İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Hazirana kadar Babacan

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2014

Hazirana kadar Babacan

AK Parti'yi 12 yıldır iktidarda tutan şey ne dindir, ne imandır, ne sözde yeni Türkiye'dir, ne geçmişten alınan intikamdır, ne demokraside var olduğu iddia edilen ilerlemedir, ne de buna ekleyebileceğiniz başka şeylerdir. AK Parti'yi 12 yıldır iktidarda tutan sihirli sözcük ekonomidir. 12 yılda zengin daha zengin olmuştur. Fakir ise daha fakir olmamış, en azından kendini daha fakir hissetmemiştir. Dış borç katlanarak artmış, Cumhuriyet tarihinin rekor düzeyine çıkmıştır, ama bunun bedeli henüz ödenmediği için bu, halka zenginlik olarak yansımıştır; yansımaya da devam etmektedir. Halk bu sihirli saadet zincirinin sürdürülmesi için AK Parti'ye oy vermektedir. AK Parti iktidarı da bu saadet zincirini sürdürmek zorundadır ki, güçlü bir şekilde iktidarını koruyabilsin. Bu zincirin sürmesinin koşulu ise Türkiye'ye dış kaynak aktarılmasıdır. Ali Babacan'ın geçtiğimiz haftalarda açıkladığı gibi Türkiye her yıl 100 milyar dolar civarında bir dış kaynağın gelmesine muhtaçtır. Bugünlerde bu dış kaynağın kafasında bazı soru işaretleri var. Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasından sonra Ali Babacan'ınki gibi "makul ve dirayetli" bir adamla,"makul" bir ekonomi politikası sürdürülecek mi, yoksa yeni Başbakan'la beraber ekonomi politikası da dış politika gibi hayalci ve maceracı bir yöne mi sürüklenecek? Yani kısacası Babacan kalacak mı, gidecek mi? Yabancı yatırımcıların, kredi derecelendirme kuruluşlarının aklındaki soru bu. Ben buna yanıt vereyim. Tayyip Erdoğan akıllı ve pragmatik bir adamdır. Esip yağıp gürleyebilir, ama günün sonunda hesabı yapar. Bugün de o hesabı çoktan yapmıştır ve Babacan'sız bir ekonomi ile Babacan'lı bir ekonominin kıyaslamasını yapmış, kendisine, AK Parti'ye, Türkiye'ye hangisinin gerekli olduğunu hesaplamıştır. Bu yüzden de bana göre yeni hükümette koltuğu en garanti isim Ali Babacan'dır. Ali Babacan'ın Bakanlıktaki odasını topladığı iddialarına Babacan'ın ekibinin verdiği yanıt ise şöyledir: "Hazirana kadar odayı toplamamız söz konusu değil. Sonrası Allah kerim."   Coca Cola'nın büyük ortağı Katar emiri ve Suudi aile ANADOLU'nun bir ilçesinde çok lezzetli yemekleri ile ünlü bir lokantadayım. Arkamdaki masada 6 kişilik bir aile yemek yiyor. Baba tipik bir muhafazakâr. Sakal, kılık, tarz çok net. Yanında eşi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın. Çarşaflı. Başları örtülü iki genç kız. İki de erkek çocuk. Yemekleri masaya gelince iki oğlan "Kola de getirsene" diyorlar garsona. Garson da hemen iki kutu Coca Cola getiriyor. Garson tam kutuları açıp servis edecekken baba garsonun kolunu tutuyor. "Başka kola getir" diyor. Garson delikanlı anlamıyor. "Başka marka evladım" diyor. Garson "Başka marka yok abi" deyince "Patronu çağır" diyor ve patron kasa arkasındaki koltuğundan zar zor kalkıp geliyor. Belli ki, tanışıyorlar. Adam kızgınlıkla "Yahu burada hâlâ bu pisliği satıyorsun. Bunlar bizim düşmanımız. Bunlar Siyonist. Katil. Kan içiriyorsun bize. Satma kardeşim bunu. Satacaksan da biz buraya