İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sandıktan çıkacak oran önemli değil

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 14, 2014

Sandıktan çıkacak oran önemli değil

İKİ haftadır geziyorum. Habertürk televizyonundan rica ettiler, "Seçime kadar adayları tanıtmak için seçim özel Teke Tek'leri yapar mısın?" diye. "Seve seve" dedim. Aylardır paslanmıştık doğrusu. Ruhsuz bir şekilde oturup duruyordum. "Gezersem canlanırım" dedim. Attım kendimi Anadolu yollarına. Diyarbakır'dan çok etkilendim mesela. Nasıl bir canlılık gelmiş anlatamam. Huzur içinde bir kent olmuş. Başta BDP herkes, "terörsüz" ortamın, "barışın" gözünün içine bakıyor bozulmasın diye. Önümüzdeki hafta da yine yollarda olacağım. Gittiğim yerlerde vatandaşlarla sohbet ediyoruz. Herkesin merak ettiği şey "seçim sonuçları". Daha doğrusu, "AK Parti yüzde kaç alır?" sorusunun yanıtını merak ediyorlar. Meraklıların kendi tahminleri de var elbet. Yüzde 50 ila yüzde 22 arasında değişen tahminler. Benim tahminimi soranlara ise çok açıkça, "Hiçbir fikrim yok" diyorum. Çünkü son iki ay içinde acayip şeylere tanık oldum. "Damarını kessen kanında ampul akacak" diye düşündüğüm bazı AK Parti sempatizanlarının AK Parti'den ne kadar nefret ettiğine, Fethullah Gülen'in abdest suyunu şifa diye içmeye hazır olanların Gülen Cemaati'ne kin kustuğuna şahit oldum. O yüzden de hiçbir fikrim yok. Üstelik de bazılarını çok etkileyen "ses kayıtlarının" pek çok yerde hiçbir şey ifade etmediğini, pek çok yere ise henüz ulaşmadığını gördüm. Bu yüzden de 30 Mart'ta kim kaç oy alır, hiçbir fikrim yok. Ve aslına bakarsanız seçimde kimin hangi oranda oy olacağını da hiç merak etmiyorum. Çünkü kimin hangi oyu alacağının Türkiye için de, iktidar için de bir önem taşımadığını biliyorum. AK Parti yönetimi sürekli olarak, "Sandıktan açık ara önde çıkacağız, oyumuzu artıracağız" diyor. Sandıktan AK Parti'nin açık ara önde çıkması bile Türkiye açısından bir şey ifade etmiyor. Çünkü şurası çok net ki, AK Parti'nin alacağı oyun yüksekliği veya alçaklığı Türkiye'ye bir artı getirmeyecek. Olacak şey değil ya, diyelim ki AK Parti oyların yüzde 70'ini aldı. Bana göre hiçbir anlamı yok. Çünkü eğer Başbakan, kendisine oy vermeyen yüzde 30'a karşı "kategorik" bir tepki geliştirecek ve sürekli söylendiği gibi bunlarla sert bir hesaplaşmaya girecekse ve o yüzde 30, eğer AK Parti'den daha doğrusu Başbakan'dan bugünkü ölçülerde nefret edecekse ve Başbakan da eylemleriyle ve söylemleriyle bu nefreti besleyecekse Türkiye'ye huzur falan gelmez. Tam aksine cepheleşme artar. AK Parti yüzde 70 oy alsa bile geri kalan 22.5 milyon kişi ülkeyi yönetilemez hale getirir. Baskıyla, polis gücüyle, çıkarılacak yasalarla bu 22.5 milyon baskılansa bile sonuç fark etmez. AK Parti yüzde 70 değil, yüzde 50 oy alırsa bu sayı 38 milyon karşıt demektir. Yüzde 40 oy alırsa 45.5 milyon "karşıt" ortaya çıkacak demektir. "Hain, düşman, dinsiz, lobi" gibi tanımlamalarla bunca insanı dışlayamazsınız. Dışlarsanız ülkeyi yönetilebilir olmaktan çıkarırsınız. Bu nedenle ben sandıktan çıkacak oy oranını hiç ama hiç önemsemiyorum. Türkiye'yi huzura götürecek şey sandıktan çıkacak oran değil, seçimden sonra Başbakan'ın ağzından çıkacak sözlerdir. Tabii tam tersi de söz konusudur. O sözler huzursuzluğu da doruğa çıkarabilir.   Cephe kuruldu mu gençler ölür BİR çocuğu uğurlarken, bir genci kaybettik. Gençler bilemese de, bizim kuşak çok genci kaybettiği için bilir, toplumda huzursuzluk arttı mı, gençler ölür. 1980 öncesi günde ortalama 20 genç ölürdü. Çünkü "cepheleşme" vardı. Cepheler kuruldu mu, gençler ölür. Kaçınılmazdır. Burak Can kardeşimizin ölümü de bu cepheleşmenin sonucudur ve büyük ihtimalle bu cepheleşmeden medet umanların işlediği bir cinayettir. Burak Can'ın babasının aslında çok anlam ifade eden cümlesinde belirttiği gibi "Burakcan'ı öldüren kurşun karanlıktan geldi". O karanlığın içinde neyin ve kimin saklandığını bilmek mümkün değil. Bu bir örgüt olabilir. Ama o örgüt nedir, kimdir, içinde kimler cirit atar, karanlık içinde onu da bilmek mümkün değildir. Türkiye bugün "kötü niyetli" tüm dış güçlerin, küçük bir tahrikle karıştırabileceği, minik bir fitille ateşleyebileceği bir hale gelmişse, asıl sorun budur. Bana sorarsanız, farklı yerlerde bazı parti binalarına yönelik saldırılar ile Burak Can'a atılan kurşunun içinden çıktığı karanlık, aynı karanlıktır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kırmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026