İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Suriye'den huzursuzluk ihracatı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2013

Suriye'den huzursuzluk ihracatı

SURİYE ile gerilim politikası izlenmeye başladığı zaman da, gerilim tırmandığında da hep aynı şeyi söyledik, yazdık: "Suriye, Türkiye'yi karıştırma potansiyeline sahip bir ülkedir. Bu yönde derin bir devlet deneyimine sahiptir. Türkiye'de terör dahil her türlü istikrarsızlaştırma hareketini provoke edebilir." Dış politikanın iç politikaya yansımalarına hep işaret ettim, ettik. Bugün Türkiye'nin başını ağrıtan ne varsa, bunları Suriye'den vareste tutmak imkân dahilinde değildir. Suriye Devleti, Türkiye'yi sıkıntıya sokmak için bütün imkânlarını seferber etmiştir. Dahası Türkiye gibi "yalnız" da değildir. Yanında benzer enstrümanları Suriye kadar başarıyla kullanabilme imkânına sahip İran ve hatta Rusya da yer almaktadır. Bugün olan biten pek çok şeyde Suriye'nin parmağı olmadığını söyleyebilir misiniz? Biraz dikkatli baktığınız zaman, kendisini görmeseniz de izlerini görebilirsiniz. PKK "çözüm" ya da "barış" sürecini bitirmek isterken bunun arkasında PKK'nın Suriye ve İran'a yakın kanatlarının olmadığını ve terör örgütünü bunların cesaretlendirmediğini söyleyebilir misiniz? Suriye çok açık bir şekilde Türkiye'yi "kendi durumuna" düşürmeye çalışmaktadır. Ve bunda da başarılı olduğunu kimse inkâr edemez. Suriye rejiminin, "istikrarı sağlamak için kendi vatandaşlarını öldüren" bir rejim olduğu tescillenmiştir ve şimdi Türkiye'yi de aynı tuzağın içine çekecek her türlü adımı atmaktan çekinmemektedir. Olan bitene dışarıdan baktığınız zaman Türkiye'de de "asayişi sağlamak için" yapılanların sonucunda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu vatandaşlarımızın şu veya bu siyasi görüşten olması, eylemci olması, eylemci olmaması hiçbir şeyi değiştirmez. Sonuçta 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Suriye'de 100 bini aşkın kişinin ölmesi yanında bu sayı önemsenmeyebilir ama bu sadece istatistiki bir bakış açısı olur. Her can önemlidir. Medeni ülkelerde, demokrasilerde tek bir canın bile önemi vardır. Esad bugün kendi rejimi ile Türkiye arasındaki tek farkın "sayı" olduğunu gösterecek adımları atmakta, attırmaktadır. Türkiye buna izin vermemelidir. Emniyet güçleri her zamankinden daha dikkatli olmak zorundadır. Öyle ki, polisin orantılı veya orantısız güç uygulaması bir kenara bırakılıp "damdan düşeni yakalamak" ve burnunun kanamamasını sağlamak polise görev olarak verilmeli, öğretilmelidir. Allah muhafaza, yarın öbür gün PKK'nın da yeniden "şiddet ortamına dahil olmasıyla birlikte" Türkiye'nin "ipliğe bağlı" iç barışı iyiden iyiye riskli hale gelecektir. Cinin tamamı şişeden çıkmadan, şişeye geri sokulmalıdır. Bu yolun sonu "barış"a çıkmaz...   Telkin Türkiye'den PAZARTESİ günü Habertürk'te muazzam bir röportaj vardı. Müslüman Kardeşler'in kurucusu Hasan El Benna'nın torunu, Oxford Profesörü Tarık Ramazan, Ortadoğu'yu Kübra Par'a değerlendirmişti. Her satırı doğru değerlendirmelerle dolu, müthiş bir röportajdı. Tarık Ramazan'a hayran oldum. Değerlendirmelerini dikkatle okudum. Röportajı satır satır tekrarlayacak halim yok. Habertürk internet sitesine girip okuyabilirsiniz. Ancak bir bölümü çok ilginçti. Ramazan, "Mursi seçimlere katılmakla hata etti, Batı tuzak kurdu" değerlendirmesini yapıyordu. İşin aslını bilmeyenler için bildiğim bir gerçeği aktarayım. Müslüman Kardeşler'in, Arap Baharı'nın ardından Mısır'da seçime girmek gibi bir niyeti yoktu. Tam aksine, "Seçime girmeyelim. Ne hazırız, ne de kadromuz var. Üstelik de Mısır'ı istikrarsız bir dönem bekliyor. Bu dönemde yıpranmaktansa kenarda duralım ve bekleyelim" düşüncesi hâkimdi Müslüman Kardeşler yönetiminde. Ancak Müslüman Kardeşler'i bu fikirden caydıran ve seçime girmeye ikna eden Batı değil, Türkiye oldu. Türkiye'nin, "Böyle fırsat bir daha ele geçmez. Seçime girin. Sizden başkası kazanamaz. Siz de bu işi götürürsünüz. Biz de sizin arkanızda dururuz" telkinleriyle Müslüman Kardeşler seçime girdi. Tabii Türkiye'nin hesaba katmadığı, Mursi'nin tavsiyeleri dinlememe ve bu kadar beceriksiz olma ihtimaliydi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İktidara kızıp, Türkiye'ye işemediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026