İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İşte anketler, işte gerçekler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 8, 2014

İşte anketler, işte gerçekler

PİSLİĞİ temizlemek iğrenç bir iştir. Yapışmadığını ve yakışmadığını bilirsin ama yine de temizlerken eline bulaşır. Hele etrafta kubur fareleri varsa, ciyak ciyak bağırırlar pislik görmenin hevesiyle. Çok şükür 30 yılı aşan gazeteciliğimde, ne verilemeyecek hesabım oldu, ne de meslek adına utanç verecek bir eylemim. Gün geldi, kendime yakışmayacak bir tavırla karşılaştım, herkesin "Orda olmak için can attığı" yeri terk ettim, gittim. Gün geldi, her şeyimi aldılar, sıfırdan yenisini kurmak için yola baş koydum. Her şeyle baş edebilirim. İftira ve karalamayla baş etmek ise en zoru, insanın elini kirletenidir. İnternete verilen bir "konuşma kaydı" ile leke sürmek istediler. Üç ayrı konuşmadan alınan parçalarla, bütün anlamı değişmiş yepyeni bir konuşma yaratarak 5 yıldır yaptığımız anketlerde "manipülasyon" yaptığımız intibaını uyandırmaya çalıştılar. Oysa rakamlar ortada. Neymiş, bana verilen "talimatla" anket sonuçlarını manipüle etmişim, MHP'nin oylarını azaltıp BDP'nin oylarını fazla göstermişim. Ses kaydı montajlanınca, benim böyle bir şeyi kabul ettiğim algısı yaratılmaya çalışılıyor. Oysa anket kabak gibi görünüyor. MHP'nin oyu üç ay içinde yüzde 25 civarında bir artış göstererek 12.8'den 15.3'e çıkmış. Aynı sürede BDP'nin oyu yüzde 6.4'ten yine yüzde 25 civarında bir düşüşle 5'e düşmüş. Montaj bantta söylenilenlere inanırsan biz MHP'den 3.5 puan alıp BDP'ye eklemişiz. Soruyorum size BDP'nin oyu 1.5 oldu da, biz mi bunu 5 yaptık? Mümkün mü? Aynı günlerde Metropoll araştırma şirketi de bir anket yayınlamış. O ankette de BDP'nin oyu kararsızlar dağıtıldıktan sonra yüzde 4.8 çıkıyor. Ne manipülasyonu, hani, nerede, kim yapmış? Büyük ihtimalle o günlerde başkalarının elinde de anket sonuçları var. Çıkıp göstersinler. Bugün buraya 2009 seçimlerinden bu yana Habertürk'ün Konsensus işbirliğiyle yaptığı tüm anketlerin sonuçlarını koyuyorum. Bakın, Konsensus'un bizim yayınladığımız tahminleri neymiş, seçim sonuçları ne olmuş? Aradaki farklar kıl kadar. Standart sapma oranından bile düşük farklar var, hatta pek çok anketimiz yüzde 99 doğru sonuç vermiş. Bu mu manipülatif anketler!   TALEPLER VAR "Hükümet tarafı talepte bulunmuş" diyorlar. Bulunurlar elbet. Sadece hükümet değil ki, gazeteden herkes talepte bulunur. Ünlü birisi biriyle yakalanır, araya birini sokar "Aman bunu yayınlamayın" der. İşadamı arar talep eder, siyasetçi arar talep eder. Önemli olan şudur, "Bu talep yerine getirilmiş mi". İktidarlar dahil herkes gücüyle orantılı taleplerde bulunur, tehdit eder, yapmamızı veya yapmamamızı ister. Tüm gazetelerden ve tüm gazetecilerden. Dürüst gazeteler ve gazeteciler ise bildiğini okur, yürür gider, sonra bedelini öder. Bazen siyasetçi kovulmamızı talep eder, bazen işadamı ya da bir güç odağı. Bunu çok yaşadım. Gazetenin sahibi durursa arkanda, kovulmazsın, durmazsa kovulursun. Ayıp mıdır kovulmak? Asla. Kovulmamak, dayanmak ayıp mıdır? Siz söyleyin.   BİR GÜN O'CU,BİR GÜN BU'CU Hep diyorum ya, bu gazete taraf olmamanın bedelini ödüyor diye. Geçen hafta konuşulanları hatırlayın. Bu yayın grubuna "Cemaatçi yaftası" yapıştırılıyordu yine internet üzerinden, birtakım yasadışı kayıtlarla, üçüncü şahısların konuşmalarına dayandırılarak. Mail'ler yağıyordu "Cemaatçiymişsiniz" diye. İki günden beri ise "Hükümet talimatıyla hareket eden" demeye çalışıyorlar. Yine mail'ler atıyor bildik isimler bu kez dün söylediklerinin tam tersini söyleyerek. Bu pisliği yayan her iki tarafa da sesleniyorum: "Bir karar verin hangisi olduğumuza. Cemaatçi miyiz, yoksa hükümetçi mi?" Yoksa bu yaftayı yapıştırmaya çalışanların asla anlamayacağı bir şekilde "tarafsız ve bağımsız" olma gayreti içinde, Türkiye'nin bu ortamında, her şeye rağmen "uğraş veren" gazeteciler miyiz! Sevgili okurlar, üç gün önce sordum burada. "Tecavüze uğrayan mı suçludur, tecavüz eden mi?" diye. Siz de tecavüz mağdurunu linç edenlerden misiniz yoksa!   