İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Sloganın başarısı berbatlığında

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 11, 2014

Sloganın başarısı berbatlığında

ÖNCEKİ akşam Teke Tek'te konuk ettiğim Kemal Kılıçdaroğlu'na da söyledim, "Ekmel Bey çok yalnız bir görüntü veriyor" diye. Bana göre arkasında 2'si büyük 5 parti varmış gibi bir havası yoktu Ekmeleddin İhsanoğlu'nun... Düne kadar. Dün İstanbul'da Çırağan Otel'de büyük bir katılımla Ekmel Bey'in ilk kez "büyük oynadığını" hissettik. Elinde bir manifesto vardı ve bunu okudu. Sonra da soruları yanıtladı. Okurken kötü, soruları yanıtlarken iyiydi Cumhurbaşkanı adayı. Belli ki, bilgili, donanımlı, doğru düzgün bir adamla karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanlığı adaylığının Ekmeleddin İhsanoğlu'na iyi geldiğini de fark ettim. O eski "Ben önemli adamım" havası, yerini "ölçülü" bir alçakgönüllülüğe bırakmış. Ancak Ekmeleddin İhsanoğlu'nun bu "toplantısından" akıllarda kalan tek şey, "Ekmek için Ekmeleddin" cümlesi oldu. Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının sloganı bu imiş. Başbakan adayı olsa, bir anlam taşıyabilecek olan bu slogan, bir Cumhurbaşkanı adayı için biraz garip ve hemen dile düştü bile. En muhalif AK Parti karşıtları dahi sloganla dalga geçmeye başladılar. Gerçekten de çok vahim, çok anlamsız, çok saçma sapan bir slogan olmuş. Ancak bana sorarsanız, bu kadar kötü olduğu için başarılı. O kadar berbat ki, bir anda dillere düştü ve herkes ezberledi. Yani bir anlamda amacına ulaştı. Duyuldu, yayıldı, konuşuldu ve konuşulacak. Tam anlamıyla "Reklamın iyisi kötüsü olmaz" durumu yani.   Bir yazı, bir sürü tepki İKİ gün önce bu köşede yer alan "Cemaat"le ilgili yazıma binlerce mail geldi. Kimi "Haklısın" diyen, kimi "Yeni mi uyandın" diyen, kimi "Haksızsın" diyen, kimi de küfreden. Bazı Cemaat mensupları beni, "çıkarlarım için" Başbakan'a hizmet etmekle suçlamışlar. Güldüm haliyle. Bazıları Cemaat'i tanımamakla itham etmişler. Yazdıklarıma katılanlar da çok. Yazımı yüzde yüz doğru bulan da var, "Az bile demişsin" diyen de. Oysa ben bir şey demedim. Sadece bir "izlenim" yazdım. Gelen mail'lerden bazılarını sizlerle paylaşmak da istedim.   1. MEKTUP Bu bir Cemaat mensubundan: "Sn. Altaylı, öncelikle hayırlı ramazanlar diliyorum. 'Cemaat'e çok öfke birikmiş' yazınızı okudum. Sizi yıllardır takip ediyorum ve kendi içinizden gelerek, birtakım hesaplara girmeden yazdığınıza inanıyorum. Aksi takdirde cevap yazma gereği hissetmezdim. Faal olmadığım halde camiayı çok iyi tanıyorum. Bu insanlar karıncayı ezmekten bile çekinir, ayrıca kimsenin hakkını yememeye çok dikkat ederler. Ticaretten bürokrasiye kadar egemenlik kurulduğu tespitiniz var. Halbuki vatan evladı camianın eğitim merkezlerinde hem ilim hem de terbiye ve disiplin kazanmaktalar. Bu şekilde başarılı olup önemli mevkilere gelmeleri doğal bir süreçtir. Camiaya nefret eden kişilere hep şunu soruyorum: Şahsım ve arkadaşlarımın hiç kötülüğünü gördünüz mü? Şöyle diyorlar: Siz çok iyisiniz ama üstünüzdekiler çok kötü. İşin gerçeği ise, üstümüzdekilerin benim gibi taban sayılacak kişilerden daha kaliteli ve daha fedakâr olmaları. Bahsettiğiniz gibi cemaatçi görünenler bu süreçte camiadan koptular. 'Cemaat kendinden olmayanı ezmiş' tespitinize ise katılmıyorum. 