İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

10 maddede demokratik susturma yöntemleri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 8, 2014

10 maddede demokratik susturma yöntemleri

BAKLA ağızdan çıktı: "Bu milleti Youtube'a, Twitter'a, Facebook'a yedirmem. Gerekirse hepsini kapatırım." Başbakan böyle dedi değil mi! Şaşırdınız mı? Ben zerre şaşırmadım. İnternet Yasası gündemdeyken ne yazdım burada: "Site kapatarak bu işle baş edemezler. İnternetin yayılma hızına asla yetişemezler. Ama sonunda şalteri komple indirir, gerekirse interneti toptan kapatırlar." Yazdım mı, yazmadım mı! Televizyonda söyledim mi, söylemedim mi! Bunları bilmek için âlim olmaya gerek var mı? Kimin ne yapacağını, ne yapabileceğini anlamak için 12 yıl birlikte yaşamış olmak yetiyor. Şunu söyleyeyim "şimdilik" hâlâ "insaflı". Sadece Facebook'u, Twitter'ı ve Youtube'u kapatıyor. Benim, her gün yeni demokrasi paketleri açan, ileri demokratik ve aşırı özgürlükçü yönetimimize naçizane tavsiyelerim olacak. Böylelikle aleyhlerindeki yayınlarda daha kolay baş edebilirler: 1. Cep telefonunu yasaklayın. 2. Turkcell, Vodafone ve Avea'nın lisanslarını iptal edin. 3. Yeni lisanslar için yerel seçimin, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ve genel seçimin geçmesini bekleyin. Yeni lisans ihalesine girecek şirketler için havuz kurun. 4. Türkiye'nin tüm uydu bağlantılarını kesin. Uplink cihazlarını mahkeme kararıyla toplatın. Ya da mahkemeye gerek yok, bakan kararıyla toplatın. 5. Normal telefonları da yasaklayın ki, insanlar aleyhinize dedikodu yapamasınlar veya duyduklarını bildiklerini birbirlerine haber veremesinler. 6. Matbaa makinelerinin ithalatını durdurun. 7. Matbaa işini yasaklayın ki, gazeteler basılamasın. 8. Televizyonların yayın lisanslarını iptal edin, lisans alabilmek için hükümetten alınmış temiz kâğıdı şartı getirin. 9. Daha kısa bir yol seçerek Türkiye'de elektrik üretimini durdurun. Böylelikle tüm haberleşme cihazları kullanılamaz hale gelsin. 10. Konuşmayı tamamen yasaklayın. Hatırlayın diye yazıyorum İLKER Başbuğ "tahliye" edildi. Herkesin vicdanını yaralayan bir tutukluluktu. Sona ermesi sevindirici. İnşallah bir daha içeri girmek zorunda kalmaz. Ama ben bu tahliyeden başka bir "öykü" yazmak istiyorum bugün. Bir "ikiyüzlülük" öyküsü. İlker Başbuğ'un tutuklanışını hatırlıyor musunuz! Tabii ki hatırlamıyorsunuz. Ben hatırlatayım. "Tanık" olarak çağrıldı, o gün "sanık" haline getirildi. 3 gün sonra tutuklandı. Tutuklama kararıyla mahkemeden ayrılırken yanında kaç kişi vardı hatırlıyor musunuz peki! Söyleyeyim, hiç kimse. Ne silah arkadaşları, ne bir sivil toplum desteği, ne bir siyasi partinin temsilcisi, ne bir başkası. Yapayalnızdı ve yanında sadece ailesi vardı. Cezaevine giderken de yanlış saymadıysam aile ve yakın çevresinden 10 kişi uğurladı. Mafya babalarını, bırakın mafya babalarını mahalle bıçkınlarını bile cezaevine 100'lerce kişi"uğurlarken" İlker Başbuğ yapayalnız gitti cezaevine. Ve dün en sonuna çıktı. Reza Zarrab'ı, "bakan çocuklarını", tahliye olan "mafyozları" cezaevi kapasında binlerce kişi beklerken, konvoylar oluşturulurken, İlker Başbuğ yine yalnız çıktı. Ailesi dışında bekleyeni yoktu. Diyeceksiniz ki, "Eee, niye yazdın bunları". Bir amacım yok. Sadece hatırlayın ve unutmayın istedim. Böyle teker teker olmaz BU ülkede yargıda "adalet"in "A"sı, "vicdan"ın "V"si, "toplumu anlama"nın "T"si varsa eğer, Ergenekon, Balyoz ve hatta KCK gibi davalardan halen tutuklu olan kim varsa hepsinin tahliye olması gerekir. Çünkü bu davaların tümü toplum vicdanında "malul" davalardır. Toplumda hiçbir inandırıcılığı kalmamış, hiç kimsenin adalet duygusunu tatmin etmeyen, hiç kimseye hak yerini bulmuştur dedirtmeyen ve artık "sakatlanmış" davalardır bunlar. Bu yüzden de bu davalardan dolayı içeride yatan kim varsa hepsi serbest bırakılmalıdır. Böyle teker teker değil. Hep birlikte... 'Sadece biz değiliz' demiştim HABERTÜRK'e yapılan baskı, telefon dinlemeleriyle ortaya çıktığı zaman saklanmadım, pusmadım. Bire birde yıllardır kimseden saklamadığım gerçeği televizyonlara çıkıp anlattım. "Evet baskı altındayız. Ama sadece biz değil, tüm medya baskı altında. Şimdi herkes bize sövüyor. Ama herkes baskı altında. İstemem ki, yarın öbür gün medyadaki diğer arkadaşlarımıza uygulanan baskıların kayıtları da çıkmaz. Ama çıkarsa kimse şaşırmasın. Bu baskıyı herkes biliyor, herkes susuyor. Ben artık susmam" dedim. Bekledim ki, diğer gazeteciler de çıkıp baskıyı somut biçimde açıklasınlar. Halen görevde olanlardan kimse çıkmadı. Kimse anlatmadı. Hatta tam aksini yapmaya çalışanlar oldu. Güldüm. Ama önceki gün bir "ses kaydı" daha düştü internet ortamına. Yaşlı başlı medya patronunun Başbakan'dan işittiği azarı ve sonunda adamın gözyaşlarını tutamayışını somutlaştıran kayıt. Şimdi tüm "sahtekâr"lar şaşırmış gibi yapacak. Ta ki, yeni bir kayıt daha çıkıncaya kadar... Argoya yeni bir hakaret girmiş TUTUKLU bakan çocuklarının tahliye edilmesiyle birlikte vicdanlarda oluşan "rahatsızlık" sokağa farklı biçimde yansımış. Dün İstanbul'un kenar semtlerinden birinde sokakta yürüyorum. Daha doğrusu bir adresi arıyorum. Bir dükkânın önünde 17-18, bilemedin 20 yaşlarında üç genç kavga ediyor. Oldukça sinirli görünen biri, diğerine "Ulan sen var ya, olsan olsan bakan çocuğu olursun" dedi. "Bakan çocuğu" olmayı kendine yakıştıramayan diğeri hasmının üzerine yürürken "Bakan çocuğu senin sülalende olur" derken ben araya girdim. "Çocuklar yapmayın" dedim, ama bir yandan da gülüyorum. Bunun üzerine çocuklar da gülmeye başladılar. Kavga bitti ama "bakan çocuğu olmak" literatüre girmiş bile onu öğrendim. Ama namuslu, doğru düzgün bakanlar ve onların çocukları için üzüldüm. NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Taşıyabileceğinden fazla gerilen her şeyin sonunda koptuğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026