratmış, kral Osmanlı'ya sığınmış ve bu savaş İsveç Krallığı için sonun başlangıcı olmuş.

Rusya ve Petro için başlangıç.

Petro, Baltık Denizi kıyısında büyük bir kent kurmaya ve donanmayı burada oluşturup konuşlandırmaya karar vermiş.

Neva Nehri'nin Baltık'la buluştuğu noktayı yeni şehrin kurulacağı yer olarak seçmiş.

Ancak bir sorun varmış.

Bu arazi tamamen bataklıkmış.

Sibirya dahil olmak üzere bütün ülkeye bir çağrı yapmış, "Herkes bir çuval toprak, taşıyabileceği kadar kaya alsın buraya gelsin' diye. Bataklık kurutulmuş.

42 ada oluşturulmuş; İtalya'dan, Fransa'dan Avrupa'nın en iyi mimarları getirilmiş ve Avrupai bir kent kurulmuş.

Tabii tüm bu çalışmalar sırasında 300 bin Rus bataklıklarda can vermiş. Bir rivayete göre, bir papaz çocukluğunda Petro'ya geleceği anlatmış ve "Sen çok büyük bir Çar olacaksın. Kuzey ülkelerini fethedeceksin. Orada bir başkent kuracaksın ve o başkente azizlerden birinin adını vereceksin' demiş.

Bunun etkisiyle olsa gerek Petro bu yeni kente Aziz Peter'den esinlenerek Sankt Petersburg adını vermiş.

Kent 16 Mayıs 1703 günü "açılmış' ve başkent Moskova'dan buraya taşınmış. Bolşevik İhtilali'ne kadar da başkent olarak kalmış.

Burada bir tersane kuran ve dev bir donanma oluşturan Petro, temelinde bilim ve kültürün olmadığı bir devletin yaşayamayacağını da biliyormuş. Her yere kütüphaneler, bilim merkezleri, bilimi halka anlatmak ve öğretmek için bilim müzeleri kurdurmuş.

Tiyatrolar, konser salonları, opera binaları inşa ettirmiş. Rusya'yı tam anlamıyla modern bir Avrupalı ülke haline getirmeye çalışmış.

En büyük korkusu ise ölümünden donra Rusların yeniden eski tutuculuğuna dönmesi, kilisenin yeniden ülke yönetiminde egemen hale gelmesiymiş.

Hayli dindar olmasına rağmen, devlet ile kilisenin kesinlikle ayrı olması gerektiğine inanıyormuş.

Ancak ilk eşi ve o eşinden olma tek oğlu, babanın aksine oldukça "sofu' ve kilisenin etkisinde kişiliklermiş.

Çar Petro, ölümünden sonra tahta geçecek oğlunun modernleşme çabalarını sürdüremeyeceğini görünce hayatının en zor kararını almış. Oğlunu ve eşini once tutuklatmış, sonra da öldürtmüş.

"Rusya'nın büyük ve modern bir ülke olması için başka çarem yoktu' demiş.

Büyük bir ihtimalle Petro sayesinde bugün Rus edebiyatı, Rus müziği, Rus balesi diye büyük bir dünya mirasına sahibiz.

St. Petersburg'daki eski kışlık saray, bugün dünyanın en büyük sanat koleksiyonuna sahip ve en iyi müzesi olarak tanımlanıyor.

St. Petersburg Puşkin'in, Anna Ahmatova'nın, Rimski Korsakov'un ve daha onlarca büyük sanatçının yaşadığı, eserlerini verdiği şehir...



NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ahlaki değer olmayınca her şeyin değerini yitirdiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026