İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

O beğenmediğiniz Cumhuriyet var ya!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2014

O beğenmediğiniz Cumhuriyet var ya!

DÜN TEOG sınavı rezaletini yazdım. Gerçi ÖSYM hangi sınavı yapsa rezalet çıkıyor altından yıllardır. Aslına bakarsanız Profesör Ünal Yarımağan'dan bir milyon, hatta bir milyar kere özür dilemem lazım. Ne olur beni bağışlasın. Hatırlarsınız belki, Ünal Yarımağan ÖSYM Başkanı iken ÖSYM sınavında bir hata oldu. Ünal Yarımağan'a, "Hocam oldu mu?" dedik. "Olmadı" dedi ve hemen istifa etti. Kuruluşundan beri ÖSYM'de görev almış, 6 yıl da başkanlığını yapmıştı. Sıfır hatayla. Tek bir hata yaptı. İstifa etti. Üstelik de işin uzmanıydı. Elektronik Mühendisi'ydi, ama bilgisayar profesörüydü. Yerine şimdiki başkanı buldular. Ali Demir'i. Profesör, tekstil mühendisi. Geldiği günden beri hatasız tek bir sınav yok. İstifa mı? Daha neler. Gayet memnun ve pişkin oturuyor yerinde. Daha da uzun süre oturur. Mesele Ali Demir, Veli Demir meselesi değil. Mesele gençlere, gençlerin eğitimine, geleceğine karşı bu kadar özensiz ve fütursuz olunması. Yeni bir Cumhuriyet kuruyorlar ya. Muazzam bir Cumhuriyet ve eskisiyle hesaplaşıyorlar ya. Bu da onun bir parçası herhalde. Peki o nefret ettikleri, kin kustukları, hakaret üzerine hakaret yağdırdıkları "Eski Cumhuriyet", gelecek nesilleri nasıl yetiştirmek istiyordu. Boş laf değil. Biyografiye bakalım. Önümde Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük ekonomi tarihçisi Ord. Prof. Ömer Lütfi Barkan'ın bir kitabı var. Girişinde de biyografisi. Şöyle yazıyor: "1923 yılında İstanbul'da açılan Orta Öğretmen Okulu'nda bir yıl okuduktan sonra Edebiyat Fakültesi ve Yüksek Muallim Mektebi'ne girdi. Fakültenin Edebiyat Bölümü'nü 1927 yılında bitiren Barkan, lise öğretmeni olarak yetiştirilmek üzere Strasbourg Üniversitesi'ne gönderildi." 4 yaşındaki Cumhuriyet, gelecek nesillerini yetiştirmek için, o yoklukta bir öğretmen adayını, bir lise öğretmenini yetiştirmek için Strasbourg'a yolluyor. O şimdilerde beğenmediğiniz Cumhuriyet. Barkan sadece bir örnek. O kadar çoklar ki! Ve o öğrenciler geliyorlar, Anadolu'nun çeşitli liselerinde öğretmenlik yapıyorlar o yıllarda. Mesela, Profesör Abdülbaki Gölpınarlı, Balıkesir Lisesi'nde öğretmen. O günden bugüneeee.... O Cumhuriyet'i beğenmeyenler. Yeni kurulmakta olandan çok memnundur herhalde. Güle güle kullansınlar....   Bu da bir profesörün mektubu "SEVGİLİ Fatih Bey; Sınav hatalarına, MEB saçmalıklarına ve sistem değişikliklerine bile isyan edemez şekilde düzenimiz bozuk ve tepkisiz olduk biliyorum. Ama bu son TEOG sınavının yürütmesinin durdurulması resmen ya kötü niyet ve farklı amaç ya da direkt kapasitesizlik nedeniyle ortaya çıkan bir durum. Bakın mahkeme süreci öncesi MEB'e hemen sınav ertesinde verdiğimiz dilekçeye bakanlık yetkilisince verilen yanıt da ekte. Şimdi bu insanların anlama sorunu mu var sizce, yoksa 'Biz gemimizi yürütelim, bu başvuranları da salak yerine koyan bir yanıt veririz susarlar' rahatlığı mı? Gayet açık olarak haksızlık olduğu ortada olan bir durumu hemen sınav sonrasında bu başvurularla düzeltsen bu rezalet olmayacak. Bu arada soru iptal edilen sınavda mazereti olan 46.000 çocuğu da hiç söz konusu