İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Gelmeseydin be Gauck

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 1, 2014

Gelmeseydin be Gauck

BEN iki gün Almanya'ya gittim. Alman Cumhurbaşkanı iki gün Türkiye'ye geldi. Ortalık karıştı. Almanya Cumhurbaşkanı Gauck önce Çankaya'da "hafiften", sonra da ODTÜ'de "damardan" Türkiye eleştirileri yaptı. Gauck'un "sert" eleştirilerine, Başbakan Erdoğan "daha da sert" yanıtlar verdi ve Almanya ile de ilişkiler birdenbire gerildi. Aslında Gauck bilerek veya bilmeyerek AK Parti "ideologlarının", "Türkiye'de olan biten pek çok şeyin arkasında Almanya var" şeklideki komplo teorisini "doğrulamak" için fırsat bekleyenler açısından "AK Parti'nin ekmeğine yağ sürdü". Artık Türkiye'de olan biten her şeyde, söylenen her sözde Alman parmağı arayan AK Parti'nin mütefekkirleri, Alman Cumhurbaşkanı'nı "tanık" olarak gösterebileceklerdir. Ben bu komplo teorilerine katılmamakla birlikte Alman Cumhurbaşkanı'nın tepeden tırnağa "hatalı" olduğunu düşünüyorum. Sakın yanlış anlamayın. "Alman Cumhurbaşkanı'nın söyledikleri külliyen yanlıştı" falan demiyorum. Alman Cumhurbaşkanı Gauck'un eleştirileri abartılı olabilir, tam yerinde olabilir veya eksik bile olabilir. Türkiye'de durum, Alman Cumhurbaşkanı'nın söylediğinden iyi olabilir. Söylediği gibi olabilir veya söylediğinden bile beter olabilir. Ancak resmi bir ziyaret sırasında, bir Cumhurbaşkanı bunları söylemez. Söylerse ayıp olur, terbiyesizlik olur. Abdullah Gül Almanya ziyaretinde bunları söylese Almanlar ayağa kalkar, Gauck söylediğinde de Türkler. Çünkü misafir böyle bir şey söylemez. Düşünün, bir tanıdığınız evinize ziyarete geliyor. Oturup yemek yiyorsunuz, sohbet ediyorsunuz. Misafiriniz başlıyor konuşmaya: "Yemek çok kötüydü. Zaten eviniz de çok zevksiz döşenmiş. Böyle bir semtte nasıl oturuyorsunuz anlamıyorum. Üstelik de yerler pis, mobilyalar toz içinde. Çocuklarınıza da hem iyi terbiye vermemişsiniz hem de kötü davranıyorsunuz. Zaten böyle olduğunu gelmeden de biliyordum. " Söyledikleri doğru bile olsa bir misafir böyle konuşur mu? Eğer böyle düşünüyorsa, zaten o eve misafirliğe gelmez. Davet etseniz bile bir bahane uydurur ve davetinize icabet etmez, hakkında bu kadar olumsuz şeyler düşündüğü bir eve adım atmaz. Alman Cumhurbaşkanı Gauck'un hatası ve ayıbı budur. Madem böyle düşünüyordu, Türkiye'ye gelmeyecekti. Geldiyse bunları söylemeyecekti. "Dost acı söyler" cümlesi doğru olabilir. Ama o zaman da bunları doğrudan muhataplarına söylemesi gerekirdi. Evime misafir gelen bir dostum, evle ilgili eleştirilerini ortalık yerde söylerse alınırım. Bir köşede kulağıma fısıldarsa dinler, teşekkür ederim. Gerçi Gauck bunları kulaklarına da söylese teşekkür etmezlerdi ama en azından "haksız duruma düşen" kendisi olmazdı. İdamın 1'i de birdir 1000'i de BAŞBAKAN Erdoğan yine kızmış. Bu kez de "bir kısım medyanın" Mısır'daki idam kararlarını "yeterince" eleştirmemesine kızmış. "Yeterince" nedir, doğrusu bilemiyorum. Çünkü "yeterince" çıtası her gün yükseliyor ve yakalamak mümkün değil. O yüzden de yakalamaya çalışmak bile yersiz. Ama herkes bilmeli ki, Mısır'daki