İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Hakan'dan gelen telefon

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 15, 2014

Hakan'dan gelen telefon

BAĞIMSIZ milletvekili Hakan Şükür dün sabah erken saatlerde aradı. "Fatih Abi, yazını okudum" dedi. "Bunca yıl yöneticiliğimizi yaptın, mesleğin gereği bunca yıldır hakkımda olumlu olumsuz onlarca yazı yazdın, seni hiç arayıp sitem ettim mi?" diye sordu. "Hatırlamıyorum Hakan ama galiba hiç arayıp sitem etmedin" dedim. "Yine sitem etmiyorum abi, ama bazı şeyleri anlatmak istiyorum" dedi. Anlattı: "Ben milletvekili seçildiğim sırada ortağı olduğum bazı şirketler vardı. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren. Seçilir seçilmez 'Bir milletvekiline böyle bir durum yakışmaz' diyerek bu şirketlerdeki hisselerimi sattım. Bütün işlerimi tasfiye ettim. Zaten çok şükür Allah'a futbolculuğumda kazandıklarım, yatırımlarım, birikimlerimle kimseye ihtiyaç duymadan hayatımı sürdürecek durumum vardı. Bir parasal ihtiyacım yoktu. Daha sonra bu Lig TV'de yorumculuk meselesi ortaya çıktı. Zaten bildiğim, uzmanı olduğum tek konu da futboldu. Hatırlarsın senle de Habertürk yayına başlamadan önce bu konuda konuşmuştuk ama olmamıştı. Neyse, bu konu gündeme geldi. Sayın Başbakan'ın da uygun görmesiyle başladım. İyi bir yorumculuk yaptığıma da inanıyorum. Ama partiden istifa edince Lig TV'den de ayrılmak zorunda bırakıldım. Çok da önemli değil. Oradan gelecek paraya da ihtiyacım yok. Ama bana ağır gelen başka bir konu var. Ben 16 Aralık gününe kadar bu partinin yüzüydüm. Her yere beni götürenler, her yerde beni ön plana çıkaranlar, her yerde benimle görünmek isteyenler, bir anda bambaşka bir tavır içine girdiler. Aynı kişiler şimdi beni kötülemek, beni toplum içinde küçük düşürmek için yarışıyorlar. Madem ben bu kadar kötüydüm, o zaman 16 Aralık'tan önce niye beni bu kadar makbul görüyordunuz. Ben 16 Aralık'ta neysem bugün de oyum. Fatih Abi, bir de hayır kurumuna bağış meselesini yazmışsın. Benim inancım gereği hayır hasenat işleri gizli yapılır. Davul zurnayla olmaz. Ben de para kazanmaya başladığım günden bu yana, kazançlarıma oranla elbette ki çeşitli hayır işleri yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Ama bu işler gizlidir. Eşimin bile haberi olmaz. Onu da senin bilmeni isterim." Ben de ona, "Dert etme Hakan. Bu ülkede bir günde gözden düşürülen ilk insan sen değilsin, sonuncusu da sen olmayacaksın. Bu topraklarda yaşayanların kaderi bu" dedim. Not: Hakan Şükür'den bu para asla geri istenemez. Çünkü Lig TV ve Digiturk hiçbir zaman kamu kuruluşu olmadı. TMSF bu şirketlerin hisselerine el koymadı. Yönetimlerine el koydu. Hukuki olarak bu şirketlerin sahibi hâlâ Mehmet Emin Karamehmet. Yalanlarla gerilen ülke KABATAŞ'taki meseleyi Gezi döneminde bana da anlatmışlardı. Meydana geldiği gün. "Bahçelievler Belediye Başkanı'nın gelinine Beşiktaş'ta küfür, hakaret etmişler" diye. Ama olayın duyulmasını ve yayılmasını istemiyorlardı. Sonra aradan zaman geçti, konu gündeme taşındı. Ancak bize ilk anlatılanın uzağında bir senaryoyla. Siyah deri pantolonlu, deri eldivenli, belden üzerleri çıplak 100 kişilik bir grup genç, kadına saldırmış, tartaklamış ve üzerine işemişlerdi. İnandırıcı olmaktan uzak bir hikâyeydi. İstanbul'da böyle bir grubun, böyle bir olayı yaparken görüntüleri yoksa bile en azından böyle bir grubun sokaklarda var olduğunu gösterecek bazı görüntüler ortaya çıkardı. Aylarca ne görüntüleri çıktı olayın, ne de grubun. Tam bir "fanteziydi" aslında anlatılanlar. Blue Oyster Bar'dan fırlamış bir gruptu sanki söz konusu olan. O sırada bir başka çok heyecanlı mesele de vardı gündemde: "Camide içki içtiler." Bunun da görüntüsü asla ortaya çıkmadı. Fotoğrafı da. Görgü tanığı müezzin de "Ben görmedim" diye yeminler etti ve "görmediği" için sürüldü. Onun da görüntüleri çıkmadı. Ve Kabataş'taki olayın görüntüleri en sonunda bulundu. Ortada ne deri eldivenli, deri pantolonlu, üzeri çıplak birileri var, ne de bir dövme, tartaklama. Görüntüler sadece 10-15 kişilik bir grup ile söz konusu hanımefendinin bir an yan yana geldiğini gösteriyor. Orada küfür, hakaret var mı bilmiyoruz ama varsa en fazla o var. Tüm bunlardan sonra beni en çok şaşırtan ise şu: Bu ülkede halkın barış içinde yaşamasını temin etmesi gerekenlerin, tam aksini yapmak için olmayanları varmış gibi gösteren bir çaba içine girmesi. Bu kafayla bu ülke iyi bir geleceğe ilerlemez. Hatta geleceğe bile ilerlemez.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sehven ve tesadüfen, yargı terimi olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026