İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Evet, bir kez daha davacıyım!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2014

Evet, bir kez daha davacıyım!

YANLIŞ hatırlamıyorsam mayıs sonu gibiydi. Emniyet'ten cep telefonu numaramı istediler. Güldüm. "Yıllardır dinlediğiniz telefonun numarasını mı istiyorsunuz?'' dedim. Arayan memur arkadaş da güldü. "Savcı bey rica etti, sizinle görüşeceklermiş'' dedi. Verdim numarayı. Bir iki gün sonra telefon çaldı. Arayan savcı son derece kibar, İstanbul Adalet Sarayı'na davet etti. Kalktım gittim. Emniyet ve yargıdaki paralel yapıyla ilgili soruşturma kapsamında "mağdur'' sıfatıyla ifademe başvurmak için çağırmışlar. Dosyayı çıkardı. Sadece benimle ilgili bölümü bile oldukça kalın birkaç klasördü. İki yıl boyunca dinlendiğimi söyledi savcı. Tarihleri verdi. "O kadarcık mı dinlemişler?'' dedim. Biliyorum ki hâlâ dinleniyordur telefonum. Farklı sahte isimlerle telefon numaramı, daha doğrusu IMEI numaramı dinlemek için iki ayrı istihbarat şube müdürünün imzasıyla mahkemeden izin alınmış. "Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı olduğum iddiasıyla.'' Belli ki, bir suç işlenmemiş, suç icat edilecek kadar bir konuşma bile yok, bir şey çıkaramamışlar. Savcı sordu, "O tarihlerde özel bir şey oldu mu bu dinlemeleri yapmalarına neden olacak?'' diye. O sıralarda Sabah Gazetesi'nin genel yayın yönetmeniydim. İki olasılık aklıma geldi. Biri Hrant Dink cinayeti sonrası Erhan Tuncel'in polis muhbiri olduğunu ve devlete çalıştığını ortaya çıkarmıştım. Bir de Savcı Zekeriya Öz'ün Tarabya'daki Hâkim Evi'nde Amerikalı ve İngiliz istihbaratçılarla yaptığı bir toplantıyı Sabah muhabirleri fotoğraflamışlardı ve haber yapmıştık. (Sonrasında Sabah'a el koydular.) Onları söyledim. Hepsi bir ifade tutanağı haline getirildi. Savcı, "Şikâyetçi misiniz?'' diye sordu. "20 yıldır beni dinleyen herkesten şikâyetçi oldum ama hiçbir şey çıkmadı. Olsam ne olur olmasam, ne olur'' dedim. "Bu kez işler farklı. Bir şeyler olacak. Arkasını bırakmayacağız'' dedi. "O zaman şikâyetçiyim'' dedim. Tutanağı imzaladım... Sonrasında bu işin başındaki Cumhuriyet Savcısı ile sohbet ettik. İzin isteyip ayrıldım. Çıkarken kapıda Fikret Bila ile karşılaştık. O da aynı nedenle ifadeye geliyordu. Ve bildiğim kadarıyla yüzlerce kişi aynı nedenle mağdur olarak ifadeye çağrılmıştı...   Gerekirse 500 bin gözaltı İFADE verdiğim davanın savcısıyla epey de bir sohbet ettik. Oldukça kararlı görünüyordu. "Bu meselenin sonuna kadar gideceğiz. Bu iş artık ulusal güvenlik meselesi olmuş. Ucu dışarıda, milli olmayan bir yapılanma. Hedefleri bambaşka'' dedi. Ben "Cemaat'in eğitim işi iyiydi. Yurtdışında Türk okulları olması hoşumuza gidiyordu, ama Türkiye'de yargı ve Emniyet'te örgütlenme meselesini defalarca yazdık. O zaman biz suçlu olduk. Hükümet arkalarındaydı ve Cemaat'e bu konuda yol veriyordu. Biz bunları yazınca hükümet sahip çıkıyordu. Şimdi iş terse döndü, ama geçmiş olsun. Çok yaygın bir haldeler'' dedim. "Olabilir ama devlet gücü başka bir şeydir. Bunları söküp atar'' dedi savcı büyük bir özgüvenle. "Zor'' dedim. "Türkiye böyle şeyleri yaşadı'' dedi savcı. "12 Eylül'ü hatırlayın'' dedi savcı, "O zaman 500 bin kişi gözaltına alınmıştı. Binlerce kişi mahkeme karşısına çıkarıldı. Gerekirse bu devlet bunu yine yapar kendini korumak için''. "Bu kadar büyük davalar genelde zamanaşımıyla sonuçlanıyor. 