İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Yarım asır öncesi buysa

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 9, 2014

Yarım asır öncesi buysa

BABAMI çok anıyorum son zamanlarda. Rahmet istiyor herhalde. Yine onu anacağım biraz. Annem ve kardeşimle babamın "evrak kutusunu" karıştırıyorduk geçenlerde. Sararmış bir kâğıt parçasını açtık. Baktık bir şiir. Öldüğü ana kadar âşık olduğunu bildiğim anneme takıldım. "Sana yazdığı bir şiirdir olsa olsa" diye... Değilmiş. 1960'ların sonunda Burhan Çingi'nin yazdığı dizeler. Rahmetli Atatürk'e hitap manzumesi diye bir başlık atmış şiirin üzerine saklarken. Okudum. Bir bölümünü paylaşayım istedim. Şöyle yazmış Çingi: Ey ebedi uykuya bizden bıkarak yatan Bilsen ne hale geldi kurtardığın bu vatan Utanıp sıkılmadan izindeyiz diyoruz Rezalet yaparak birbirimizi yiyoruz Namus şeref bellerde bir hulahop çemberi Kıvırıp duruyoruz sen gideliden beri İktisadi alanda çalıp çırpıp koşarız Evlenip de bindebir kız çıkarsa boşarız Nerde menfaat görsek o tarafa kayarız Hep hinoğlu hin olduk tam yirmi dört ayarız. Vatan millet sevgisi, bu demode sözlerin Rezalet ummanını bir görseydi gözlerin. Kirli çamaşırımız yüz senede arınmaz Bizden başka bu yurtta şeytan bile barınmaz ...." Bu dizeler 60'lı yıllardan. 60'larda bu yazıldıysa, bugün yazılacak "hitabı" varın siz düşünün.   KESEN DE KESİLEN DE HÜKÜMET ile paralel yapı dediği "şey" arasındaki kavga için yazılanları okuyorum. "Yakışmaz, Müslüman Müslüman'a bunu yapar mı? Siz aslında kardeşsiniz" gibi komik yorumlar görüyorum. Hâlâ meseleye "din" eksenli bakıyorlar ve din üzerinden bir barış, bir mutabakat sağlamaya çalışıyorlar. Bu durum ise sadece komik olmalarına yol açıyor. Çünkü tarihin gördüğü en kanlı ve en vahşi savaşlar aynı dinin mensupları arasında yaşananlardır. Çok geçmişe gitmeye gerek yok. Bugüne bakmak bile yeter. Çok uzağa gitmek yok, dibimizdeki Suriye'ye gitmek bile yeter. Açın Youtube'u bakın. Aynı dinin mensupları nasıl birbirlerinin kafalarını bıçakla, zorlaya zorlaya kesiyorlar, başı bedenden nasıl kopararak ayırıyorlar. Sonra da zafer kazanmış gibi herkese gösterip bir videoya alıp yayınlıyorlar. Kafayı kesen de "Allahuekber" diyerek kesiyor. Kafası kesilen de "Allahuekber" diyerek boynunu uzatıyor bıçağa. Ve koyunlar kadar bile çırpınmadan teslim oluyor kafası kesilen. Çünkü biliyor ki, direnirse daha acılı, parça parça edileceği bir ölüm bekliyor onu. Tekbirlerle parçalanacağı ölümden kurtulmak için tekbirlerle bıçağa kafasını uzatıyor. Bunlar da aynı dinin mensupları. Her ikisi de Müslüman. Ve artık aralarında mezhep farkı bile kalmamış gördüğüm kadarıyla. Önce Nusayrileri keserek başladılar, şimdi Sünni ama kendilerinden olmayanları kesiyorlar. Din adına. O nedenle "Siz din kardeşiniz" demek tam bir "palavradır". Düşman etmez kardeşin kardeşe ettiğini.   17 ARALIK FAİLİ MEÇHULÜ MÜ ENGELLEDİ DÜN Başbakan Erdoğan çok önemli bir açıklama yaptı. "Deniz Baykal'ı koltuğundan eden görüntüleri çekip yayınlayanlar paralel yapının elemanlarıdır" dedi. Yani yıllardır merak edilen sorunun yanıtını verdi. Eğer durum gerçekten buysa, ki artık hiçbir şeyden emin olamıyoruz, Başbakan bunu dün öğrendi ve dün mü açıkladı? Pek zannetmiyorum. Bunu uzun zamandır biliyor olmalı. Baykal'ın o gün ve Bahçeli'nin bir başka zaman söylediği gibi bu tarz götüntüler yayınlandıktan sonra muhalefet hep "Elinde devletin gücü var. MİT var, istihbarat var. Yapanı bul" dedi. Ama hiçbir ilerleme kaydedilmediği söylendi. "Bulamadık" açıklamaları yapıldı. Peki bu görüntüleri kimin çekip kimin yaydığı ancak 17 Aralık'tan sonra mı tespit edilebildi? 17 Aralık olmasaydı, Deniz Bey'in başına gelenler faili meçhul mü kalacaktı?   ÇIKINCA GÖRÜŞÜRÜZ BAZI gazeteciler Abdullah Öcalan'la görüşmek için İmralı'ya götürülecekmiş. Benim götürülenler arasında olmayacağım belli. 16 yıl önce Öcalan'la zaten görüşmüştüm. Bugün ne diyorsa, o gün de aynılarını söylemişti. Hatta bu yüzden mahkemesinde benim tanık olarak dinlenmemi talep etmişti, ama reddedilmişti. Şimdi kendisiyle bir kez daha görüşmek isterdim, doğru. Ama İmralı'ya götürülmeyeceğim için çok dertlenmiyorum. Çıktığı zaman görüşürüz. Belli ki, çok da beklemeyeceğiz.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
En fazla eleştirenler en şerefsizler olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026