ÇOK BEDEL ÖDEDİK Tarafsız durmaya çalıştığı, kimsenin adamı ve yayını olmamaya çalıştığı için sürekli bedel ödeyen bu gazete ve grup aslında şimdiye dek kimsenin ödemediği bedelleri ödedi de, toplum hafızası ya zayıf, ya da ayıbını unutmaya meyilli. Hatırlar mısınız bilmem, 2007 yılında bu grubun 2 gazetesine ve televizyonuna el konuldu. 1.4 milyar TL bedelle halka açılma arifesindeki Sabah ve ATV bu gruba aitti. Sahte bir belgeye dayanılarak el konuldu. Yargı "Bu belge sahte, el koyma haksız" dedi. Ama sonuç değişmedi. Ve o gün kimse sesini çıkarmadı. Muhalefet sustu. Sivil toplum anlayamadı olan biteni. Medya zaten susmuştu. Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi "Bu rezalettir" dedi sadece. Başka ses eden olmadı. Ben o günlerde herkese "Bu yol artık hepiniz için açık" dedim. Haklı çıktım. Belki de o gün değişmeye başladı Türkiye'nin vaziyeti. Şimdi hâlâ elden ele geziyor o gün bizden yayınlar. Biz ise sıfırdan Habertürk'ü yarattık; tarafsız, kendi ayakları üzerinde duran gazeteyi. BU GAZETE NE HABERLER YAPTI Yoktan var ettiğimiz, elimizden alınanın yerine sıfırdan kurduğumuz bu medya grubunu, bizi bir oradan, bir buradan göstermeye, bir tarafa çekmeye, Türkiye'nin kafası salim ve tarafsız gazetesi olarak yolumuza devam etmemize engel olmaya çalışanlar bir şeyi unutuyorlar; "Bu gazetenin haber sicilini". Hepsi arşivlerde duruyor. En yakın zamanda olanları hatırlatayım da, çok eskileri düşünüp kafanızı yormayayım. Bugün hakkında fezlekeler yazılıp davalar açılan ve 17 Aralık Operasyonu'nun en önemli ayaklarından biri olan Bakırköy'de Ali Ağaoğlu'na yapılan imar kıyağını hangi gazete haber yaptı hatırlıyorsunuz değil mi? "Böyle bir imar artışı olur mu?" diyerek haksızlığa, usulsüzlüğe, kayırmaya dikkat çekerek... Bu gazete yaptı ve başka hiçbir gazete yapmadı, yapamadı. 1.5 aydır herkes bir Reza Zarrab'ı konuşuyor. 17 Aralık Operasyonu'nun başaktörlerinden biri. Reza Zarrab'ın uçağına havalimanında el konulduğunu kim haber yaptı, Reza Zarrab'ın adamlarının "kara para operasyonlarını" kim haber yaptı? Bazılarının "Hükümet kontrolünde" diye yaftalamaya çalıştığı bu gazete. Hem de bu operasyonlar olmadan çok önce.   ELİMİZE TUTUŞTURULAN BELGELERİ ASLA YAYINLAMADIK Bu işin bir yönü. Diğer taraftan Türkiye'yi sarsan ve bugün tartışılmaya başlanan operasyonlarda ve davalarda servis edilen hiçbir belgeyi yayınlamadık. Mahkemelerin kabul ettiği iddianamelerden başka hiçbir şeye sayfalarımızda yer vermedik. Bu yüzden sıkıntı çekmedik mi? Çektik. Emniyet Müdürlüğü'ne sokulmadığımız, muhabirlerimizin dışlandığı günler oldu. O "sözde" haberleri kullanmadığımız için, gerçek haberlere ulaşmamızın engellendiği zamanları yaşadık. Ama kimseye kendimizi kullandırmadık. Zorlandık. sıkıntı çektik, horlandık, uzaklaştırıldık ama başımızı eğmedik. Kayıplarımız oldu, kurbanlarımız oldu ama yolumuz dürüstlük yolu diye direndik.   NİYE YOKUM? Montaj banda inanırsanız, ben hükümet lehine manipülasyon yapan gazeteci pozisyonuna düşürülüyorum. Peki bu yüzden mi, Başbakan tarafından kürsülerde defalarca eleştirildim. Yutkundum, moda tabiriyle diklenmeden dik durdum. Gazetemi ve buradaki arkadaşlarımı korumaya çalıştım, her şeyi göğüsledim. Bir bakın bakalım, bu dönemde Başbakan'ın uçağına en az alınan gazeteci kim? Son aylarda "yasaklı" ve hatta "vetolu" yayın yönetmeni kim? Hükümetin emirlerini dinlediğim için mi o uçakta yokum? Ya da Başbakan'ın gazetecilerle yaptığı hiçbir toplantıya davet edilmiyorum? Daha önce yazdım, bunları da hiç takmam. Gazeteci olarak giderim, çağrıldım diye mutlu olmam, işimdir. Çağrılmadım diye üzülmem, takmam. Orada olan biten neyse hiçbir komplekse kapılmadan okura ulaştırmanın yollarını ararım. Söylemek istediğim şudur: 30 yılı aşkın zamandır bu işi "haysiyetimizle" yaptık. Hâlâ da, tüm güçlüklere, sıkıntılara, zorluklara rağmen yapmaya çalışıyoruz. Aslında bunca lafa da gerek yok. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bu gazetenin haberleri ortada. Yazdıklarımız, yayınladıklarımız ortada. En sevmediğim şeydir kendimizi anlatmak zorunda kalmak. Ama bazen mecbur kalıyoruz böyle. Etraf o kadar kirli ki, bulaşmasanız bile kokusu üzerinize siniyor. Sadece bizim değil, tüm medyanın... Ama şunu da ekleyeyim, biz bir anketi asla değiştirmeyiz, değiştirmektense o anketi yayınlamamayı tercih ederiz.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026