İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Evet, bir kez daha davacıyım!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 3, 2014

Evet, bir kez daha davacıyım!

YANLIŞ hatırlamıyorsam mayıs sonu gibiydi. Emniyet'ten cep telefonu numaramı istediler. Güldüm. "Yıllardır dinlediğiniz telefonun numarasını mı istiyorsunuz?'' dedim. Arayan memur arkadaş da güldü. "Savcı bey rica etti, sizinle görüşeceklermiş'' dedi. Verdim numarayı. Bir iki gün sonra telefon çaldı. Arayan savcı son derece kibar, İstanbul Adalet Sarayı'na davet etti. Kalktım gittim. Emniyet ve yargıdaki paralel yapıyla ilgili soruşturma kapsamında "mağdur'' sıfatıyla ifademe başvurmak için çağırmışlar. Dosyayı çıkardı. Sadece benimle ilgili bölümü bile oldukça kalın birkaç klasördü. İki yıl boyunca dinlendiğimi söyledi savcı. Tarihleri verdi. "O kadarcık mı dinlemişler?'' dedim. Biliyorum ki hâlâ dinleniyordur telefonum. Farklı sahte isimlerle telefon numaramı, daha doğrusu IMEI numaramı dinlemek için iki ayrı istihbarat şube müdürünün imzasıyla mahkemeden izin alınmış. "Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı olduğum iddiasıyla.'' Belli ki, bir suç işlenmemiş, suç icat edilecek kadar bir konuşma bile yok, bir şey çıkaramamışlar. Savcı sordu, "O tarihlerde özel bir şey oldu mu bu dinlemeleri yapmalarına neden olacak?'' diye. O sıralarda Sabah Gazetesi'nin genel yayın yönetmeniydim. İki olasılık aklıma geldi. Biri Hrant Dink cinayeti sonrası Erhan Tuncel'in polis muhbiri olduğunu ve devlete çalıştığını ortaya çıkarmıştım. Bir de Savcı Zekeriya Öz'ün Tarabya'daki Hâkim Evi'nde Amerikalı ve İngiliz istihbaratçılarla yaptığı bir toplantıyı Sabah muhabirleri fotoğraflamışlardı ve haber yapmıştık. (Sonrasında Sabah'a el koydular.) Onları söyledim. Hepsi bir ifade tutanağı haline getirildi. Savcı, "Şikâyetçi misiniz?'' diye sordu. "20 yıldır beni dinleyen herkesten şikâyetçi oldum ama hiçbir şey çıkmadı. Olsam ne olur olmasam, ne olur'' dedim. "Bu kez işler farklı. Bir şeyler olacak. Arkasını bırakmayacağız'' dedi. "O zaman şikâyetçiyim'' dedim. Tutanağı imzaladım... Sonrasında bu işin başındaki Cumhuriyet Savcısı ile sohbet ettik. İzin isteyip ayrıldım. Çıkarken kapıda Fikret Bila ile karşılaştık. O da aynı nedenle ifadeye geliyordu. Ve bildiğim kadarıyla yüzlerce kişi aynı nedenle mağdur olarak ifadeye çağrılmıştı...   Gerekirse 500 bin gözaltı İFADE verdiğim davanın savcısıyla epey de bir sohbet ettik. Oldukça kararlı görünüyordu. "Bu meselenin sonuna kadar gideceğiz. Bu iş artık ulusal güvenlik meselesi olmuş. Ucu dışarıda, milli olmayan bir yapılanma. Hedefleri bambaşka'' dedi. Ben "Cemaat'in eğitim işi iyiydi. Yurtdışında Türk okulları olması hoşumuza gidiyordu, ama Türkiye'de yargı ve Emniyet'te örgütlenme meselesini defalarca yazdık. O zaman biz suçlu olduk. Hükümet arkalarındaydı ve Cemaat'e bu konuda yol veriyordu. Biz bunları yazınca hükümet sahip çıkıyordu. Şimdi iş terse döndü, ama geçmiş olsun. Çok yaygın bir haldeler'' dedim. "Olabilir ama devlet gücü başka bir şeydir. Bunları söküp atar'' dedi savcı büyük bir özgüvenle. "Zor'' dedim. "Türkiye böyle şeyleri yaşadı'' dedi savcı. "12 Eylül'ü hatırlayın'' dedi savcı, "O zaman 500 bin kişi gözaltına alınmıştı. Binlerce kişi mahkeme karşısına çıkarıldı. Gerekirse bu devlet bunu yine yapar kendini korumak için''. "Bu kadar büyük davalar genelde zamanaşımıyla sonuçlanıyor. 