İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Cumhurbaşkanını mı, bakanı mı?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 12, 2014

Cumhurbaşkanını mı, bakanı mı?

AVRUPALI meslektaşlarımızı kıskanmıyorum dersem yalan olur. Haber sıkıntısı falan çektikleri yalan. Oralarda da bol bol haber, bol bol tartışma var. Ama tartıştıkları konular farklı. Mesela birkaç hafta önce ingiltere'de savcılar ayaklandı. Hükümet "tasarruf tedbirleri" kapsamında yargıya yapılan 2.1 milyar sterlinlik yardımın 220 milyon sterlinini kesmeye kalkışmış. Bunun sonucunda savcıların maaşlarındaki bir ek ödeme azalacakmış. Bunun üzerine savcılar eylem yapmışlar. İngiliz gazeteleri de eyleme katılan savcılardan birinin fotoğrafını basmış "Maaşım azalacak diyen kadın savcı, 1100 sterlinlik çantayla protesto eylemi yaptı" diye manşet atmış. Ortalık karışmış. Savcı hemen açıklama yapmak zorunda kalmış. "Çanta annemin hediyesi" diye. Fransa ise çok daha eğlenceli bugünlerde. Orada da cumhurbaşkanı "çapkınlık yaparken" enselendi. Enseleyip medyaya servis eden bir paralel yapı falan yok oralarda. Gazeteciler kendileri takip etmişler Cumhurbaşkanı Hollande'ı. Bir scooter'a korumasıyla birlikte binip sevgilisinin evine gidiyor Hollande. Şimdi Fransa bunu tartışıyor. Diyeceksiniz ki: "Bunun nesini kıskanıyorsun?" Vallahi ben bir bakana hediye edilen 380 bin dolarlık saatleri, piyanoları, bir başka bakanın oğlunun evindeki kasaları, paraları, bir diğerindeki ayakkabı kutularını tartışmaktansa cumhurbaşkanının aşk kaçamağını tartışmayı tercih ederim. En azından daha eğlenceli. Ve hiç değilse Fransa Cumhurbaşkanı'nın eylemi vatandaşla ilgili değil...   Paralel yapı, dik yapı olunca sorun İNGİLTERE'deki savcılardan bahsetmişken, Türkiye'deki "savcıdan" bahsetmemek olur mu? Cuma günü, İstanbul Adliyesi'nden bir yargı mensubu aradı. Geçmiş davalardan tanışıklığımız vardır. Yeni adliye binasına taşındıklarından beri görmemiştim. "Yazılarınızı ibretle okuyorum, soğukkanlı duruşunuzu takdir ediyorum" dedikten sonra mevzuya girdi. "Zekeriya Öz, şimdi herkesin hedefi. 'Haksızlar' demeyeceğim ama şunu söyleyeceğim. Bilmiyorlar mıydı? Bu arkadaşımızdaki değişimi biz çok yakından gözlemledik. Havasından yanına yaklaşılmıyordu. Ama ona bu havayı atması için fırsat verenler, bugün kendisini en ağır dille eleştirenlerdir. Bugün ona demediğini bırakmayan gazeteciler, odasından çıkmazlardı. Şimdi yurtdışı seyahatleri konuşuluyor. Bilmiyorlar mıydı? Hepsini internet sitesine, Twitter'a koyuyordu. Herkes görüyordu da, HSYK mı görmüyordu! Burada bazı hâkim veya savcı arkadaşlarımız hayatında bir kez yurtdışına çıkmamıştır. Çıkanlar da taksitle tura katılmışlar, bir yıl onun taksitlerini ödemişlerdir. Bırakın yurtdışı gezilerini, yurtiçi gezilerine bakın Zekeriya Öz'ün. Hangi kamu kurumları kendisini ağırlamış. Yaz aylarında hangi misafirhanelerde haftalarca kalmış. Kimler baş tacı etmişler. Hangi belediye başkanlarıyla, ki bunların arasında bugün hakkında soruşturma açtığı da var, kaç kez yemek yemiş, kaç kez buluşmuş, kaç kez birlikte olmuş. Bilinmiyor muydu bunlar! Burada yargı mensubu arkadaşlar çocuklarını devlet okulunda güçlükle okuturken Zekeriya arkadaşımızın çocukları hangi okullarda okuyor bilmiyorlar mı?" Bu sözler üzerine soruyorum: "Peki HSYK bunları bilmiyor muydu?" Yanıt beklendiği gibi: "Bilmez olur mu? Hakkında onca şikâyet vardı. Bilmeseler bile basit bir araştırmayla bunu öğrenebilirlerdi. O gün makbul savcı idi. Bugün maktul savcı oldu. Paralel yapılanma dedikleri şey de bilinmeyen bir şey değildi. Ama şimdi sorun oldu." Benim bu işten anladığım şudur: Sorun devletin içinde paralel yapı olmasında değil... O paralel yapının artık paralel değil, dikine hareket etmesinde.   Baudelaire'den ilham alan Türk şair MURAT Bardakçı, cuma günkü yazısında Türk edebiyatında, Batı, özellikle de Fransız edebiyatından bolca esinlenme, hatta "çalma" olduğunu yazıp bu işe Cemal Süreya gibi "sevilen" ve hatta "idol" bir şairi de katınca epey bir tepki topladı. Cemal Süreya sevenler Bardakçı'yı bayağı bir taciz ediyorlar. Bilmedikleri ise şu: Bilgi ancak bilgiyle alt edilir, sövüp saymakla değil. Murat Bardakçı, bu yazısında Baudelaire'in Le Vampire adlı şiirinden "Comme aux vermines la charogne / - Maudite, maudite sois-tu!" diyen iki satır almış ve "Baudelaire'den ilham alan Türk şair kimdir?" diye sorarak bitirmiş yazısını. Baudelaire'in Le Vampire'inin özellikle giriş bölümü çok etkileyicidir. Buraya Fransızca'sını yazsam "Çevirsene" dersiniz, çevirmeye kalkışsam haddim değil. Ama muazzam bir şiirdir. Ve Fransız edebiyatının ve şiirinin bu büyük isminin Türkiye'de etkilediği isim de Türk şiirinin büyük bir ismidir. Baudelaire'in Le Vampire adlı şiirinden "etkilenerek", unutulmaz bir şiire imza atan ise Necip Fazıl Kısakürek'ten başkası değildir. Necip Fazıl'ın herhalde en bilinen şiiri olan "Beklenen", ilhamını Baudelaire'in Le Vampire'inden almıştır.   "BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni Gelme, artık neye yarar?" Not: Merak edenler Erdoğan Alkan'ın Şiir Sanatı adlı kitabında esinlenmeleri daha yakından görebilirler.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Milletin devlet için değil, devletin millet için olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran
Köşe Yazıları
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran

Fatih Altaylı

Mart 3, 2026

Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi
Köşe Yazıları
Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi

Fatih Altaylı

Mart 2, 2026

İran Türkiye’yi de vurur mu?
Köşe Yazıları
İran Türkiye’yi de vurur mu?

Fatih Altaylı

Mart 1, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026