12 Eylül'ün büyük davalarının tamamı zamanaşımı nedeniyle sona erdi. O davaların idamla yargılanan sanıkları da sonra siyasetin etkin adamları oldu'' yanıtını verdim. Savcı, "Şu kadarını söyleyeyim Fatih Bey, bu organizasyonun amacı başka ve kökü Türkiye'de değil. Asıl amacı ve asıl niyeti bilen sadece tepede bulunan az sayıdaki kişi. Aşağıda yüz binler hayır hasenat yaptığını düşünerek bunların yanında. Onlar saf. Asıl niyeti bilmiyorlar. Bizim onlarla bir derdimiz yok. Onları da bu yapının elinden kurtaracağız aslında. Bizim hedefimiz, bu işin asıl amacını bilen ve dışarıdaki işbirlikçilerin menfaati için çalışanlar'' dedi. "Asıl amaç dediğiniz ne?'' diye sordum. Anlattı. Kulaklarıma inanamadım. Onu da yazarım. Ama bugün değil. Haftaya...   Sürçülisan herkese mahsus EKMELEDDİN İhsanoğlu'nu İstiklal Marşı'mızı bilmemekle suçlamak, gerçekten komik. "Ekmeleddin Bey'in babası İhsan Efendi, Atatürk devrimlerinden bazılarına kızan Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Türkiye'yi terk ederek Mısır'a giden kişidir" diye Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı açıklandığı gün yazdım. Mehmet Akif, İhsan Bey'in ve haliyle ailesinin dostudur. Öyle ki, Mehmet Akif yıllarca çalışarak hazırladığı Kuran tefsirini ölmeden önce Ekmeleddin Bey'in babasına bırakmış ve "yakmasını'' istemiştir. Ben hâlâ İhsan Efendi'nin bu Kuran'ı yakmadığına ve Mehmet Akif'in Kuran tefsirinin Ekmeleddin Bey'de olduğuna inanırım. Bunu kendisine her sorduğumda "Bende değil'' dedi, ama bence ondadır. Dahası Ekmeleddin İhsanoğlu, Akif'in eserlerini Arapça'ya çeviren kişidir. Akif'i hepimizden daha iyi bilir. Ekmeleddin Bey bir yerde İstiklal Marşı ile Çanakkale Şehitleri şiirini karıştırmış. İlginçtir, bir dönem Çanakkale Şehitleri için Akif tarafından yazılan bu mersiyenin Milli Marşı'mız olması düşünülmüş, ancak daha sonra Akif İstiklal Marşı'nı yazınca bu fikirden vazgeçilmiş. Ama bence de iki şiir birbirine çok benzer. Mesela Çanakkale Şehitleri'ndeki o muazzam "Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar / O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar / Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor / Bir hilal uğruna, ya Rab ne güneşler batıyor'' dörtlüğü ile İstiklal Marşı'mızdaki "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda / Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda / Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'' sanki aynı şiirin parçaları gibi değil midir! Üstelik de bilmemek başkadır, sürçülisan başkadır. İstiklal Marşı üzerinden Ekmeleddin Bey'e yüklenen Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan da Mehmet Akif Ersoy'u anma gecesinde İstiklal Marşı'nın son kıtasını okurken, "Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal'' mısraında "Olsun artık'' bölümünü atlayıp "Dökülen kanlarımın hepsi helal'' demişti. Sürçülisan olduğu için de kimse kalkıp "Başbakan İstiklal Marşı'nı bilmiyor'' dememişti... Not: Anma gecesinin görüntüleri Youtube'da hâlâ var. Youtube yine yasaklanmazsa izleyebilirsiniz.   Erkan kardeşimi taraftar terörü öldürdü FUTBOL terörü yine can aldı. Sabah Gazetesi Galatasaray Muhabiri arkadaşımız Erkan Koyuncu'nun canını. "Bunun futbol terörüyle ne alakası var" falan demeyin. Tamamen onunla alakalı. 5 tonluk, teröre dayanıklı kapının bir spor tesisinin girişinde ne işi var! Zaten yoktu. Geçen sene futbol teröristi taraftarlar kapıyı kırıp tesislere girince, yönetim saldırılara dayanıklı bu kapıyı taktırmak zorunda kalmış. Kıramasınlar, giremesinler diye. Sonuç! O kapı yanlışlıkla kapatılınca bir basın emekçisinin hayatına mal oldu. Erkan Koyuncu'nun katili taraftarlardır. İnsanlıklarından utansınlar...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bir yazara sövmek için önce yazılarını okuduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026