12 Eylül'ün büyük davalarının tamamı zamanaşımı nedeniyle sona erdi. O davaların idamla yargılanan sanıkları da sonra siyasetin etkin adamları oldu'' yanıtını verdim. Savcı, "Şu kadarını söyleyeyim Fatih Bey, bu organizasyonun amacı başka ve kökü Türkiye'de değil. Asıl amacı ve asıl niyeti bilen sadece tepede bulunan az sayıdaki kişi. Aşağıda yüz binler hayır hasenat yaptığını düşünerek bunların yanında. Onlar saf. Asıl niyeti bilmiyorlar. Bizim onlarla bir derdimiz yok. Onları da bu yapının elinden kurtaracağız aslında. Bizim hedefimiz, bu işin asıl amacını bilen ve dışarıdaki işbirlikçilerin menfaati için çalışanlar'' dedi. "Asıl amaç dediğiniz ne?'' diye sordum. Anlattı. Kulaklarıma inanamadım. Onu da yazarım. Ama bugün değil. Haftaya...   Sürçülisan herkese mahsus EKMELEDDİN İhsanoğlu'nu İstiklal Marşı'mızı bilmemekle suçlamak, gerçekten komik. "Ekmeleddin Bey'in babası İhsan Efendi, Atatürk devrimlerinden bazılarına kızan Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Türkiye'yi terk ederek Mısır'a giden kişidir" diye Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı açıklandığı gün yazdım. Mehmet Akif, İhsan Bey'in ve haliyle ailesinin dostudur. Öyle ki, Mehmet Akif yıllarca çalışarak hazırladığı Kuran tefsirini ölmeden önce Ekmeleddin Bey'in babasına bırakmış ve "yakmasını'' istemiştir. Ben hâlâ İhsan Efendi'nin bu Kuran'ı yakmadığına ve Mehmet Akif'in Kuran tefsirinin Ekmeleddin Bey'de olduğuna inanırım. Bunu kendisine her sorduğumda "Bende değil'' dedi, ama bence ondadır. Dahası Ekmeleddin İhsanoğlu, Akif'in eserlerini Arapça'ya çeviren kişidir. Akif'i hepimizden daha iyi bilir. Ekmeleddin Bey bir yerde İstiklal Marşı ile Çanakkale Şehitleri şiirini karıştırmış. İlginçtir, bir dönem Çanakkale Şehitleri için Akif tarafından yazılan bu mersiyenin Milli Marşı'mız olması düşünülmüş, ancak daha sonra Akif İstiklal Marşı'nı yazınca bu fikirden vazgeçilmiş. Ama bence de iki şiir birbirine çok benzer. Mesela Çanakkale Şehitleri'ndeki o muazzam "Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar / O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar / Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor / Bir hilal uğruna, ya Rab ne güneşler batıyor'' dörtlüğü ile İstiklal Marşı'mızdaki "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda / Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda / Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'' sanki aynı şiirin parçaları gibi değil midir! Üstelik de bilmemek başkadır, sürçülisan başkadır. İstiklal Marşı üzerinden Ekmeleddin Bey'e yüklenen Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan da Mehmet Akif Ersoy'u anma gecesinde İstiklal Marşı'nın son kıtasını okurken, "Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal'' mısraında "Olsun artık'' bölümünü atlayıp "Dökülen kanlarımın hepsi helal'' demişti. Sürçülisan olduğu için de kimse kalkıp "Başbakan İstiklal Marşı'nı bilmiyor'' dememişti... Not: Anma gecesinin görüntüleri Youtube'da hâlâ var. Youtube yine yasaklanmazsa izleyebilirsiniz.   Erkan kardeşimi taraftar terörü öldürdü FUTBOL terörü yine can aldı. Sabah Gazetesi Galatasaray Muhabiri arkadaşımız Erkan Koyuncu'nun canını. "Bunun futbol terörüyle ne alakası var" falan demeyin. Tamamen onunla alakalı. 5 tonluk, teröre dayanıklı kapının bir spor tesisinin girişinde ne işi var! Zaten yoktu. Geçen sene futbol teröristi taraftarlar kapıyı kırıp tesislere girince, yönetim saldırılara dayanıklı bu kapıyı taktırmak zorunda kalmış. Kıramasınlar, giremesinler diye. Sonuç! O kapı yanlışlıkla kapatılınca bir basın emekçisinin hayatına mal oldu. Erkan Koyuncu'nun katili taraftarlardır. İnsanlıklarından utansınlar...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bir yazara sövmek için önce yazılarını okuduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026