İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Özel okullar ve KDV

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 27, 2013

Özel okullar ve KDV

HAZIR dershane meselesiyle birlikte özel okullara teşvik gündeme gelmişken, yıllardır yazdığım ama ne yazık ki bir arpa boyu yol kat edemediğim bir meseleyi bir daha tartışmak istiyorum. Türkiye'de özel okullara giden çocukların oranı çok tartışılmakla beraber aslında hayli düşük. Toplam içindeki payı yüzde 5'ler civarında olarak söyleniyor. Yine de önemli bir pay ve özel okullar bir anlamda devlet okullarının zaten çok ağır olan yükünü hafifletiyor. Yükü devletin üzerinden alarak ana-babanın üzerine veriyor. Şimdi dershanelerin kapatılıp özel okullara dönüştürülmesiyle ilgili tartışmada Milli Eğitim Bakanlığı özel okullara teşvik verilmesini öneriyor. Öğrenci başına 3 bin 500 TL'lik bir teşvikten söz ediliyor. Oysa benim yıllardır söylediğim ve önerdiğim bir şey var. Çocuğunu özel okula yollayan ana-babalar, devletin üzerinden bir yük alıyorlar. Devletin o öğrenci için harcamak zorunda olduğu parayı, kendi ceplerinden harcıyorlar. Oysa o ana-babaların ödediği vergilerin bir kısmı çocuklarının eğitim masraflarını da kapsıyor. Yani devlet, o çocukların olası harcamaları için ana-babadan parayı tahsil etmiş durumda. Çocuk özel okula gidince devlet bu parayı "haksız yere almış" oluyor. Elbette devletin bu parayı geri vermesini falan isteyecek hali yok velilerin. Buna karşılık çok haklı bir talep var. Özel okul ücretlerinden KDV'nin alınmamasını istiyor veliler. Çünkü özel okul ücretlerine bir de KDV eklenince, ana-babalar zaten devletten almadıkları ve feragat ettikleri bir hizmet için devlete bir kez daha vergi ödemek zorunda kalıyorlar. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le oturup bu konuyu çözse sadece belirli bir grubun değil, tüm velilerin gönlünü kazanmış olur.   Devlet-cemaat çatışmaları "MESELE dershane meselesi değil, AK Parti cemaate darbe vurmak istiyor" görüşü, genel geçer bir görüş halinde. Niyet okuma uzmanı olmadığım ve yaş ilerledikçe bundan mümkün olduğunca kaçınmaya çalıştığım için net bir şey söylemem mümkün değil, ama bu görüşü ben de bir miktar paylaşabilirim. Ancak Başbakan'ın cemaate topyekûn bir savaş açtığı kanaatinde de değilim. Benim gördüğüm, hükümet, cemaat başta olmak üzere çeşitli çevrelere, "Devlet işlerine karışmayın, müdahil olmayın. Bu benim işim" mesajı vermek istiyor. AK Parti çevrelerinde konuşulan da bu yönde. "Biz tüm cemaatlerin inanç özgürlüğünün önünü açtık. Hayal edemeyecekleri şeyler yaptık. Hiçbir cemaatin bizimle ters düşecek durumu yok. Ama cemaatler dini konularla ilgilensinler. Devlet işlerine müdahil olmasınlar" diyorlar. Bu duruma örnek olarak da başka bir dini cemaatin, o bakanlık içindeki kadrolaşmasından ötürü bir bakanın bile görevden alındığını söylüyorlar. Söylemek istedikleri şu: "Hiçbir cemaate ayrıcalıklı bir pozisyon yaratmayız." Yine aynı çevrelerin söylediği başka bir şey de dikkat çekici: "Hükümetin Hizmet'e karşı bir tavrı olsaydı, Hizmet'e dershanelerin kapatılmasından daha büyük zararlar verecek adımlar atılırdı." O adımların neler olabileceği konusunda bir fikrim yok. Ama şunu biliyorum. Osmanlı döneminden beri devlet ile cemaat veya tarikatlar arasında her zaman bir çekişme olmuştur. Ne zaman ki, cemaat veya tarikatlar devleti temsil eden otoritenin alanına girmişlerse veya devlet otoritesini