İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Üç bölgeli Türkiye'de her parti işini başarmış

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 2, 2014

Üç bölgeli Türkiye'de her parti işini başarmış

ZENGİNİN parasının züğürdün çenesini yorduğu gibi, seçim sonuçları da gazetecinin çenesini yoracak gibi. Pazartesi sabaha elime aldığım "seçim sonuç tabloları"nı inceleyip duruyorum. Ve vardığım sonucu, bazılarınızın asabını bozacak bile olsa sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim açık seçmen tercihlerinden gördüğüm kadarıyla hem CHP başarılı, hem de MHP, hem de BDP. Ancak bu sonuçların ortaya koyduğu sosyolojik ve siyasi bir gerçek var. Artık Türkiye'deki 4 büyük partinin üçü "bölgesel" parti olmuş. Bu durum bu partilerden hiçbirinin suçu değil, Türkiye'nin sosyolojisi darbe sonrası dönemde böyle şekillenmiş. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin "Batı"sının partisi haline gelmiş. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'nin ortasının partisi haline gelmiş. BDP ise zaten Türkiye'nin Doğu'sunun partisiydi. Aslına bakarsanız ben bir süreden beri bunun farkındaydım. Birkaç yıldır Konsensus'la yaptığımız anketi dikine üç eşit parçaya bölerek bir gösterge sunuyordum. Artık benim yaptığım bu "üç çizgili" Türkiye, bir gerçek haline dönüştü. Doğu Türkiye'de BDP, Orta Türkiye'de MHP, Batı Türkiye'de CHP. Ve her üç parti de kendi "etkinlik bölgelerinde" başarılılar. Hepsi, bu üç bölgenin tamamında etkili tek parti olan AK Parti'yle başa baş mücadele ediyorlar. Özellikle CHP'nin Batı Türkiye'de aldığı oyların oranına bakarsanız, hedeflerine ulaştığını görebilirsiniz. Ve bu gözle baktığınız zaman Türkiye'de AK Parti'nin oluşturmak istediği Türkiye'ye karşı üç farklı bölgede üç farklı "karşı duruş"un oluştuğunu kabul etmek gerekir. Batı'da laik, modern ve ulusalcı. Orta'da muhafazakâr, milliyetçi. Doğu'da ise laik, etnik hassasiyetli. Bu üç partiye kendi hâkimiyet bölgelerinde güç katan bu karakterleri, yazık ki diğer iki bölgede bu partilerin zafiyetleri haline geliyor ve buralarda bazı istisnai yerler dışında başarılı olmalarını engelliyor. Ama bana göre başarılılar; çünkü baktığınız zaman CHP Batı'da AK Parti ile hemen hemen aynı oranda oy alıyor. Aynı işi Orta'da MHP, Doğu'da ise BDP başarıyor. Bu partilerin bundan sonraki siyaset stratejilerinde buna uygun resmi-gayri resmi işbirlikleri kurmaları kaçınılmaz duruyor. Aslında Türkiye'nin başka türlü bir şeye ihtiyacı var ama onu başka bir gün uzun uzun yazarız. Siz de uzun uzun düşünür, uzun uzun kızarsınız.   Üzülmeyin, okuyan seçmen sizi dinledi HER şeye varım, hak yemeye yokum. Bu başkasının hakkıysa hele. Bazı meslektaşlarım, seçim sonuçlarının ardından önce seçmene, sonra iktidarı yıkamayan partilere ve yönetimlerine "hakarete" varan yazılar yazmaya başladılar. "Biz yazdık, uyardık, dinlemediniz, kendi düşen ağlamaz" türü yazılar. Bu arkadaşlar her şeyden önce "kendilerine" haksızlık yapıyorlar. Evet yazdılar, evet yazdık, evet uyardılar, evet uyardık. Seçmen dinledi mi? Evet dinledi. Hem de can kulağıyla dinledi bu yazılanları, söylenenleri. Ama gazetecilerin öğrenmesi gereken bir şey var. Bir yazıyla herkese ulaşamazlar. Bakın bu "uyaran arkadaşlar" nerede okunuyor? Ya da bu uyarıların yapıldığı gazeteler nerede satılıyor, nerede elden ele geziyor! Gazetelerin nerede satıldığı ile seçmen tercihlerinin nerede ne şekilde oluştuğunu karşılaştırırlarsa yazdıklarının boşa gitmediğini, hedefe ulaştığını, seçmenin uyarılara kulak astığını göreceklerdir. Ama toplam gazete satışının 100'ü bulmadığı bir ilin sizin yazdığınız uyarıdan etkilenmesini nasıl beklersiniz!   Biz alışkınız, alışkın olmayan düşünsün DÜN sabah gazeteye gelmeden evvel uğradığım bir yerde "kökten CHP'li" çok sevdiğim bir dostumla karşılaştım. Gayet neşeliydi. Şaşırdım. Çünkü seçim sonuçlarından sonra son derece mutsuz olmasını beklerdim. "Ne o, neşen yerinde?" dedim. "Çok gülüyorum" dedi. "Neye?" diye sordum. "Cemaate" dedi. "Niye?" dedim. "Abicim biz CHP'liler olarak seçim yenilgilerine alışkınız. 50 senedir bir kere kazanamadığımız için olsa gerek kaybetmek bize koymuyor" dedi. "Bunun Cemaat'le ne alakası var?" diye sordum. "Abi onlar düşünsün şimdi. Kaybetmeye alışık olmayan onlar, biz değiliz. 30 yıldır hep kazandılar. İlk kez kaybediyorlar. Şimdi onların şaşkın halini düşünüp gülüyorum" dedi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Geçimi düşünenlerin seçimi fazla düşünmediğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026