'Gel, ne olursan ol gel' yaklaşımını da aşarak; 'Gelelim, nerede olursan ol' diye düşünen insanlar ezilse de ezmezler. Sorun şu ki; hırsızlıklarını kapatmak için algı operasyonu ile camianın üzerine geliyorlar. Camiayı yanlış tanıyan insanlar fazla sayıda, ayrıca dünyaya açılan bu güzel harekete haset duyanlar daha fazla sayıdalar. 2023 hedefi taşıyan iktidar, tıpkı 28 Şubat'çıların dile getirdiği 1000 yıl sürecek havası içinde. Halbuki puslu hava birkaç sene içinde dağılacak ve insanlar özür dileyecekler. Hocamızdan ve davamızdan zerre şüphe duymuyoruz. Son diyeceğim; gemicikleri olup iftiralarla algı operasyonu yapanlar, 2 ceketiyle insanlık için çabalayanları anlayamazlar. Sizi seven bir okurunuzum, başınızı ağrıttım."   2. MEKTUP Bu da Cemaat karşıtından. "Fatih Bey, yazınızı okudum. Mükemmel bir analiz yapmışsınız. Biz ailecek MHP'ye oy verirdik, ancak son seçimlerde AKP'ye oy verdik. Hepsi de Cemaat'e karşı tepki oyuydu, ben seçim yerim uzak olmasına rağmen gittim mecburen AKP'ye oy verdim. Cemaat içinde Cemaat'le alakası olmayan insanların baskısı, kendinden olmayanlara karşı tepkileri, idari kadroları hak etmeyenlerin ve liyakat sahibi olmayanların Cemaatçi olmasından dolayı o koltuklara oturduğuna şahit olmam ve en önemlisi sizi dışlamaları. Ben eğer dışlanırsam gider AKP'ye bile oy veririm. Bütün bu sebeplerden dolayı ben ve ailem on kişi AKP'ye oy verdik. Bu seçimde de Tayyip Erdoğan'a vereceğiz. Asıl nedeni ise özetlemek gerekirse şu: Sen 10 yıl işine geldi Başbakan'ı kullandın, son yılda mı hırsız damgasını vurdun, peki on yıl neredeydin? İnadına Başbakan'a vereceğim oyumu. Ve çevremde onlarca insan var benim gibi düşünen."   3. MEKTUP Bunu yazan da Cemaat içinden. "Sn. Altaylı, Bugünkü yazınız, aktif olarak görev almasam da, öğrencilik yıllarımda kaldığım Cemaat/Hizmet (her ne derseniz deyin, bizim için anlam yüklü olan) evlerinde kaldığım ekip adınaydı. Üniversiteye gidene kadar hiçbir siyasi olaydan ya da birtakım şeylerin çilesini çekmeden yetiştim. Üniversitede bu güzel insanları tanıdım, tek amacımız güzel ülkesini seven, bu amaç uğrunda etkileşen, öğrenci yetiştiren, evinden gelen harçlığı öğrencisine kahvaltı almak için harcayan, arkadaşlarımız partilerde dolaşırken bizim gecelerde sohbet ve öğrencilere ders için çabaladığımız bir ekip. Gittiğim üniversite şehrinde hiç yurt yoktu, ev tutacak paramız yoktu. Burslar sayesinde okudum ve bu insanların gayreti ile gerçekten güzel bir üniversite hayatım oldu. Şimdi söyler misiniz? Cemaati/Hizmet'i kullananlar ile bu işin çilesini çekenler arasında bir fark yok mu? Ayrıca son 10 yılda yapılan her kötü davranışın çamur at izi kalsın Cemaat'e yıkılmaya çalışıldığını hiç görmez ve yazılarınızda hiç insaf ve izan tanımaz mısınız? Siz doğruları yazamaz mısınız her zaman olduğu gibi? Sizdeki bu Cemaat/Hizmet antisempatizanlığı nereden gelmekte? Bu insanların, bu ülkenin 10 yıldır kalkınmasının temel sebebi olan yurtdışı okullarının payını nasıl görmezden gelebilirsiniz? Atılan iftiralar ve karalamalar karşısında hiç mi kaleminiz ve VİCDANINIZ sızlamaz?" Bunların dışında bir dönem Cemaat içinde olup Cemaat'ten ayrılanların yazdıkları var ki, onlar tam felaket. Benim bu konudaki aslında bilinen ve yıllarca yazdığım görüşümü de daha sonra yazacağım.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bazen kazanmaktansa adam gibi kaybetmenin daha onurlu olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026