idam kararlarını "yeterince" eleştirenlerden bile daha fazla "idam" karşıtıyız. Üstelik de sadece Mısır'da değil, her yerde. Ama idam kararlarına sadece "sayısal" olarak bakıp eleştirenlerle asla aynı kafada olamayız. Çünkü idamın 1'i de birdir 1000'i de. He 1 kişi idam edilmiş, ha 1000 kişi fark etmez. "Fark eder" diyenler gidip o 1 kişiye sorsunlar bakalım farkı, ne yanıt alacaklar. Adaletsizliğin veya insanlık dışı cezanın "niceliksel" farkı yoktur. Mısır'da değil 1000 küsur kişi 1 kişi bile idam edilmemeli. Zaten insanlık dışı bir ceza olan idam, siyasi davalarda iyiden iyiye garabet haline geliyor. Bir çocuk katlinde toplumun tamamının nefretini kazanan bir kişi ile siyasi davalarda toplumun bir bölümüne göre suçlu bir bölümüne göre kahraman olan birinin cezalandırılmasının vicdani ve tarihi algısı elbette ki farklı. Peki elin diktatörlüğüne talkın verirken Türkiye'deki durum ne, bakan var mı? Bizim de Mısır'dan pek farkımız yok aslında. Mesela sadece Ergenekon ve Balyoz gibi iki önemli davada verilen "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezalarının sayısı 9. Eğer Türkiye'de idam cezası 3 Ağustos 2002'de DSP ile ANAP'ın önerisi ve MHP dışında neredeyse tüm Meclis'in ittifakıyla kaldırılmamış olsa, bugün Türkiye'de de bu 9 kişi hakkında idam cezası verilmiş olacaktı. Mısır'da ister 1 olsun, ister 1000, idam kararları elbette kabul edilemez. Ama Mısır'daki "fikirdaşlar" için gösterilen vicdani tutumun, Türkiye'de de geçerli olması lazım. Kız istemek başka, suçlu istemek başka ABD'den Fethullah Gülen'in iadesi istenmiş. Güldüm. Uluslararası hukukta kimse "kız istenir gibi" istenmez. Bu konuda Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 16.11.2011 tarihli genelgesine bakmak yeterli olacaktır. Buna göre iade talebine gerekçe olan - Fiilin işlendiği yer, zaman, fiilin nasıl işlendiği, ihlali edilen yasa hükmü ve suçun ayrıntılı tarifi, - Talepname öncesi gerçekleştirilen adli işlemlerin neler olduğu, - İadesi istenen kişi hakkındaki tutuklama kararını veren mahkeme ve müzekkere sayısı ve tarihi, - Yakalama emrini çıkaran makamın adı ve emrin tarihi, sayısı, - İddianame veya mahkûmiyet kararı, - Suça uygulanacak kanun maddeleri, - Kımızı bülten başta olmak üzere yapılmış olan tüm adli takibat ve işlemler eğer soruşturma safhasında ise Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma aşamasında ise ilgili mahkeme tarafından hazırlanır. Yani "Yollayın şunu artık" diye istenmez. Telefonda Başkan'dan hiç istenmez. Fethullah Gülen hakkında tüm bunlar yapılmış mı, yapılmamış mı bilmiyorum. Yapıldığını hiç ama hiç zannetmiyorum. Ortada bir suç var ise, bu suçu işleyen ister hacı olsun, ister hoca hiç fark etmez. İstenir. Ama laf olsun torba dolsun diye değil, usulünce istenir. Başta "Gülüyorum" dedim ya. Sırf isteme şekline gülmüyorum. Eğer Gülen'i ABD'den isteyen veya istemeye hazırlanan bir başka partinin iktidarı olsaydı AK Partililer ne derdi diye düşünüyor, ona da gülüyorum. NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Kimin yaptığına değil, ne yapıldığına baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026