İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Duyunca aklıma geldi

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 3, 2013

Duyunca aklıma geldi

AHMET Davutoğlu ile ilk tanışmam Abdullah Gül'ün başbakanlık koltuğunda oturduğu döneme rastlar. Daha önce de yazmıştım. Başbakan Abdullah Gül, Irak'a yapılması gündemde olan ABD operasyonu ve ABD'nin Türkiye'den beklentileri ile Türkiye'nin bu konuda düşündüklerini anlatmak üzere genel yayın yönetmenlerini Ankara'daki konutunda bir yemeğe davet etmişti. Davutoğlu'nu ilk kez o gün gördüm. Başbakan Gül'ün "dış politika danışmanı"ydı. Türkiye'nin o günlerdeki Irak politikasını Başbakan Gül'le birlikte anlattı. Davutoğlu'nun anlattıkları karşısında dehşete düşmüştüm ve "Ahmet Bey, sizi ilk kaz tanıyorum ancak bu anlattıklarınız politika olarak uygulanacaksa Kuzey Irak'ta Türk askeri ile ABD askeri karşı karşıya gelir. Birbirlerine silah çeker çatışır. Bu riski görmüyor musunuz?" demek ihtiyacını hissetmiştim. Hem Davutoğlu, hem de Dışişleri mensubu olan ve daha sonra İran'a büyükelçi olarak atanan resmi danışman, "Böyle bir şey söz konusu değil. İki müttefikin askerleri birbirine silah çeker mi?" diyerek bana karşı çıkmışlardı. Ben de bunu o günlerde, yani 2002 yılında yazmıştım. Bu yazının üzerinden çok uzun zaman geçmeden dediğim gerçekleşti ve meşhur "çuval geçirme" olayı meydana geldi. Çatışma olmamasının tek nedeni ise Türk askerlerinin (her nedense) çatışmadan çuvalın başlarına geçirilmesini kabul etmiş olmalarıydı. Aksi takdirde kan dökülmesi kesindi. Ahmet Davutoğlu'nu sonraki dönemlerde de sık sık eleştirdim. Ortadoğu'daki sorunların tümünü çözmeye kalkıştığı ve buna hem inanıp hem de çevresini inandırdığı günlerde Davutoğlu'na, "Bu sorunların en yenisi 70, ortalaması 500, en eskisi ise 2000 yıllık. Tüm bu sorunlar bunca yıldır Ahmet Davutoğlu diye biri gelsin de çözsün diye mi bekliyordu" dedim ve yazdım. Davutoğlu'nun Ortadoğu politikasını, sıfır sorun politikasını hayalci ve imkânsız bulduğumu hep yazdım, hep söyledim. Sonuç ortada. Davutoğlu'nun Suriye politikası da, İran politikası da, Mısır politikası da hep duvara tosladı. Suriye'de 2 yıldır yaşadıklarımız ortada. Suriye, Türkiye'nin iç huzurunu tehdit eder hale geldi. Üstüne üstlük Türkiye'yi de bence "anlamsız bir yalnızlığa" itti. Mısır'da kıyameti kopardık. Ne oldu? Hiiiiç! Mursi geri gelmediği gibi Mısır'ın yeni yönetimiyle hiçbir bağımız kalmadı. İlkesel olarak haklıydık belki ama kendimizi bu kadar bağlamaya gerek yoktu. Davutoğlu Dışişleri Bakanlığı'nı devraldığında Irak'la, Suriye'yle, İran'la, Mısır'la, Rusya'yla, ABD ile AB ile hiçbir sorunumuz yoktu. İsrail'le bile durumu idare ediyorduk. "Sıfır sorun" diye gelen Davutoğlu'ndan sonra hepsiyle sorunumuz var. Davutoğlu'nun politikalarından kazançlı çıkan sadece İran oldu. Türkiye başarılı ve istikrarlı bir 10 yıla rağmen, durduk yerde bu sorunlarla boğuşmaya, yıpranmaya başladı. Dış politikadaki başarısızlık, iç politikadaki başarıların üzerine gölge gibi çöktü. Diyeceksiniz ki, "Fatih, bunları zaten yazmıştın. Şimdi niye yeniden yazıyorsun, ne oldu?" Bir şey olduğu yok. Sadece dün Başbakan'ın kabineyle ilgili olarak "Her an her şey olabilir" dediğini duydum da... Aklıma geldi.   Ya başkanlık ya takas CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül'ün TBMM'nin açılışında yaptığı konuşma bir "veda konuşması"ndan çok bir "merhaba" konuşması gibiydi. Satır aralarını okuduğum zaman, "Bu sıralardan ayrılarak Çankaya'ya çıktım, şimdi yine bu sıralara döneceğim" diyordu Gül. Belli ki, o da benimle aynı fikirde. Kaç zamandır yazıyorum, "Doğal ve doğru olan Gül'ün AK Parti'nin başına dönmesidir" diye. AK Parti içinde de geniş bir kesim bu fikirde. Sadece parti içinde değil, parti tabanını oluşturan ve Erbakan'dan bu yana aynı ideolojinin etrafında toplananlar açısından da doğru olan bu. Bunun hem parti hem Türkiye açısından en doğru olduğunu düşünenlerin sayısı hayli fazla. Ancak bunun istisnaları var. "Bu istisnalar kim?" diye soracak olursanız bunlara "Yakın çember" demek mümkün. Böyle bir görev değişimi, yani Başbakan Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkması, Cumhurbaşkanı Gül'ün de TBMM'ye dönmesi durumunda "mevcut pozisyonunu" koruyamayacağını düşünenler böyle bir "görev takası"na karşı çıkıyorlar. Bana göreyse, Anayasa değişmediği, başkanlık veya yarı başkanlık sistemlerinden birine geçilmediği takdirde bu takas kaçınılmaz.   CHP'nin ABD izlenimi ANKARA'da CHP'li bazı isimlerle de sohbet etme fırsatım oldu. Merak ettiğim, CHP'li bazı isimlerin ABD'ye yaptığı ziyaretin sonuçları ve bu ziyaretten edindikleri izlenimdi. Anladığım kadarıyla izlenimleri CHP açısından çok olumlu geçmemiş. Daha doğrusu beklentileri doğrultusunda geçmemiş. ABD'den aldıkları mesaj, "Ne yazık ki iktidar olmaya yakın durmuyorsunuz, bir alternatif gibi görünmüyorsunuz" şeklinde olmuş. ABD'nin Türkiye ile öngörüsü de CHP'de "negatif" bir izlenim yaratmış. Çünkü ABD, Türkiye'nin bir dönem daha AK Parti ile yola devam edeceğini ama AK Parti'nin 2014'ten sonra yeni bir liderlikle Türkiye'yi yöneteceğini öngörüyormuş. Bana bunu anlatan CHP'liye, "Siz ne düşünüyorsunuz?" dedim. "Şu an için öyle görünüyor olabilir ama siyasette çok şeyin değişeceği bir 2 yıl yaşayacağız. ABD'nin öngörüleri yanlış çıkabilir" dedi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Siyasetteki denge bozukluğunun giderilmesini siyaset dışından beklemediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026