İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yine bir CHP liderine saldırı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 9, 2014

Yine bir CHP liderine saldırı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sokakta falan değil Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yumruklandı. Kılıçdaroğlu, yumruk yiyen ne ilk ne de son siyasetçi olacaktır. Vahim olan, bunun TBMM çatısı altında gerçekleşmiş olmasıdır. Konuya başka bir yönden bakarsak da, her nedense saldırıya uğrayanların genelde Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanları olması ilginçtir. Ecevit başta olmak üzere diğer liderlere yapılan saldırılardan dünden beri sağda solda epey bir bahsedildi. Ben ise İsmet İnönü'ye yapılan ve pek de hatırlanmayan bir saldırıyı hatırlatmak istedim. 1964 yılında, Türkiye'nin bir ara rejim dönemini kapatmaya çalıştığı günlerde rahmetli İnönü'ye de bir saldırı olmuştu. Hem de öyle yumrukla falan değil, silahla. Mesut Suna isimli bir vatandaş, tam da Başbakanlık binası önünde İsmet İnönü'ye silahlı saldırı düzenlemiş, kimilerine göre 3, kimilerine göre 4 el ateş etmiş, İnönü bu saldırıdan yara almadan kurtulurken çevresindekilerden vurulanlar olmuştu. Kayserili bir elektrik teknisyeni olan Mesut Suna'nın o sırada henüz 3 yıllık bir parti olan Adalet Partisi'nin üyesi olduğu ortaya çıkmış ve suikastın gerekçesi olarak sanığın, Menderes'in asılmasından İnönü'yü sorumlu tutması olarak gösterilmişti. Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırının hangi niyetle gerçekleştirildiğini bilmiyoruz, ama sanki yeni bir Alparslan Arslan vakası gibi duruyor. Kafası karışık bir saldırgan söz konusu. Bir yandan Alperen Ocakları üyesi olduğu söyleniyor. Diğer yandan odasında Abdullah Çatlı ve Deniz Gezmiş resimleri bir arada asılıymış. Bana sorarsanız, bu işi kim organize ettiyse, bu saldırıyla CHP ile MHP arasındaki olası işbirlikleri ihtimalini ortadan kaldırmak istiyor. Çok mu komplo teorisi? Olabilir. Ama bir teori sadece. Not: Yumruğun en azından bir yararı oldu. Aylardır birbiriyle konuşmayan iki lider, "geçmiş olsun" amaçlı da olsa iki satır konuştular.   Kredi kartı aidatları KREDİ kartları meselesi, memleketin en önemli meselesi olmaya devam ediyor. Normal, çünkü millet kredi kartıyla yaşıyor. Türlü cambazlıkla gelirinin üzerinde bir yaşam sürme çabası içerisinde herkes. Haliyle bankalara yönelik bir isyan da söz konusu. Kredi kartı faizlerinin oranı ve kredi kartları için bankaların aldığı "aidat" ücretleri herkesin canını yaktığından gürültüsü de büyük oluyor. Kredi kartlarında taksitli ödemelerde "fahiş faiz" uygulanması gerçekten büyük haksızlık. Ama bunu söylerken bankaların da hakkını yememek lazım. Kredi kartları bir anlamda "kolay kredi" yolu olduğu için bankalar açısından da diğer kredi türlerine oranla daha yüksek risk içeriyor. Bu riskin belirli ölçüde faize de yansıması normal. Yeter ki, "soygun" düzeyine ulaşmasın. Ancak kredi kartı aidatları konusu farklı bir durum. Kredi kartı bir hizmet mi? Evet. Bir hizmeti alıp karşılığında bir şey ödememek normal mi? Değil! Ben kredi kartının her türlü avantajından yararlanırım, taksitli ürün alırım, mil biriktiririm, hediye alırım, puan toplarım, indirim alırım ama bunun karşılığında o kredi kartını bana verene "zırnık ödemem" dediğiniz zaman Anayasal suç işlersiniz. Çünkü bu, bankalara yüklenmiş bir angaryaya döner ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre angarya suçtur. Ancak bankalar açısından bunun da bir çözümü vardır. Bir müşteri bankaya kredi kartı aidatı ödemek istemiyor mu? Kredi kartını sadece üzerinde nakit taşımamak için mi kullanıyor. O zaman "aidatsız" bir kredi kartı verirsin. Ama aidatlı kartların yararlandığı hiçbir hizmetten yararlandırmazsın. Taksit yaptırmazsın, mil vermezsin, puan vermezsin, indirim yaptırmazsın. Sadece "ödeme" hizmeti yaptırırsın. Bunun için de bir aidat talebin olmaz. Bence Bankalar Birliği, bankalara böyle bir uygulama yaptırmalı. "Aidatlı kart" ve "aidatsız kart" diye iki tür kart olmalı. Böylece aidat gürültüsü biter en azından.   Belki bir yöntem olur KÜÇÜK Pamir'in saatler süren aramalardan sonra komşunun havuzunda bulunması, arama-kurtarma çalışmalarını da sorgulanır hale getirdi. Arama ekiplerinin bu eleştiriye verdiği yanıt, "Biz canlı arıyorduk. Komşudaki havuzun dibine niye bakalım" demesi bir ölçüde mantıklı olsa da kulağa hoş gelmiyor. Arama faaliyetleriyle ilgili olarak bir emniyet yetkilisinin anlattığı yöntemi hatırlatmak istedim. Yıllar önce İzmir'de benzer bir olay olur. 2.5-3 yaşlarındaki bir çocuk evden kaçar ve kaybolur. Polis ve gönüllü siviller çocuğu aramaya başlarlar, ama sonuç alamazlar. Sonunda emniyetten birinin aklına "bir çocuk psikiyatrına" danışmak gelir. Hemen bir psikiyatr getirilir ve bu yaştaki bir çocuğunun evden kaçması halinde hangi düzende hareket edeceğini öngörmesi istenir. Çocuğun ailesinin evi dik bir yokuştadır ve bütün aramalar "Çocuk yokuş aşağı inmeyi tercih etmiştir" diye yolun aşağı kesiminde yoğunlaşmıştır. Psikiyatr tam tersini söyler. Çocukların yürüme alışkanlıkları gereği o yaşlarda yokuş aşağı gitmeye korktuklarını ve bu yüzden de emekleyerek bile olsa yokuş yukarı çıkmalarının daha yüksek olasılık olduğunu belirtir. Aramalar yukarı doğru yoğunlaşır. Yine psikiyatrın tavsiyesiyle çocuğun ortaya çıkmasını sağlamak üzere havaya balonlar salınır, bölgedeki ormanlık alanda çocukların ilgisini çekecek gürültülü ve eğlenceli faaliyetler yapılır. Nitekim çocuk bir iki saat içinde bulunur. Pamir'in ölümünde belki bu işe yaramazdı ama yine de bir yöntem olarak bilinmeye, hatırlanmaya değer.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Filmlere bilimsel yayın muamelesi yapmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026