İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Askere karışma dersen asker de karışmaz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2014

Askere karışma dersen asker de karışmaz

BAYRAĞIN indirilmesinin faturası askere çıkarıldı. Büyük ihtimalle sonunda bu işin sorumlusu "nöbetçi er" olacak. Yakacaklar çocuğun askerliğini, bayrağın şerefi, namusu kurtulmuş olacak. Peki öyle mi acaba? Sorumlu asker mi? Barış süreci diye kimsenin içeriğini bilmediği bir süreç yürütülüyor. Birtakım pazarlıklar yapılıyor. Yapılsın itirazım yok ama kimse, büyük ihtimalle hükümet üyeleri bile içeriği bilmiyor. Bizlerin bildiği tek şey, "Aman süreç bozulmasın. Sesimizi çıkarmayalım". İki yıla yakın bir süredir bölgedeki Türk Silahlı Kuvvetleri'ne "izle, seyret, ilişme" taktiği veriliyor. Asker de aldığı emir doğrultusunda izliyor. Yol kesiliyor, asker izliyor. Çocuk yaşta PKK'lılar kimlik kontrolü yapıyor, asker izliyor. PKK vergi topluyor, asker izliyor. Silahlı PKK'lılar önlerinden geçiyor, asker izliyor. Ve en sonunda bayrağımız indiriliyor, asker onu da izliyor. Çünkü ona "Karışma" talimatı verilmiş. Karışmıyor. Haklı olarak karışmıyor. Çünkü gıkını çıkarsa "Ergenekoncu" olacak. "Hop n'apıyorsunuz!" dese, barışı bozmaya çalışan paralel komutan olacak. Hele hele Allah muhafaza silaha dayansa, hükümete başkaldırmış darbeci asker kalıntısı yaftası yiyecek. O yüzden asker seyirci. Bayrağı indirseler de seyirci, yerine PKK bayrağı çekseler de seyirci. Hemen size Diyarbakır'da bayrak indirme olayı üzerinden bir değerlendirme yapayım. Diyelim ki, Türk bayrağı gönderden PKK'lı çocuk tarafından indirilirken oradaki asker inisiyatif kullandı ve göndere çıkan kişiyi vurdu. Ardından Diyarbakır'da olaylar patladı. Ölenler, yaralananlar oldu. Ne olacaktı tahmin edebilir misiniz? Ben söyleyeyim. O birliğin komutanı hemen bazı gazeteler tarafından "paralel komutan" ilan edilirdi. Barış sürecini bozmak için böyle davrandığı öne sürülürdü. Çeşitli dosyaları açılır, geçmişinden birtakım mevzular önümüze koyulurdu. Ne Alman ajanlığı kalırdı, ne İngiliz. Hatta İsrail ordusuyla ortak tatbikata katıldığı için böyle yaptığı bile söylenirdi. Asker de bunu bildiği için izlemekle yetindi. Ne oldu? Sonuç değişmedi. Şimdi yine hain oldu, sorumsuz oldu, görevini yapmayan oldu, bilhassa müdahale etmeyen paralelci oldu. Türkiye'de herkes, her an bu yaftalarla karşı karşıya kalabilir. Çünkü Türkiye'de iyi olan ne varsa hepsinin sorumlusu hükümettir. Kötü olan ne varsa hepsinin sahibi diğerleri.   Cehalet ve egemenlik MURAT Bardakçı'nın Tarihin Arka Odası programında Dr. Necdet Özgelen'i izledim bu hafta sonunda. 94 yaşında psikiyatri ihtisası yapmak için, daha doğrusu ihtisaslarına psikiyatriyi de eklemek için 10 bin sayfa ders çalışan Doktor Necdet Amca'yı. 1940'lardaki Türkçülük hareketi ve Nihal Atsız'ı anlatmak için Murat'ın konuğuydu, ama bana sorarsanız son yıllarda duyduğum en muazzam cümleyi kurduğu için anlattıklarının geri kalanını hatırlamıyorum bile. Program boyunca ve hâlâ aklımda o cümle var. Dr. Necdet Özgelen, programın bir yerinde şöyle dedi: "BEN, BİZ TÜRKLERİN YURT EDİNDİĞİMİZ BU COĞRAFYADA KALICI OLACAĞIMIZI ZANNETMİYORUM. BU CEHALETLE, BU BİLGİSİZLİKLE BU TOPRAKLARDA HÜKÜM SÜRMEMİZE İZİN VERMEZLER." Evet, büyük harflerle yazdım ki, gözünüzden kaçmasın. Yüzyıllar süren nice büyük imparatorluklar, Roma gibi, Emevi Devleti gibi, Bizans gibi, Osmanlı gibi bilime, bilgiye ve adalete sırtlarını döndükleri gün öyle veya böyle tarih sahnesinden silinmeye başlamışlar ve sonunda silinmişlerdir. Dr. Özgelen'in bu tahmini ne yazık ki, çok ciddi bir durum tespitidir. Cehalet elbette egemen olabilir. Ama o egemenlik asla kalıcı olamaz.   Sykes-Picot haritaları MUSUL'da olan biteni hayretle izliyor, "Allah Allah neler oluyor orada" diye kafa sallayıp duruyoruz. Suriye'de Türkiye'yi tehdit eden IŞİD, Musul'u ele geçirdi. Konsolosumuzu peşmergeler kurtarmış. Süper güç, oyun kurucu Türkiye ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Anlamaya çalışanlar için buraya iki harita koyuyorum. Bakınca belki anlarlar neler olup bittiğini. Bu haritalar meşhur Sykes-Picot anlaşmasının sonuç haritalarıdır. 1915-16 yıllarında Küçük Asya'nın paylaşılması esnasında İngilizler ile Fransızlar arasında sorun yaşanması üzerine hükümetleri tarafından görevlendirilen İngiliz Sykes ile Fransız Picot'un bir yıllık çalışma sonucunda üzerinde uzlaştıkları haritadır. Daha sonra Çarlık Rusyası bu haritaya itiraz etmiş ve payını talep etmiş, ancak Bolşevik İhtilali sonrası Bolşevikler bu talepleri uygulamaya koymaktan vazgeçmiştir. Haritalardan biri bugün Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün topraklarının paylaşımı ve oluşturulacak devletlerle ilgilidir. Diğeri ise Rusların da konuya dahil olmasıyla paylaşıma Anadolu topraklarının da katılmasıyla oluşmuştur.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Dünü bilmeden geleceği planlamanın mümkün olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026