İstanbul 13°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bak şu konjonktürün yaptığına

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 15, 2014

Bak şu konjonktürün yaptığına

"15 yıl evvel şöyle demiştin" türü bir fikir yürütmeden yola çıkarak, "Bunlardan hesap sorulsun" anlayışı Türkiye'de son yıllarda hayli yaygın. Zaman zaman siyaset de buna ayak uydurmuyor değil. Ama son günlerde görüyoruz ki, "Sen bunu söylemiş, bunu yazmış, bu başlığı atmıştın" cümleleri, şimdilerde en fazla o cümleleri kurmaya bayılanlara sıkıntı yaratacak gibi duruyor. Mesela, size aşağıda bundan 2 yıl kadar önce yazılmış bir yazının bir bölümünü aktaracağım. Önce bu yazıyı, daha doğrusu bu çağrıyı ya da daveti bir okuyun: "Dünya, Türk Müslümanlığı ile tanıştı. Türkiye sadece ekonomik olarak büyümedi ve/veya siyasi olarak genleşmedi... Bugün 'Yeni bir süper güç mü doğuyor' gibi yorumların arkasında tek bir gerçek var: Dünya 'Türk Müslümanlığı' ile tanıştı, Suudi Arabistan-İran çizgisinden Türkiye merkezine kayan bu yeni resmi sevdi ve bu gücün İslam dünyasında öne çıkmasını ve korktuğu dinamikleri de dengelemesini tercih etti... Bu geri dönüş, kavuşmanın çok daha ötesinde. Sevgili dostlar, bu resmi yakalamamızı sağlayan en önemli isimlerden biri olan Gülen'e ve hareketine 'din odaklı bir cemaat' algısıyla bakanlar, anlatmak istediğimi anlayamayıp gerçekleri yine ıskalayacaklar. Anlatmak istediğim bir 'geri dönüş', bir 'kavuşma'dan çok ötesi. Gülen'in attığı adımları ve özellikle 'Cihan Devleti Türkiye' modeline yarattığı katma değeri doğru analiz etmek ve siyasi bir yargılama içinde üstünden atlamamak gerekli. Türkçe konuşan çocuklar size hoşgeldiniz dediği zaman. Dünya üzerinde uçakların bile gitmediği bir yere birkaç aktarmayla varıp da orada Türkçe konuşan çocuklar size 'Hoşgeldiniz' dediği zaman, içerideki kısır tartışmaların ne kadar boş ve anlamsız, önyargılı olduğunu anlayabilirsiniz. Sonuç: Yaptığının genişliğini ve küreselliğini her geçen gün daha iyi görebileceğimiz Gülen, Türkiye'ye dönüp bu leke alnımızdan silinmeden, '28 Şubat ayıbı' tam olarak asla bitmeyecek. Türkiye'ye davet etmek ve Türkiye adına yarattığı küresel gücü-küresel sentezi Türk Devleti adına takdir etmek Türk Devleti'nin görevidir ve bu ayıbın kapanması adına." Sice bu yazıyı kim yazmış olabilir? Ekrem Dumanlı mı? Değil! Mümtaz'er Türköne? Alakası bile yok! Hüseyin Gülerce mi? Hiç değil! Bu yazıyı 2011 yılının Kasım ayında kaleme almış olan kişi, bugün Başbakan'ın başdanışmanlığını yapan Yiğit Bulut. Bugün bu yazıyı yazar mı? Hiç zannetmiyorum! Bugün aynı fikirleri savunuyor mu? İmkânsız! O günlerde bu yazıyı yazmış olduğu için Yiğit Bulut'a kızabilir miyiz? "Sen paralel devleti mi destekliyordun" diyebilir miyiz? "Haşhaşilerin başını Türkiye'ye çağırmak mı istiyordun" eleştirisi yapabilir miyiz? Asla... Hatırlayın, ne yazmıştım bu köşede daha önce. "Konjonktür diye bir şey vardır" dememiş miydim?   Komplo var ama iki ayağı var ORTADA hükümeti iş yapamaz, bürokrasisine söz geçiremez, uluslararası ilişkilerini saygın bir biçimde yürütemez hale getirmeye yönelik bir girişim olduğu konusunda Başbakan'la aynı fikirdeyim. Nereden bakarsanız bakın bu çok net biçimde görülüyor. Ancak bu girişim ortada bir "yolsuzluk" iddiası olduğu ve bu iddianın çok güçlü delillere dayandığı gerçeğini de değiştirmiyor. Böyle bir komplo girişiminin bir ayağı bu girişimi yapanlar ise komployu düzenleyenlerin elini güçlendiren diğer ayağı ise iktidar içinde veya çevresinde yolsuzluğa bulaşmış olanlardır. Evinde ayakkabı kutularında milyonlarca dolar saklayanlar, kolunda 700 bin TL'lik saatle dolaşanlar, evinde dizi dizi kasalar bulunduranlardır. 29 yaşında milyarlarca dolarla oynayan kişilerle ahbap çavuş ilişkisi içinde olanlardır. Komployu "yapılabilir" ya da "uygulanabilir" hale getirenler, iktidar halkası içindeki bu kişilerdir. Komployu ortadan kaldırmanın bir yolu düzenleyenlerin organizasyonunu ortadan kaldırmaksa, diğer ve daha önemli tarafı ise hükümeti "komploya açık" hale getirenlerle de mücadele etmektir. "Kim olursa olsun gözünün yaşına bakmayız" cümlesi boş laf olarak kalmayacak şekilde mücadele etmektir. Yani bu kişilerle ilgili fezlekeleri bir an önce TBMM'ye getirmek ve dokunulmazlıklarını kaldırıp Yüce Divan'da "adil bir biçimde" hesap vermelerini sağlamaktır. Yok eğer "Yüce Divan da paralel yapının kontrolünde, ona da güvenmiyoruz" derseniz, o zaman da size "Bu devleti nasıl yönettiniz bunca yıldır" diye sorarlar. Haklı olarak!   Bu internet yasasıyla Kuzey Kore gibi oluruz İNTERNETE yine yeni bir düzenleme geliyor. Elbette ki, daha özgürlükçü değil daha yasaklayıcı, daha doğrusu "daha kolay yasaklayıcı" bir düzenleme. Bir bürokratın emriyle, yargı kararına gerek kalmadan her türlü site veya yazışma ortamı yasaklanabilecek. Gerçi sağolsun yargımızın da bundan pek farkı yoktu. Hâkimlerimiz önlerine ne gelirse yasaklıyorlardı ama yine de en azından "lafta da olsa" bir yargı kararından söz edilebiliyordu. Şimdi artık o da olmayacak. İki dudak arasındaki bir kararla internete sansür uygulanacak. Şu anda zaten yeterince yasağımız var. Binlerce, on binlerce siteye girmek mümkün değil. "Ailenin korunması" adı altında hafif erotik siteler zaten anında yasaklanıyor. Milletin uçkur bekçiliği zaten yapılıyor. Şimdi buna bir de siyasi bekçilik eklenecek. Bu yasa geçerse dünyadaki yerimiz İran, Kuzey Kore düzeyine inecek. Emin olun Rusya bile daha az yasakçı kalacak.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Özgürleştirilmiş akıllardan değil, köleleştirilmiş beyinlerden korkmak gerektiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026