İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Cumhurbaşkanını mı, bakanı mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 12, 2014

Cumhurbaşkanını mı, bakanı mı?

AVRUPALI meslektaşlarımızı kıskanmıyorum dersem yalan olur. Haber sıkıntısı falan çektikleri yalan. Oralarda da bol bol haber, bol bol tartışma var. Ama tartıştıkları konular farklı. Mesela birkaç hafta önce ingiltere'de savcılar ayaklandı. Hükümet "tasarruf tedbirleri" kapsamında yargıya yapılan 2.1 milyar sterlinlik yardımın 220 milyon sterlinini kesmeye kalkışmış. Bunun sonucunda savcıların maaşlarındaki bir ek ödeme azalacakmış. Bunun üzerine savcılar eylem yapmışlar. İngiliz gazeteleri de eyleme katılan savcılardan birinin fotoğrafını basmış "Maaşım azalacak diyen kadın savcı, 1100 sterlinlik çantayla protesto eylemi yaptı" diye manşet atmış. Ortalık karışmış. Savcı hemen açıklama yapmak zorunda kalmış. "Çanta annemin hediyesi" diye. Fransa ise çok daha eğlenceli bugünlerde. Orada da cumhurbaşkanı "çapkınlık yaparken" enselendi. Enseleyip medyaya servis eden bir paralel yapı falan yok oralarda. Gazeteciler kendileri takip etmişler Cumhurbaşkanı Hollande'ı. Bir scooter'a korumasıyla birlikte binip sevgilisinin evine gidiyor Hollande. Şimdi Fransa bunu tartışıyor. Diyeceksiniz ki: "Bunun nesini kıskanıyorsun?" Vallahi ben bir bakana hediye edilen 380 bin dolarlık saatleri, piyanoları, bir başka bakanın oğlunun evindeki kasaları, paraları, bir diğerindeki ayakkabı kutularını tartışmaktansa cumhurbaşkanının aşk kaçamağını tartışmayı tercih ederim. En azından daha eğlenceli. Ve hiç değilse Fransa Cumhurbaşkanı'nın eylemi vatandaşla ilgili değil...   Paralel yapı, dik yapı olunca sorun İNGİLTERE'deki savcılardan bahsetmişken, Türkiye'deki "savcıdan" bahsetmemek olur mu? Cuma günü, İstanbul Adliyesi'nden bir yargı mensubu aradı. Geçmiş davalardan tanışıklığımız vardır. Yeni adliye binasına taşındıklarından beri görmemiştim. "Yazılarınızı ibretle okuyorum, soğukkanlı duruşunuzu takdir ediyorum" dedikten sonra mevzuya girdi. "Zekeriya Öz, şimdi herkesin hedefi. 'Haksızlar' demeyeceğim ama şunu söyleyeceğim. Bilmiyorlar mıydı? Bu arkadaşımızdaki değişimi biz çok yakından gözlemledik. Havasından yanına yaklaşılmıyordu. Ama ona bu havayı atması için fırsat verenler, bugün kendisini en ağır dille eleştirenlerdir. Bugün ona demediğini bırakmayan gazeteciler, odasından çıkmazlardı. Şimdi yurtdışı seyahatleri konuşuluyor. Bilmiyorlar mıydı? Hepsini internet sitesine, Twitter'a koyuyordu. Herkes görüyordu da, HSYK mı görmüyordu! Burada bazı hâkim veya savcı arkadaşlarımız hayatında bir kez yurtdışına çıkmamıştır. Çıkanlar da taksitle tura katılmışlar, bir yıl onun taksitlerini ödemişlerdir. Bırakın yurtdışı gezilerini, yurtiçi gezilerine bakın Zekeriya Öz'ün. Hangi kamu kurumları kendisini ağırlamış. Yaz aylarında hangi misafirhanelerde haftalarca kalmış. Kimler baş tacı etmişler. Hangi belediye başkanlarıyla, ki bunların arasında bugün hakkında soruşturma açtığı da var, kaç kez yemek yemiş, kaç kez buluşmuş, kaç kez birlikte olmuş. Bilinmiyor muydu bunlar! Burada yargı mensubu arkadaşlar çocuklarını devlet okulunda güçlükle okuturken Zekeriya arkadaşımızın çocukları hangi okullarda okuyor bilmiyorlar mı?" Bu sözler üzerine soruyorum: "Peki HSYK bunları bilmiyor muydu?" Yanıt beklendiği gibi: "Bilmez olur mu? Hakkında onca şikâyet vardı. Bilmeseler bile basit bir araştırmayla bunu öğrenebilirlerdi. O gün makbul savcı idi. Bugün maktul savcı oldu. Paralel yapılanma dedikleri şey de bilinmeyen bir şey değildi. Ama şimdi sorun oldu." Benim bu işten anladığım şudur: Sorun devletin içinde paralel yapı olmasında değil... O paralel yapının artık paralel değil, dikine hareket etmesinde.   Baudelaire'den ilham alan Türk şair MURAT Bardakçı, cuma günkü yazısında Türk edebiyatında, Batı, özellikle de Fransız edebiyatından bolca esinlenme, hatta "çalma" olduğunu yazıp bu işe Cemal Süreya gibi "sevilen" ve hatta "idol" bir şairi de katınca epey bir tepki topladı. Cemal Süreya sevenler Bardakçı'yı bayağı bir taciz ediyorlar. Bilmedikleri ise şu: Bilgi ancak bilgiyle alt edilir, sövüp saymakla değil. Murat Bardakçı, bu yazısında Baudelaire'in Le Vampire adlı şiirinden "Comme aux vermines la charogne / - Maudite, maudite sois-tu!" diyen iki satır almış ve "Baudelaire'den ilham alan Türk şair kimdir?" diye sorarak bitirmiş yazısını. Baudelaire'in Le Vampire'inin özellikle giriş bölümü çok etkileyicidir. Buraya Fransızca'sını yazsam "Çevirsene" dersiniz, çevirmeye kalkışsam haddim değil. Ama muazzam bir şiirdir. Ve Fransız edebiyatının ve şiirinin bu büyük isminin Türkiye'de etkilediği isim de Türk şiirinin büyük bir ismidir. Baudelaire'in Le Vampire adlı şiirinden "etkilenerek", unutulmaz bir şiire imza atan ise Necip Fazıl Kısakürek'ten başkası değildir. Necip Fazıl'ın herhalde en bilinen şiiri olan "Beklenen", ilhamını Baudelaire'in Le Vampire'inden almıştır.   "BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni Gelme, artık neye yarar?" Not: Merak edenler Erdoğan Alkan'ın Şiir Sanatı adlı kitabında esinlenmeleri daha yakından görebilirler.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Milletin devlet için değil, devletin millet için olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026