İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türk tüketici 2. sınıf mı!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 15, 2013

Türk tüketici 2. sınıf mı!

GEÇEN hafta genel yayın yönetmenleriyle beraber Finlandiya, İsveç ve Polonya'ya gittik ya... Genel yayın yönetmeni arkadaşlarımızdan biri İstanbul'daki bahar havasına aldanıp, yanına palto falan almadan gelmiş. Haliyle Stockholm'de bir tarafı donmak üzereyken "Bir kaban alayım bari" deyince dünyaca ünlü ucuz giyim zincirlerinden birinin mağazasına attık kendimizi. Bilmiyordum, meğer bu marka zaten İsveç asıllıymış. Türkiye'de de bir iki mağazalarına girmiştim. Mahmutpaşa'nın bile daha kaliteli ürünlerle dolu olduğunu görünce de "Kadınlar bu mağazada ne buluyor acaba?" diye merak edip kendimi zor dışarı atmıştım. Çünkü marka tanıtımında ünlü yüzler ve yine ünlü modacılara yaptırılan tasarımlardan söz ediliyordu hep ama mağazaya girince tam bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Neyse, Stockholm'deki mağazaya girince şaşkınlığa uğradım. Çünkü gerçekten şahane bir mağazaydı. Türkiye'deki dükkânlarıyla alakası yoktu. Gayet kaliteli mallar, son derece düzgün bir sunum, tam anlamıyla "ucuza moda" diyebileceğimiz bir tarzı vardı. Gerçekten şaşırdım. Yayın yönetmeni arkadaşımız 59 Euro'ya gayet güzel bir kaban alırken, ben de şaşkınlığımı oradaki yönetici görünümlü İsveçliyle paylaşmak istedim. "Türkiye'de de mağazalarınız var ama buradakinden çok farklı. Buradaki ürünler Türkiye'de yok. Burada çok daha şık, güzel şeyler var. Her ülkeye farklı kalitede ürün mü yolluyorsunuz?" dedim. Görevlinin sözleri şaşkınlığımı daha da artırdı. "Farklı ürün üretildiğini zannetmiyorum. Ama Avrupa'daki mağazalarımızdaki ürünlerin biraz daha farklı olduğunu söyleyebilirim. Türkiye'yi bilmem ama yeni ve çok satan line'larımız genelde Avrupa'daki önemli mağazalarda alıcı bulduğu için Türkiye'ye gitmiyor olabilir. Belki de beğeniden kaynaklanan nedenlerle buralarda satılmayan bazı ürünler periferideki ülkelerdeki mağazalara yollanıyor. Elbette ki Paris'teki, Londra'daki, Roma'daki, Stockholm'deki mağazalarda bulduğunuz ürünleri Türkiye'de bulamayabilirsiniz" dedi. Bu sözlerden anladığım şuydu. Bu büyük mağaza zinciri için Türkiye 2. sınıf ülkeydi. İyi ve kaliteli mallar, modacı ürünleri Avrupa'daki mağazalarda satılıyordu. Türkiye'ye ise "elde kalmış ürünler" postalanıyordu. Açıkça söylenmese de durum buydu. Burada merak ettiğim şu: Acaba bu "2. sınıf muamele" ile ilgili olarak bakanlıkların yapabileceği bir şey var mı? Doğrusu ağırıma gitti.   Barzani ziyareti iyiye işaret BİR zamanlar "küstah" dediğimiz, adam yerine koymadığımız Barzani'nin Türkiye'ye gelmesi ve Başbakan'la görüşecek olması kimilerince eleştiriliyor. Eleştirilerin geldiği kesimlerin birlikteliği de çok ilginç. Bu ziyaret ve görüşmeden "rahatsızlık" beyan edenler, bir yanda BDP'liler, diğer yanda ise ulusalcılara yakın durmaya çalışanlar. "Küstah Barzani" nasıl şimdi "Dost Barzani" olurmuş. Bal gibi olur, şahane olur. Uluslararası ilişkiler dediğimiz de tam olarak budur. Uluslararası ilişkiler kan davası üzerine kurulmazlar. Gelişen ve değişen çıkarlar üzerine kurulurlar. Uluslararası ilişkilerde kalıcı düşmanlık veya kalıcı dostluk diye bir şey olmaz, olamaz. Hakiki dış politika budur, olması gereken de budur. AK Parti hükümeti, özellikle Davutoğlu döneminde dış politikanın bu esnekliğini ne yazık ki kaybetmişti. "Vay sen bunu yapmıştın" siyaseti güdülüyordu. Barzani'nin 10 yıl önceki konumu ile bugünkü konumu farklı. Türkiye'yle pek çok paralel noktası var. Suriye'deki PKK oldu bittilerine karşı Türkiye'yle benzer bir yaklaşım içinde olması bunların en önemlisi. Zaten baktığınız zaman bir dönem Türkiye'nin politikalarına karşı Barzani'yi savunan Türkiye'deki Kürt milliyetçilerinin bugün Barzani'nin ziyaretinden duydukları rahatsızlık da bunun göstergesi. Üstelik Türkiye'nin Barzani'yle yakınlaşması yeni de değil. Kuzey Irak Kürt yönetimiyle uzunca süredir "fazla iyi" bir ilişki içindeydik ve bu durum hem ABD'yi, hem de Irak merkezi hükümetini rahatsız ediyordu. Amerika'nın "telkin" ve "tehdit"leriyle Irak merkezi hükümetiyle olan kopukluğumuzu gidermeye başladık. Fakat aynı anda Kuzey Irak Kürt yönetimiyle de ilişkilerimizi bozmadan yürüteceğimizin işaretlerini alıyoruz. Barzani'nin ziyaretinden rahatsızlık duymak son derece anlamsız. Tam aksine, dış politikada "duygusallıktan" uzaklaştığımız ve rasyonaliteye döndüğümüzü göstermesi bakımından iyiye işaret.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026