etmiyorum. Bir tıp profesörü olarak iddia ediyorum, sınavın yapıldığı aralık ayında geçmiş yıllarda 8. sınıflarda raporlu olan öğrenci sayısını bir araştırırsanız ne hikmetse bu yıl sınav tarihinde hastalık insidansının 10 kattan fazla arttığını görürsünüz. İlgi çekici değil mi sizce? Yoksa çocuklarımızın dershane dedikodusu diye anlattıkları 'Bazı dershaneler öğrencilere, raporunuzu biz ayarlayacağız, sınava değil mazeret sınavına gireceksiniz, bildirimi yapmış" iddiası doğru mu? Prof. Dr. C.B."   Başkanlık Sarayı mı, Başbakanlık binası mı? ANKARA'da Atatürk Orman Çiftliği arazisinde yeni bir Başbakanlık binası yapıldı, biliyorsunuz. Hani mahkeme "durdurma" kararı verdi de Başbakan çıkıp "Sıkıysa durdurun" dedi. O bina. Allah var, güzel bina oldu. Başbakanlığa öyle bir bina lazımdı. Ankara'da her birimi ayrı bir yerde, derme çatma binalar yetmiyordu Başbakanlığa. Ne var ki, dün bir haber okudum. Abdullah Gül görevi sona erdiği için, yıllardır ikamet ettiği Dışişleri Bakanlığı konutundan çıkınca, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri konutuna taşınacakmış. Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse o da "Yeni Başbakanlık" binasındaki rezidansa taşınacakmış. Benim bundan anladığım şudur. Yeni Başbakanlık binası olarak inşa edilen bu bina, aslında Başbakanlık binası değil. Bu bina, Tayyip Bey'in Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde "Başkanlık Sarayı" olacak. Başından beri "Beyaz Saray" benzetmesiyle yapılan bu bina böylelikle gerçekten de "Başkan"ın oturacağı "Saray" olacak. Ancak seçim bu, belli mi olur! De ki seçimi diğer adaylardan biri kazandı. İhsanoğlu veya Demirtaş. O zaman bu bina büyük ihtimalle Başbakanlık binası olacak. Anlayacağınız "adamına göre" bina durumu var. Tabii aynı şey Cumhurbaşkanı'nın tavrı için de geçerli. Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa "Başkan" olacak, aktif olacak. Diğerleri seçilirse Cumhurbaşkanı olup pasif olacaklar. Hele bir aktif olmaya kalkışsınlar... Bugün "aktif Cumhurbaşkanı" isteyen medya onları parça parça eder.   Galatasaray'dan yurt SEVGİLİ profesör ağabeyim Oğuz İmregün, yıllar önce Galatasaraylılar Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı diye bir vakıf kurdu. Yaşlı, yalnız, muhtaç durumdaki Galatasaraylıları çatısı altında barındıracak bir Galatasaraylılar Huzurevi yapmaktı gaye. O zaman 5 bin dolar civarında bir kaynak ve 5 dükkânlık bir mal varlığıyla kurulan vakıf, başta rahmetli Anıl Büyükeroğlu ve Hayrettin Tuğal'ın çabalarıyla Florya'da şahane bir Galatasaraylılar yurdu inşa etti. Her biri en az 17 metrekarelik 78 odalı, 117 yataklı bir ev. Galatasaraylılar cüzi bir miktar karşılığı yaşlılıklarını bu evde geçirebilecekleri gibi, yaklaşık 35 muhtaç Galatasaraylı da burada ücretsiz kalacak. Kapasite Galatasaraylılarla dolmazsa, dışarıya da açılınacak. Bana göre bu yurdun en önemli özelliği şu: Hayata birlikte başlayıp çocukluk ve ilk gençliklerini ve belki de hayatlarının en mutlu dönemini bir arada geçiren Galatasaray mensupları, hayatlarının son döneminde de birlikte olacaklar. Kapı, isteyen her Galatasaraylıya açık.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ne kadar eğitim, o kadar gelişmişlik olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026