İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Süleyman Şah’la Wag the Dog

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 23, 2014

Süleyman Şah’la Wag the Dog

IŞİD'i son zamanlarda epey bir duydunuz herhalde. Türkçesi, Irak Şam İslam Devleti. Asıl adı "Ed-Devletü'l-İslamiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam". Irak Savaşı'nın ilk yıllarında kuruldu. Kısa süre sonra El Kaide'ye bağlılığını ilan etti. Daha sonra Irak El Kaide'si olarak anılmaya başlandı. Irak'taki farklı radikal Sünni grupların bir araya gelmesinden oluşan ve bu grupların çarpan etkisi yapmasıyla olsa gerek "aşırı radikal" hale gelen bir topluluktu. Suriye'deki iç savaşın patlamasıyla beraber, Suriye'nin özellikle sınırımıza yakın bölgesinde üslenmeye başladılar. Pek çok bölgede kontrolü ele geçirdiler. Başlangıçta El Kaide ile birlikte hareket ederlerken, daha sonra onları bile "ılımlı" bularak El Kaide'den uzaklaştılar ve daha da radikalleştiler. Şu anda Suriye'deki en kanlı ve en etkili grup olarak göze çarpıyorlar. Suriye'deki iç savaşın başlamasından sonra Türkiye özellikle bu gruba destek olmakla sıklıkla suçlandı. Ancak hükümet, kesin bir dille bu durumu yalanladı. Üç gün önce bu gruba bağlı militanlar, Türkiye'de büyük kentlerde kanlı eylemler yapmak üzere İstanbul'a doğru yol alırken yolda durdurulmak istendiler ve bir askerimizi, bir polisimizi ve bir kamyon şoförümüzü şehit ettiler. Bu IŞİD, şimdi Türkiye'ye "ültimatom" vermiş. Demiş ki, "Halep yakınlarındaki Süleyman Şah Türbesi'ndeki Türk bayrağını indirmez ve askerlerinizi hemen buradan çekmezseniz, burayı yerle bir ederiz". Süleyman Şah Türbesi'ni bilmeyeniniz yoktur. Burada yatan Süleyman Şah'ın kimliği biraz tartışmalı olsa da, orası Suriye sınırları içinde bir Türk toprağıdır ve cumhuriyeti kuran o müthiş irade, oradaki türbesine yüzyılın başında sahip çıkma onurlu duruşunu, onca sorunla boğuştuğu bir dönemde takınmıştır. Gelelim IŞİD'in Türkiye'yi "tehdidine". Sizce "inandırıcı mı"? Ya da kaçınız buna gerçekten inandınız? Türkiye'de seçimlere bir haftadan az bir süre kala sınırlarımız dışındaki bir toprağımız tehdit altında. Bir yandan reklam filmlerinde bayrağımız göndere çekilirken, diğer yandan Türkiye kendisini tehdit eden bir "radikal terör grubuna karşı" askeri operasyon yapacak. Sınır ötesine asker yollayacak ve IŞİD militanlarına karşı tam da seçim arifesinde bir zafer kazanacak. Vay vay vay! Tam "Wag the Dog" filminin hikâyesi. Filmin tamamını burada anlatacak değilim. Merak eden hâlâ kapanmamışken internete girip bakabilir. Bir ABD Başkanı'nın seçimlere girerken olmayan bir savaş ilan etmesi ve televizyon vasıtasıyla olmayan bir savaşı varmış gibi göstermesinin öyküsüdür film özetle. Bugünkü Türkiye'nin medya ortamında böyle bir şeyi yapmak çok daha kolaydır. Şimdi bazıları diyecek ki, "Yahu uzakta da olsa toprağımız, askerimiz tehdit altında sen ne diyorsun". Doğrudur. Haklıdır bunu diyenler. Ben ne diyorum. Ama beni ve daha birçoklarını bunu düşündürtecek hale getirenlerin ayıbıdır bu. Benim değil. IŞİD'in bu tehdidi tam da seçim arifesinde yapmasıdır bana ve benim gibilere bunu düşündürten. SAKİL DEĞİL AKİL OLDUN ORHAN ABİ BUGÜN pazar ekimizde Orhan Gencebay'la yapılmış bir röportaj var. Röportaj güzel. Türkiye'deki değişimin nasıl olduğunu anlatan bir röportaj. Gencebay, çok değil kısa zaman öncesinin "akil adamı"ydı. Akil adamlardan biriydi. Röportajda diyor ki: "Akildik, sakil olduk." Demek istediği şu aslında: "Sakil duruma düşürüldük." Belli ki, Türkiye'deki kutuplaşmadan rahatsız, düşmanlaştırmadan mutsuz. Orhan Gencebay diyor ki: "Berkin'in ardından ona bir şiirimi ithaf ettim." Bu ne demek biliyor musunuz? Bana göre bu "14 yaşında ekmek almaya giderken polisin kafasına attığı gaz bombasıyla öldürülen çocuğun acılı anasını meydanlarda yuhalatanlarla aynı safta yer alamam" anlamına geliyor. Orhan Gencebay, "Bir teröriste, mezarına çelik bilyeler koyulduğu iddia edilen, cebi patlayıcı dolu" birine şiir ithaf edilmeyeceğine göre, bu bir gönül adamının yüreğinden yükselen "çıkmaz yol tabelası" demek. Bu şiirin açık anlamı, "Senin tarafından akil ilan edilen ben bile artık bunlara inanmıyorum". Gencebay'ın Berkin'e yazdığı şiir, aslında iktidara yazılmış bir "protesto"dur. Türkiye'yi beyaz-siyah ayrımı gözetmeksizin peşine takmış bir üstadın "Yeter artık" çığlığıdır. Bir gönül adamının zarafetle kaleme aldığı bir "ültimatomdur". Gencebay kendine haksızlık etmesin. Sakil falan olduğu yok, asıl şimdi "akildir".

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Militan gazeteciler, gazetecileri pes ettirmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026