kullanan kişi veya kurumlar böyle bir algıya kapılmışlarsa, devlet ile cemaatler çatışmıştır. Bu çatışmalardan en büyüğü Fatih Sultan Mehmed döneminde yaşanmıştır ve merak edenler tarihe bakarak bu çatışmanın sonuçlarını görebilirler. Bu çatışmalardan galip çıkan ise her zaman devlet tarafı olmuştur. Tabii bu galibiyet cemaat veya tarikatları asla ortadan kaldırmamış, tarih sahnesinden silmemiş, hatta cemaatler hayatiyetlerini o çatışmadan sonra da devam ettirmişlerdir. Ama devlet karşısında asla galip gelememişlerdir.   Müdürden savunma ve yalanlama ST. Michel Lisesi'nin "tacizle suçlanan" müdürü Jacques Augereau bir mektup yollamış. Anlamını bozmadan kısaltarak aktarıyorum: "Bugünkü (dünkü) köşenizde 'Taciz mühim değil' başlıklı yazınızla ilgili olarak, tek taraflı ve yanlış bir bilgilendirmenin kurbanları olduğumuzu sanıyorum. Öncelikle 'Taciz mühim olmaz mı?', hele ki bir eğitim kurumunda? Hele ki bir müdürün yanında çalışan sekreterine karşı? Böyle bir şey dünyanın en büyük alçaklığı olurdu; eğer gerçek olsaydı. Ama bunlar gerçek değil. İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamamda hakkımda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Avukatlarım mahkemenin kararının bir mahkûmiyet kararı olmadığını, adli sicile işlenmediğini, bir nevi af niteliğinde olduğunu belirtseler de ben işlemediğim bir suç için affedilmek istemiyorum ve böyle bir kararı kabul etmiyorum. Hakkımda beraat kararı verilmesini istiyorum ve bunun için sonuna kadar mücadele edeceğim. Avukatlarım bu karara karşı Yargıtay'a gidilemeyeceğini ancak Adalet Bakanlığı'na başvurulacağını söylediler. Şu an bu başvurunun neticesini bekliyorum. Buna göre 'sabıkalı' olduğum bilgisi doğru bir bilgi değildir. Mektubuna yer verdiğiniz kişinin hakkımda bakanlık raporu olduğu iddiasını aynen bir gerçekmiş gibi kabul ediyor ve okurlarınıza duyuruyorsunuz. Bu kişinin iddiaları üzerine bakanlık müfettişleri gerçekten de okulda çok ciddi bir soruşturma yürütmüşlerdir. Ancak bunun sonucunda hakkımda 'Görevden alınmalı' şeklinde bir rapor düzenlenmesi kesinlikle söz konusu değildir. Aksi halde görevde kalmam elbette ki mümkün olmazdı. ...Ama aynı raporda, Ü.S.'nin yalan beyanda bulunduğu, yaptığı bir eylemi yapmadığını söylediği ve buna rağmen ceza aldığı kolayca görülecektir. Mektubuna yer verdiğiniz kişiye taciz ya da benzeri hukuka aykırı en ufak bir hareketimin olması kesinlikle söz konusu değildir. Kendisi okuldaki son anına dek, işine son verilmemesi için, müdür yardımcılarının, öğretmenlerin ve çalışanların önünde akıl almaz bir çaba göstermiştir. Yine işten atılana dek hiçbir taciz iddiası yoktur. Sözünü ettiği işe iade davasında da 'taciz' konusuna ilişkin en ufak bir iddiası yoktur. Karar sadece 'hiçbir uyarıda bulunulmadan' işten çıkarılması nedeniyle verilmiştir. Taciz iddiasıyla ilgili olarak ilk kez, işten çıkarılmasından tam 10 ay sonra başvuruda bulunmuştur. Bu süreçte, benim tacizci olmadığım, ama kendisinin yalan söylediğini kanıtlayacak yeni deliller (bilgisayar kayıtları) ve yeni tanıklar ortaya çıkmış ve tazminat davasını sürdüren mahkemeye sunulmuştur. Bu somut bilgileri göz önüne alarak, mağduriyetimizin tarafınızca giderilmesini diliyorum."

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Düşünce ve paraşütün birbirine benzediğini, açık olmadıkça ikisinin de bir işe yaramadıklarını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026