İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Esma'nın ölümü de olmuş geçmiş midir!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 24, 2014

Esma'nın ölümü de olmuş geçmiş midir!

BUNLARI gerçekten inanarak mı söylüyor acaba? Gerçekten böyle mi düşünüyor? Hiç zannetmiyorum... Öyle düşünmediğinden eminim hatta. Çünkü en fazla kendisi unutmuyor. En fazla kendisi hatırlıyor ve hatırlatıyor sıklıkla. Mısır'da başta ölümüyle hepimizi üzen Esma olmak üzere "Rabiatül Adeviye Meydanı"nda ölenleri anmıyor mu sık sık. O "Rabia" işaretini yapan ve yaptırtan, o işaretin Esma'yı işaret ettiğini söyleyen o değil mi? Gazze'de İsrail'in fosfor bombalarıyla, kurşunlarıyla ölen çocukları unutuyor mu hiç? Unutmuyor asla ve hatırlatıyor her fırsatta. Burakcan'ı da unutmadığını biliyoruz. Adını sık sık anıyor. Bu nedenle Başbakan'ın "Ölen ölmüştür, neyin anması" derken samimi duygularını dile getirdiğini hiç zannetmiyorum. "Ölen ölmüştür. Bitti gitti" fikrinde olmadığından eminim hatta. "Kaybettiklerimizi şiddetle değil sevgiyle analım ki, başkalarını da kaybetme acısını yaşamayalım" deseydi keşke. Ben de bu yazıyı yazmasaydım o zaman. Anırsalar da bu ülkede yaşayacağız KIZILAY İstanbul Şube Başkanı imiş. İlhami Yıldırım. Yazdıklarını okudunuz mu? İstanbul'da önceki günden beri gerginlik yaratan olaylarla ilgili twit'lerini. Kendisi içer mi bilmiyorum ama ayık kafayla yazılacak şeyler değil yazdıkları. "Eğer arpanız fazla geldiyse o arpayı önünüzden almayı biliriz! Arpa taşıyanları da biliriz" diyor. Kesmiyor, devam ediyor. "Ya bu ülkede eşşek gibi sessizce yaşayacaksınız ya da defolup gideceksiniz! Sizlere her kim destek veriyor, yüz veriyorsa o da şerefsizdir!" Bunları yazan adama kim destek veriyor bilmiyorum ama eski bir bakan olan ağabeyi Binali Yıldırım'ın vermediği kesin. Hemen açıklama yapıp, "Bu sözlere katılmam mümkün değildir" diyor. Belli ki, yakalasa kardeşini dövecek de! O kadar kızmış yazdıklarına. Ama ben eminim ki, bu sözleri alkışlayan da epey bir taraftarı vardır bu İlhami Efendi'nin. Kendisiyle aynı fikirde olmayanlara, "Ya eşşek gibi sessizce yaşayacaksınız" deme cüretini gösteren bu "faşist" düşüncenin bilmesi gereken bir şey var. Bu ülkede hangi fikirden olursa olsun milyonlarca namuslu, onurlu vatandaş yaşadığı gibi, onların çocukları da bu ülkede yaşamaya devam edecek. Bazıları onları anırarak bu ülkeden kaçırabileceğini zannetse de edecek. Ama onun gibilerin çocukları bu ülkede yaşamaya devam etse de kolay kolay insan içine çıkamayacak. Dün çiftçi, bugün madenci SOMA ile ilgili yazılara bugün nokta koymak istiyorum. Dün ve önceki gün TKİ'nin ihale yönteminin yanlışlığından, iş güvenliğini hiç hesaba katmadan miktar ve fiyat üzerinden yapılan ihalelerin ölümlü maden kazalarını kaçınılmaz hale getirdiğinden, madencilik gibi sektörlerin özel ihale koşullarına sahip olması gerektiğinden söz ettim. Bir kamu kurumu olan TKİ'nin kâr hırsıyla, "Çok çıkarın, çabuk çıkarın, ucuz çıkarın" diyerek verdiği ihalelerle madencilik olmayacağını anlattım. Türkiye ne yazık ki, bir süredir sadece "kâr odaklı" ve "para odaklı" bir devlet anlayışında. Yol ihalesi gibi maden ihalesi, maden ihalesi gibi sağlık ihalesi olmayacağını kavramış bir zihniyet yok gibi görünüyor. Gelelim Soma ile ilgili bugün anlatacaklarıma. Soma'da Türkiye Kömür İşletmeleri'nin ve Soma'daki kolu ELİ'nin çok önemli bir hatası daha var. Ben bunun da bir risk olduğunu düşünüyorum. Soma'da bir yandan yeraltı madenciliği yapılırken aynı anda açık ocak işletmeciliği de yapılıyor. Yani bir yandan yeraltında galeriler açılıyor, bir yandan da o madenin üzerinde, yüzeye yakın kömürü çıkarmak için hafriyat yapılarak açık ocak işletiliyor. Bu da dünyada pek rastlanan bir sistem değil ve yeraltı madenciliğindeki riskleri artırıyor. Devlet her nedense sanki birisi buradaki rezerveri kaçıracakmış gibi hızlı bir şekilde madeni çıkarıp paraya kavuşmak istiyor. Diğer bir hata ise maden işçiliği. Herkesin kabul ettiği gibi riskli ve uzmanlık gerektiren bir iş olan maden işçiliğinde TKİ'ye göre hiçbir kriter yok. Dün tarla çapalayan bir çocuk, ertesi gün taşeronun elinde maden işçisi olarak yerin yüzlerce metre altına iniyor. Ne bir eğitim, ne bir bilgi. Risk anında ne yapacak, tehlike anında nasıl davranacak bilmiyor. Dün çiftçi, bugün maden işçisi. Bu da riskleri artıran, kaza veya tehlike anında can kaybını çoğaltan başka faktör. Yeni maden yasası çıkarılırken tüm bunlar göz önüne alınmazsa Soma'da veya başka bir yerde çok can kaybederiz. Artık Gül'ü arıyor BİRKAÇ hafta önce ABD yönetimi ile hükümet arasındaki ilişkilerin eskisi gibi olmadığını, hatta hayli gergin olduğunu yazdığım zaman AK Parti'ye destek veren kesimlerden epey bir tepki almıştım. "Nereden uyduruyorsun bunları; yok böyle bir şey" demiş, hatta hakarete varan yaklaşımlarda bulunanlar olmuştu. Ancak önceki gün Başbakan'ın açıklaması, benim doğruyu yazdığımı ortaya çıkardı. Bir zamanlar sık sık Başbakan Erdoğan'ı arayan ABD Başkanı Obama, Soma faciası sonrası Türkiye'ye telefon açma ihtiyacı hissedip "bir ihtiyacımız olup olmadığını" sormuş. Ancak bu kez geçmişte hayli samimi olduğu Başbakan Erdoğan'ı değil, Cumhurbaşkanı Gül'ü aramış. Kimse bana, "Ne var canım mevkidaşı o" demesin. Eskiden de mevkidaşı Gül'dü, ama Obama, Erdoğan'ı aramayı tercih ederdi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bu ülkede mezhep çatışması çıkarmak isteyenlerin değirmenine su taşımadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026