İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İstanbul sermayesi var mı ki?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 2, 2013

İstanbul sermayesi var mı ki?

ASLINDA tanım oldukça "seksi": "İstanbul sermayesi." Türkiye'de bütün kötülüklerin anası olarak görülen gruba verilen isim bu. Hatta buna "İstanbul dükalığı" diyenler bile var. Bu sermayenin Anadolu sermayesine karşı olduğu ve Anadolu sermayesinin yükselmesine izin vermediği söyleniyor. Son bölümü doğrudur elbet ama konunun İstanbul'la alakası yoktur. Sermayeler birbirine rakiptir ve bir sermayedar, bir başka sermayedarın yükselmesini istemez. Bana göre sermayeler birlikte yükselirse daha iyidir, ama yine de her nedense istemezler. İster Anadolu'dan olsun ister Trakya'dan, eski sermaye, yeni yükselen sermayeyi her zaman engellemeye çalışmıştır. Bu durum da bize özgü değildir. Bunu söyledikten sonra asıl söylemek istediğime gelirsek, bugün "İstanbul sermayesi" veya "İstanbul dükalığı" diye adlandırılan grubun aslında İstanbul'la hiç alakası yoktur. Bunlar da aslında "Anadolu sermayesidir". Sadece yıllar önce Türkiye henüz gelişmemiş, pazar ve üretim olanakları yaygınlaşmamış, iletişim ve lojistik bugünkü kadar kolaylaşmamışken kimi üretim, kimi ise yönetim için İstanbul'u merkez seçmiştir. Ama aslında bunların tümü "Anadolu sermayesi"dir. Bugün Türkiye'nin en büyüğü, dünyanın da önemli büyüklüklerinden biri olan Koç Grubu, Anadolu'nun kalbinden, Ankara'dan çıkmıştır. İkinci sıradaki Sabancı Grubu, Adana kökenlidir ve aslında hâlâ Adanalıdır. Doğuş Grubu'nun kurucusu Ayhan Şahenk, Niğde'den çıkmıştır. Doğan Grubu, Gümüşhaneli, patronun daha da sevdiği şekliyle Kelkitlidir. Kocabıyıklar, Afyon'dan gelmiştir. Büyük müteahhitlerin hemen hemen tamamı Artvin kökenlidir. İstanbul'da İstanbullu bir sermaye grubu yoktur. Arşimidis, Burla gibi geçmişin pek çok büyük sermaye grubu, 1950'lerde yerlerini Anadolu'dan gelen bu sermaye gruplarına bırakmış, 1970'lerde ve Özal dönemlerinde Anadolu'dan gelen bu sermaye grupları, İstanbul'un eski sermayesini yok edip onların yerini almıştır. Bugün varsa varsa "eski Anadolu sermayesi" ile "yeni Anadolu sermayesi" arasında bir "rekabet" vardır. Ticaret de zaten rekabetten ibarettir.   İKSV o binayı satmamalı İSTANBUL Kültür ve Sanat Vakfı ya da bilinen kısaltmasıyla İKSV epey bir yıl önce İstanbul Tepebaşı'nda çok güzel bir yerde, eski, yıkık dökük bir bina aldı. Beyoğlu'nun yeniden moda olmadığı günlerdi, bina hayli haraptı, bu nedenle de fiyat oldukça ucuzdu. Kim aldıysa eline aklına sağlık. Daha sonra bu güzel bina restore edildi, renöve edildi, pırıl pırıl hale getirildi; Beyoğlu'nun, Tepebaşı'nın en şık, en güzel binalarından biri oldu. Binaya İKSV'ye büyük hizmetleri geçen eski başkanı Nejat Eczacıbaşı'nın adı verildi, altına bir küçük konser salonu yapıldı, üst katları İKSV'nin bürolarına ayrıldı, en tepesine de güzel bir lokanta açıldı. Gerçekten çok şık, çok güzel bir bina oldu. İstanbul'un en güzel binalarından biri, İKSV'ye yakışır bir merkez haline geldi. Şimdi duyuyorum ki, İKSV bu güzelim binayı satacakmış. Taşınalı henüz birkaç yıl olmasına karşın, bina elden çıkarılacak ve İKSV'nin merkezi başka bir yerlere taşınacakmış. Binanın satılma gerekçesi ise İKSV'nin bir miktar borcu olması. Satıştan elde edilecek gelirle bu borçlar kapatılacakmış. Artan kısmı ise İKSV'ye sermaye olacakmış. Doğrusunu isterseniz ben bu işten bir şey anlamadım. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'na ait bir şeyi satmak bu kadar kolay mıdır? Bu önemli ve ciddi vakfın yönetiminde ve mütevelli heyetinde başta Eczacıbaşı Ailesi olmak üzere Türkiye'nin en zengin ve sanata meraklı ailelerinin fertleri var. Binanın satışı için belirlenen fiyat 25 milyon dolar olduğuna ve bu parayla borçlar kapatılıp üzerine bir miktar para kalacağına göre demek ki, vakfın borcu bu kadar bile değil. Peki o zaman sorarım, bu vakfın yönetimindeki, mütevelli heyetindeki işadamları necidir! Bu vakfın başında ve yönetiminde olmalarının en temel nedeni "varlıklı olmaları" ve "sanata kaynak aktarma" güçleridir. Vakfın var olduğu söylenen borcu gerçekten vakfı sıkıntıya sokacak kadarsa, bu işadamları bu parayı kendi aralarında toparlayıp ödeyemezler mi? Ya da bu borcun ödenmesine kaynak olacak bir fon kuramazlar mı? Yok eğer bunu yapmayacaklarsa, böylesine önemli ve değerli bir vakfın yönetiminde hangi sıfatla oturmaktadırlar. İstanbul'a mal olmuş bir vakfın mal varlığını satmak, oradaki üç hanımefendinin veya beyefendinin iki dudağı arasına bırakılır mı? Türkiye'de zenginlerin kurduğu vakıflar, ille devletten bir şeyler isteyerek mi ayakta dururlar! Tüm bunlardan sonra son cümle olarak şunu söyleyeyim: Ben İKSV binasının satışını yakından izliyorum. En büyük temennim satılmamasıdır, ama eğer satılırsa vakıfla uzaktan yakından bağlantısı olan birileri bu satışın herhangi bir tarafında yer almamalıdır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kirlenmenin açmak veya kapamakla alakası olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026