İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Senin kedi canını yerim muhafazakâr

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 10, 2013

Senin kedi canını yerim muhafazakâr

BİRAZ garip bir ülke olduğumuz doğru. Yok yok. Öyle değil. Ülkenin suçu yok. "Biraz garip bir toplum olduğumuz doğru" desek daha doğru olacak. Garipliklerimizi sıralamaya kalksam, ne bu köşe yeter, ne bu sayfa, ne de bu gazete. O nedenle gündemdeki bir meseleyle ilgili garipliğimizi yazayım. Bu garip ülkede, herkesin birbirinden rahatsız olmak için bir bahanesi vardır. Bazı muhafazakârlar, başkalarının mini eteğinden, dekoltesinden rahatsız olurlar. Bazı modernler, başkalarının başörtüsünden, sakal biçiminden, şalvarından rahatsız olurlar. Bunlardan hangisi gücü elinde bulunduruyorsa diğerine zulmeder, diğerini rahatsız eder... Her ikisi de "Ben sana karışırım ama sen bana karışamazsın" düşüncesindedir. Hiçbirinin aklına, "Yahu senden bana ne, benden sana ne? İsteyen istediği gibi takılsın" demek gelmez. Allah tarafından bu garipliği yıllardır yaşadığımız için alışmış bulunmaktayız. Çok da garipsemiyoruz. Ama yine de garipliğin sonu yok ki! Bir muhafazakâr, bir eğlence televizyonunda sunucu "dekoltesi bol" bir kıyafet giydiği için rahatsız olur. Pek çok kişi de muhafazakâra hak verir, "Bu kadar da olmaz ki!" diye ve eğlence televizyonu "dekolteli sunucunun" işine son verir. Buna karşılık bir tarikat önderi olduğunu öne süren ve çevresine bir grup mürit de toplamayı başarmış "Hoca" diye bilinen "muhafazakâr" bir adamın televizyonunda "dini içerikli" sohbetler neredeyse yarı çıplak ultra seksi giyinmiş kızlarla yapılır. Her an soyunup stüdyoda sevişecekmiş gibi duran kızlarla yapılan "inşallah, maşallah"lı dini sohbet ise hiçbir "muhafazakârı" rahatsız etmez. Eğlence programında "dekolte", "Dünyada böyle bir şey olmaz" diye eleştirilir. "Hoca" denilen adamın dini içerikli sohbetinde dekolte, "Dünyada böyle bir şey zaten mümkün olmadığı için" eleştirilmez. O yüzden boşuna çenemizi de, elimizi de yormayalım. Salalım bayır aşağı gitsin. Aksi takdirde balatayı ya yakarız, ya sıyırırız!   Bari çocuklarımız özgür yaşasın BANA öyle geliyor ki, "kılık kıyafetten dolayı" görevine son verilen sunucu meselesi, vicdanlara dokundu. Hem de "dünya görüşü" ayırt etmeksizin. Önceki gün Teke Tek'te konuğum olan AK Parti Milletvekili ve Başbakanlık Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, "Herkes fikir beyan edebilir elbette ama bir siyasetçi beğenmedi diye bir sunucuyu kovmak olacak şey değil. Eğer yayın politikanıza uymuyorsa giyim tarzını değiştirirsiniz" diye özetlenebilecek bir şekilde rahatsızlığını dile getirdi. Bana ulaşan tepkiler de benzer. İşte onlardan biri: "Fatih Bey, Ben yazılarınızı hemen her gün takip eden ve başı da örtülü bir okurunuz olarak bugünkü yazınızda bir spikerin kıyafeti yüzünden işinden olması konusundaki eleştiriniz ve eleştiri tarzınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum. Ben kimsenin kıyafeti ya da yaşam tarzı yüzünden dile dolanmayacağı özgür bir Türkiye istiyorum. Ne ben başkasınınkine karışayım, ne de başkası benimkine karışsın. Bu konuda sizlerin düşüncelerine tamamen katılıyorum. Çalışmalarınızda başarılar. Sağlıklı ve hayırlı günler." Ben de Türkiye'de kimsenin kimseye karışmadığı, kimsenin kimseden rahatsız olmadığı, kimsenin kimseyi rahatsız etmeye çalışmadığı günlerin gelmesini özlemle bekliyorum. Kendimiz için değil. Bizden geçti. Çocuklarımız için.   Balyoz BAZI okurlar diyecektir ki, "Niye Balyoz kararlarını yorumlamadın"? Yorumlamadım, çünkü yorumumu çok önce yaptım. Sanıklar, "darbeye eksik teşebbüs"ten ceza aldılar. Müebbet hapse mahkûm edildiler. 20'şer yıl civarında yatacaklar. Tam teşebbüs etseler de aynı cezayı alacaklardı. Darbeyi gerçekleştirdikten sonra indirilip yargılansalar da aynı cezaya çarptırılacaklardı. Suçlamaların tamamının doğru olduğunu varsaysak bile bu mantık benim içime sinmiyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Üretimi düşürerek ekonomiyi soğutmanın doğru fikir olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026