İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Zorunlu sosyal ihtiyaç

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 2, 2014

Zorunlu sosyal ihtiyaç

TÜRKİYE 17 Aralık gününden bu yana "eski davaları" da konuşmaya başladı. Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy, Askeri Casusluk ve KCK davalarını. Bunların bazılarında sorun zaten adaletin olağan işleyişi içinde çözüldü. Tahliyeler yapıldı. Tutuklu sanık kalmadı. Bazılarında ise önemli sıkıntılar var. Balyoz davası "bir şekilde" sonuçlandı, Ergenekon ise Yargıtay aşamasında. Fakat 17 Aralık'tan bu yana bu davaların "hukuksuz", "asılsız", "sahte delil üretmek suretiyle açılmış", "kumpas" olduğu iddiaları ortalıkta dolaşıyor. Yıllardır davalılar ve muhalefet tarafından dile getirilen bu "iddialar" şimdi artık "iktidar" tarafından, hatta o davaların "savcısı olduğunu söyleyen" siyasetçiler tarafından da söylenmeye başladı. Başta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olmak üzere yüzlerce subay, astsubay, gazeteci, bilim adamı, aydın, entelektüel, siyasetçi yıllardır tutuklu ve bunca kişinin yıllardır güneş yüzü görmemesine neden olan davaların "temelinin çürük" olduğu artık bir "toplumsal" ve hatta "siyasal kabul" haline geldi. Demokrasisi ve yargısı sorunlu ülkelerde çok görülen bu tür durumların çözümüyle ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin getirdiği çok yerinde bir "tanım" ya da "kriter" var. "ZORUNLU SOSYAL İHTİYAÇ" kriteri. Bu, şu demek: Ortada ülkenin dönemsel hukuk anlayışına uygun yapılmış bir yargılama var. Bu yargılama sonuçlanmış veya tam olarak sonuçlanmamış olabilir. Ancak ülkenin içinde bulunduğu koşullar değişmiş, uygulamalara neden olan sosyal veya siyasal ortam farklılaşmış ve bu gelişmelere bağlı olarak toplumun bu yargı kararlarına destek verdiği düşünülen fikri değişmiş. AİHM buna "Zorunlu sosyal ihtiyaç" diyor. Bu zorunlu sosyal ihtiyaç nedeniyle, toplumda yargıya karşı oluşan veya oluşması muhtemel "inançsızlığı" ortadan kaldırmak için yargıçlar, yasal yetkilerini kullanarak "hukuksal esneklik" sağlayabiliyorlar. Bugün Türkiye'de TCK'da değişiklikler yapılması gündemde, TMY değişecek veya belki ortadan kalkacak. Yeniden yargılamaların önü açılacak. Tüm bunlar olmadan önce yargıçlar, Balyoz, Ergenekon ve KCK davalarında hemen tahliye kararları verebilirler. Yargıtay hâkimleri de önlerine gelen dosyaları karara bağlamadan önce "acil" olarak tahliye kararları verebilirler. Çünkü bugün artık bu zorunlu sosyal ihtiyaçtır.   Tavsiye ediyorum izlemeyin, asabınız bozulur 17 Aralık sonrası siyasette başlayan tartışmanın, internet ve sosyal medyadaki yansımalarını izliyor musunuz? İzlemiyorsanız, size tavsiyen "Aman izlemeyin" olur. İzlemeyin ki, ruh sağlığınız bozulmasın. İzlemeyin ki, "Biz nerede yaşıyoruz yahu!" sorusunu kendinize sorup yanıtsız kalmayın. İzlemeyin ki, hâlâ medeni, uygar, AB üyesi olmaya çalışan bir ülkede yaşadığınızı zannetmeye devam edin. Ama izlemeyin. Ben ne yazık ki, izliyorum. Gayya kuyusuna düşer gibi içine düştüm. Birine bakarken diğerine atlayarak, birini izlerken oradan diğerini izlemeye başlayarak bir "cehennem çukurunu" izlemeye başladım. Karşılıklı hakaretler. Karşılıklı suçlamalar. Karşılıklı komplo iddiaları. Çok da aşinası olmadığım, İslami jargon veya İslami literatürle bezenmiş beddualar, hakaretler, "küfür" suçlamaları. Neredeyse gırtlak gırtlağa bir kavga. Geçmişte Lübnan'da, bir ara Irak'ta, şimdilerde Suriye'de gördüğümüz tartışmaların "henüz fiziki şiddet" içermeyeni. Ama okudukça, karşılıklı bilenmişliği gördükçe korkuyorsunuz. Fark ediyorsunuz ki, bunun fiziki şiddete dönüşmesi aslında sadece bir an meselesi. Türkiye bir Ortadoğu ülkesine dönüşüyor deniyor ya hep, Allah muhafaza, bir kıvılcımla tam bir Ortadoğu ülkesi olmamız an meselesi gibi duruyor.   En iyi dostum YILLAR önce çok yakın bir "dostum", bakın arkadaşım demiyorum, dostum diyorum, birisine iyilik etmek isterken bir yanlışa imza atmıştı. Ben de oturup bunu yazdım. Çok üzüldü. Ben de çok üzüldüm. Aradı. "Fatih beni de mi yazdığını görecektim" dedi. "Doğru yaptığın bir işten dolayı başına bir dert açılsa ölümüne yanında olurum. Başın sıkışsa, kendi başımı başının önüne koyarım. Çünkü ben, senin dostunum. Ama yaptığın bir yanlışı görmezden gelirsem, bunu engellemeye çalışmazsam, hoş görürsem, yanlışın karşısında susarsam, senin daha büyük yanlışlar yapmana neden olurum. Bir dost bunu yapmaz" dedim. Sustu. Hiçbir şey demedi. O olayın üzerinden 20 sene geçti. Şimdi daha yakın dostum. Hayattaki en iyi dostum. En güvendiğim, en güveneceğim insan. Çünkü hatasını söylediğim zaman bana kızmadı. Tam aksine, söylediğimin doğru olup olmadığını düşündü.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
En makbul ineğin en çok süt veren değil, hem çok süt verip hem süt kovasını tekmelemeyen inek olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026