İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türkleri katletmek beleş, Rum'u yerinden etmek 90 milyon Euro

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 14, 2014

Türkleri katletmek beleş, Rum'u yerinden etmek 90 milyon Euro

AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle Türkiye'yi mahkûm etti. 90 milyon Euro tazminat ödemek zorunda bıraktı. Öder miyiz, ödemez miyiz bilmiyorum. Ancak Türkiye'nin bu mahkûmiyeti, Dışişleri'mizin yıllar süren beceriksizliğinin sonucudur. Aynen Ermeni meselesinde olduğu gibi, Türkiye'ye ve Türklere yapılanların "unutulmasına" imkân sağlamış, Türklerin yaptığı iddia edilenler ise büyütülerek "öcüleştirilmiş" oldu. Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Kıbrıs'taki bir darbe sonrası Türklere yapılan zulümle başladığını kim hatırlıyor Avrupa'da? Hiç kimse. Peki Muratağa ve Sandallar katliamlarını. Ya da Atlılar katliamını. Hiç kimse. Çünkü hatırlatma gereği duymadık. Üşendik. Ne aydınlarımız Türklere yapılan bu katliamı gündeme getirdi, ne Dışişleri'miz. Sanki Türklere yapılan zulmü anlatmak, tekrar tekrar hatırlatmak, unutturmamak ayıpmış gibi sustuk. Muratağa Köyü'nde yaşayan Türklerin, EOKA-B teröristleri tarafından Sandallar Köyü'ne götürüldüğünü, orada iki köyün ahalisinin birlikte makineli tüfeklerle taranarak veya kesici aletlerle doğranarak öldürüldüğünü Avrupa'da bilen var mı? Yok! Hatırlattık mı? Asla! Ya Atlılar Katliamı. Atlılar Köyü'nde yaşayanların tümünün, en küçüğü 16 günlük bebek, en büyüğü 94 yaşındaki dede olmak üzere aynı EOKA-B'ciler tarafından öldürülüp diğer iki köyün yaşayanları gibi toplu mezara atıldığını niye anlatmadık hiç dünyaya. Öldürülmüş olmaktan utandığımız için mi? Tabii şimdi bizden 90 milyon Euro ister AİHM. Bizimkiler dava açsa kimbilir kaç para alırdık. Ya da alır mıydık acaba!   Erdoğan ile Yıldırım'ın tepkileri niye aynı? PAZAR akşamı Galatasaray maçını izledikten sonra Fenerbahçe'nin kupa kutlamalarını izliyordum televizyonda. Belki de hayatımda ilk kez. Normalde içim kaldırmaz ama bu sezon öylesine hak edilmiş bir şampiyonluk kazandı ki rakibimiz, kupa törenini bile izlemek bana pek dokunmadı. Törenin sonunda Aziz Yıldırım konuşurken birdenbire ne olduğunu anlamadığım bir şekilde Yıldırım çıldırdı. Bağırdı çağırdı, sövdü saydı... Nedenini gerçekten anlamadım; çünkü Yıldırım'ı delirten "Alex" tezahüratı televizyondan duyulmadı bile. Nedenini sonra öğrendim. Tabii Yıldırım'ın bu "öfke dolu" tepkisinden sonra herkes "Recep Tayyip Erdoğan-Aziz Yıldırım karşılaştırması"na başladı. Herkes "İkisi de aynı" diyor, başka bir şey demiyordu. Bence de ikisi de aynı. Giderek daha ortak tepkiler veriyorlar, giderek daha fazla aynı tonu, aynı üslubu ve aynı jargonu benimsiyorlar. Bunun nedenleri de çok benzer. - İkisi de çok uzun süre o koltukta oturdu. Büyük bir camianın en tepesinde bu kadar uzun süre oturulunca müthiş bir kendini beğenme, müthiş bir kibir baş gösteriyor. Kendilerini vazgeçilmez, olmazsa olmaz zannetmeye başlıyorlar. - İkisinin de yargıyla sıkıntıları var ve ikisi de yargıyla olan hukuki sorunlarından arkalarındaki toplumsal destek, taraftar baskısı ve sandıkla kurtulmaya çalışıyor. - İkisi de canla başla çalıştıkları için yaptıklarının alkışlanmasını, ama yapmadıklarının hatırlatılmamasını veya hatalarının söylenmemesini istiyor. Çünkü ikisi de gerçekten kendilerini yaptıkları işe fazlasıyla vermiş ve eleştiriyi nankörlük olarak görüyor. -İkisi de rakip gördüklerini düşmanlaştırarak kendilerini sağlama alıyor. Düşmana karşı savaştıklarını söyleyerek camialarında güçleniyor. - İkisi de yargının üzerlerine gelmesinden Cemaat'i sorumlu tutuyor. Eee tabii bu kadar benzerlik olunca, tepkilerin de "aynı" olması kaçınılmaz oluyor.   Keşke sorsaydın Yeni Şafak DEDİM ya, "Artık sinirlenmiyorum" diye. Gerçekten sinirlenmiyorum. Zaten hepimizin yerine ve hepimize yetecek kadar sinirlenen biri varken, benim sinirlenmem fuzuli olacak. Dün de okuduğum bir habere sinirlenmem gerekirken, ona bile sinirlenmedim. Yeni Şafak Gazetesi birinci sayfasından bir haber yayımlamış. "Bu nasıl liste" başlığıyla. Haber şöyle: "AB Ankara Temsilciliği, basın özgürlüğü raporu hazırlamak için Brüksel'den gelen bir heyetle Türkiye'den gazetecileri buluşturduğu toplantıya muhalif isimleri davet etti. Farklı görüşten sadece yazarımız Ali Bayramoğlu'na yer verilen liste tepki topladı. İstanbul'daki toplantıya katılan isimler şöyle: Abdülhamit Bilici (Zaman), Yavuz Baydar (Todays Zaman), Amberin Zaman (Taraf), Andrew Finkel (The New York Times), Kadri Gürsel (Milliyet), Rober Koptaş (Agos), Nadire Mater (Bianet), Fatih Altaylı (Habertürk)." Eleştirilen bir tonda yazılan ve katılımcıların neredeyse vatana ihanetle suçlandığı haberi okuyunca kızacağıma güldüm. "Acaba cadı avı başladı mı?" diye düşündüm. Yeni Şafak'ın Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül'ü aradım. "İbrahim'cim, ben o toplantıya katılmadım" dedim. "Tahmin ettim abi, keşke sorsaydık. Bize gelen listeyi yayımladık. Sana ayıp oldu" dedi. "Yok canım önemli değil. Olur böyle hatalar. Ama katılmadım o toplantıya. Küçük de olsa bir düzeltme yaparsan sevinirim" deyip kapattım. Açık söyleyeyim, o toplantıya katılanlar arasında aynı ortamda bulunmaktan rahatsız olmayacağım tek kişi Amberin Zaman'dır. Diğerleriyle yan yana oturmaktan imtina ederim. Söz konusu toplantının davetiyesi geldi, doğru. Ama katılmadım. Keşke sorsalardı gerçekten.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hakkını arayana değil, hakkını aramayana kızdığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran
Köşe Yazıları
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran

Fatih Altaylı

Mart 3, 2026

Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi
Köşe Yazıları
Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi

Fatih Altaylı

Mart 2, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026