İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Koalisyonun sonu

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 28, 2013

Koalisyonun sonu

AK Parti ile Cemaat’in yollarını kavgalı bir biçimde ayırmaya başlaması, Türk siyasetinin farklı kutuplarında farklı tavırların gelişmesine neden oldu. AK Parti’ye yakın kesimler “Aman canım ne lüzum var kavgaya? Siz kardeşsiniz. Durduk yerde rakipleri sevindirmeyin” derken, AK Parti karşıtı cenahlarda “Biz Cemaat’e karşı değiliz. Onları severiz. Cemaat AK Parti’yi terk ederse AK Parti zora girecek” havası hâkim. Oysa Türkiye’nin yakın tarihindeki Cemaat-siyaset ilişkisini bilenler açısından bu ayrılığın ya da bu tersleşmenin şaşırılacak bir tarafı yok. Çünkü Fethullah Gülen Cemaati, kuruluşundan bu yana 2002 yılına kadar bir gün bile “İslamcı siyasetle” kol kola hareket etmedi. Gülen Cemaati, en kritik süreçlerde bile Necmettin Erbakan’ın “Milli Görüş”üyle yakın olmadı, fikir birliği içinde olmadı, ortak hareket etmedi. Gülen Cemaati, her zaman sağ siyasetin güçlü kanadı kimse ondan yana oldu, ama diğerlerini de asla ihmal etmedi. 12 Eylül sonrası Cemaat, ANAP’tan yanaydı. Sonra DYP’ye meyletti, ama ANAP’ı tam olarak terk etmedi. Bir dönem Ecevit’in DSP’sini de destekledi, ama Ecevit de Cemaat’e hiç ters düşmedi. Zaten rahmetli, bütün cemaatleri bir tür “İslami sivil toplum örgütü” olarak görürdü. Gülen Cemaati’nin asla yakınlaşmadığı tek “sağ siyasi akım”, Erbakan’ın liderliğinde temsil edilenler oldu. Gülenciler hiçbir vakit ne Milli Selamet, ne Refah, ne Fazilet, ne de Saadet Partisi çatısı altında yer aldılar. Tam aksine, genelde hasmane bir tutum içindeydiler. Ta ki, 2002’ye kadar. Erdoğan, Gül, Arınç ve Şener’le başlayan “yenilikçiler hareketi“nin Erbakan’dan kopmasından sonra Gülen Cemaati ilk kez “Milli Görüş geleneğinden gelen” bir partiyle yakınlaştı. Bu yakınlaşmada büyük ihtimalle “Milli Görüş gömleğini çıkardık” söyleminin de payı vardı. Görünen o ki, bu yakınlaşma bitti. Ama zaten asla “bütünleşmemişlerdi”. Bir koalisyon vardı. Anlaşılan o ki, Başbakan Erdoğan koalisyonun küçük ortağından artık sıkıldı. Bütün koalisyonlar niye bittiyse, bu koalisyon da ondan bitti.   12 kişi MERAKLIYIM ya, dün AK Partili bir dostumu aradım. “Yaa bunca gürültü kopuyor. Bir şeyi merak ediyorum. AK Parti Grubu’nda, Gülen’e yakın ya da Cemaat’ten diyebileceğimiz kaç milletvekili var?” diye sordum. Kahkahayı patlattı. “AK Parti Grubu’ndaki herkes AK Partilidir” dedi. Bu sefer de ben kahkahayı patlattım. “Elbette hepsi AK Partilidir, ama bazıları da AK Partili ve Cemaatçidir” dedim. Uzun uğraşlar sonunda ağzından baklayı çıkarttım. “Vallahi bildiğimiz kadarıyla 12 milletvekili Gülen Cemaati’ne yakındır” dedi. “Peki bunlar partiden istifa ederler mi?” diye sordum. “Niye etsinler canım?” diye kestirip attı. Ve sonra şunu ekledi: “Bu arkadaşlar içinde Cemaat’e ve Fethullah Gülen Hocaefendi’ye en yakın olduklarını bildiğimiz kişiler, tüm bu tartışmalar esnasında tek bir olumsuz kelime etmediler. Hatta hiçbir şey söylemediler” dedi. “Peki bu bir şeye işaret mi ediyor yani?” diye sordum. “Ben bilmem. Sen anla” dedi.   Bizi ilgilendirmez FENERBAHÇELİ futbolcu Caner Erkin’in eşi Asena Erkin’le ilgili birtakım ima ve isnatlarla dolu haberler yapıldı. Asena Erkin’in ağustos ayında Akmerkez’de bir popçuyla birlikte bir odaya girdiği ve bu odada yarım saat kaldıkları, çıkarken de fotoğraflandıkları bir haber yer aldı bir gazetede. “Fotoğraf niye olaydan aylar sonra yayınlandı?” sorusu zaten başlı başına bir soru olmakla beraber, haber yine de haber. Ancak bundan sonrası işin tadını kaçırmak olacak. Tamam haber verildi, Caner Erkin dahil herkes duydu. Bundan sonrasına karışmak medyanın veya yorumcuların işi değil. Bundan sonrası aile içi meseledir. Kendi aralarında konuşurlar, konuşmazlar, ortak veya ayrı ayrı bir karar verirler veya vermezler... Bu kimseyi ilgilendirmez. Sadece Caner Erkin’i ve eşini ilgilendirir. Eşlerin ilişkilerinin standartlarını belirlemek ne medyanın, ne de 3. şahısların işidir. Canları nasıl isterse öyle davranırlar. Size ne, bize ne!   Protesto DÜNÜN en hoşuma giden olayı, ABD Başkanı Barack Obama’dan geldi. Konuşma yaptığı sırada kalabalıktan bir kişi yüksek sesle Obama’yı protesto etmeye başladı. Protestocu derdini anlatırken Obama konuşmasını kesti, durdu, protestocuyu dinledi. Adam söyleyeceklerini bitirdikten sonra Obama konuşmasına kaldığı yerden devam etti. Ne Obama’yı korumakla görevli gizli servis görevlileri protestocunun üzerine atladılar... Ne de Cumhuriyetçi Parti’den milletvekili veya senatörler protestocuyu koruma altına alıp alnından öptüler. ABD “ileri demokrasi” değil belki ama yeterince “demokrasi”ye sahip olduğunu böyle gösteriyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Başkasının güç kaybetmesine değil, kendi gücümüze güvendiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026