gelmeyelim artık" diyor. Patron ezilip büzülüyor. Sanki bir katile yardım yataklık yapmakla suçlanıyor gibi. Kızarıyor, "Abi biz bu işlerden anlamayız. Herkes bunu istiyor. Yıllık anlaşma yapıyoruz. Bize de bir sürü malzeme veriyorlar. Şimdi 'Satmıyorum' desem bir sürü zararım olacak. Ne yapayım" diyor. Adam ısrarlı "Satma kardeşim. Bunların zararı Müslümanlara" diyor. Dayanamayıp konuya giriyorum. "Bir şey söyleyebilir miyim?" diyorum. Hepsi bana dönüyor. Adam "Fatih Altaylı mı?" diye soruyor. "Evet" diyorum. "Buyrun tabii" diyor. "Kusura bakmayın ne içeceğinize karışmak haddim değil ama kulak misafiri oldum. 'Bunlar Siyonist, bunlar İslam düşmanı' dediniz ya, Coca Cola'nın sahibi kim biliyor musunuz?" diye soruyorum. Gayet kendinden emin. "Yahudiler" diyor. Gülüyorum. "Bakın," diyorum "Coca Cola halka açık bir şirket. Hisselerinin yüzde 80'i yüz binlerce küçük yatırımcıda. Yüzde 20'ye yakını ise hemen hemen eşit olarak 5 kişiye ait. Bu 5 kişinin 2'si yani o dev şirketin hemen hemen yüzde onu kimin biliyor musunuz" diyorum. "Kimin?" diyor. "Yüzde 5'e yakını Katar Emiri'nin. Yüzde 5'e yakını da Suudi Arbistan'ın en zengin ailelerinden Olayan Ailesi'nin. Yani şirketi control eden hisselerin büyük bölümü Müslüman Araplarda" diye açıklıyorum. "Yok canım" diyor. "İnanmıyorsanız araştırın" diyorum. "Estağfurullah ama yine de araştıracağım" diyor. Araştırdı mı bilmiyorum. Ama araştırdıysa bulduğundan çok da memnun olmadığından eminim.   Öcalan'ınkine hazır olun DİYARBAKIR'da PKK'nın kurucularından Mahsun Korkmaz'ın heykelinin dikilmesi "sözde" bir tepkiye neden oldu. Epey bir mail geldi ve "Niye tepki göstermiyorsun. Bu konuda söyleyecek iki lafın yok mu?" diye sordu pek çok kişi. Benim anlamadığım şudur. Buna niye şaşırdınız? Ne bekliyordunuz? Benim şaşırdığım ve garip bulduğum Mahsun Korkmaz'ın heykelinin dikilmiş olması değil, Öcalan'ın heykelinin hâlâ dikilmemiş olmasıdır. Bakmayın siz Mahsun Korkmaz'ın heykelinin valilik tarafından indirilmiş olmasına. Üç vakte kadar Öcalan'ın heykeli de dikilir. Kolay kolay da indirilmez. Hükümet de heykeli PKK'nın değil Suriyeli Kürtlerin ve PYD'nin diktiğini açıklar. Yeni Türkiye böyle bir ülke. Alışın artık. Ya alışacaksınız ya tasfiye olacaksınız. Hükümet yalakası gazeteciler öyle diyor. Ben onların yalancısıyım.   Hoop bir dakika BİR gazete, bir siyasetçiye hele hele Başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlandığı iddia edilen bir siyasetçiye yakın durmak, hoş tutmak, yağ çekmek isteyebilir. Ama bunu bir yazarın, amacı hiç de öyle olmayan bir yazısının sadece o bölümünü kullanarak yazarın niyetini aşarak yapmaz. Yaparsa ayıp eder. Ahmet Davutoğlu'na yağ çekmek isteyebilirsiniz. Ki zaten bunu yapan şahane yazarlarınız var. Söyleyin onlara dozu artırsınlar. Ama bunu benim üzerimden yapamazsınız. Benim Davutoğlu ile ilgili düşüncem 12 yıldır bellidir ve Başbakan olacak diye değişmemiştir.   Hata DÜNKÜ yazımda Selanik Konsolosluğu yazmışım. Gümülcine olacaktı. Özür dileyerek düzeltirim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Çocuklarımıza kendi ülkelerinde yaşama hakkını miras bıraktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026