İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Birisi Milli Eğitim Bakanlığı’na harita yollasın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 26, 2014

Birisi Milli Eğitim Bakanlığı’na harita yollasın

“NEREDEN tutsan elinde kalıyor” denir ya, memleketin hali gerçekten bu. Nereden tutsan elinde kalıyor. Tıp fakültelerindeki profesör arkadaşlarım arıyor, “Tıp eğitimi Allah’a havale. 10-15 sene sonra ne özelde ne devlette kaliteli doktor bulamayacaksınız” diyor. Ciddi ciddi işini yapmaya çalışan kurumlar ve şahıslar, üç otuzluk danışmanların Twitter’daki oyuncağı olmuş, işin kötüsü bunlar ciddiye alınıyor, kurumların içi boşaltılıyor. Her yerden türlü rezaletin kokusu geliyor. Yazmaya kalksak bu gazetenin sayfaları yetmez, zaten gazetenin de hoşuna gitmez. Ama Milli Eğitim’deki rezalet o boyutta ki, bugün Habertürk’te de manşette. Yapboza dönüştürülen ve giderek kalitesi yerle yeksan olan milli eğitim sistemimizde geçen yıl yeni bir sınav sistemine geçildi. Adı TEOG. Ne yazık ki benim kızım da TEOG rezaletine yakalanacak yaştaydı. SBS sistemi devam etse sınava bile girmeyecekti; çünkü okulunda devam etmek istediğini söylemişti. TEOG olunca mecburen sınava dahil oldu. Ama kararlı olduğu için tercih falan yapmadı. Birkaç hafta önce öğrendik ki, tercih yapmayan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından evinin en yakınındaki okula otomatik olarak yerleştirilecekmiş. Ben de başladım kızımla dalga geçmeye. “Tercih yapmadın, şimdi bizim mahalledeki imam hatip okuluna kaydedecekler” diye. Pazar günü bir de baktık ki bizim şaka gerçek olmuş. Ama bir farkla. Okul bizim mahallede değil. Bizim semtte değil. Bizim ilçede değil. Komşu ilçede de değil. Hatta İstanbul’un bizim oturduğumuz yakasında da değil. Hatta hatta İstanbul il sınırları içinde olduğu bile şüpheli. TEOG, bizim kızı Şile’de bir okula kaydetmiş. Daha doğrusu bir imam hatip lisesine. Durumu öğrenince Google’ın haritasına yazıp bizim evden okula olan mesafeyi ölçtüm. 94.5 kilometre. Şaka değil tam doksan dört buçuk kilometre. Google’a göre “trafik sıkışıklığı yokken” yol tam 1 saat 32 dakika sürüyor. Bu arada okurlardan şikâyetler yağmaya başladı. “Kaydettikleri okul ile evimiz arasında 45 kilometre var. Ne yapacağız?” diyen. Hepsine yanıt yazdım. “Rekor bizde” diye. Gazeteye geldim dün. Bizim grafik ekibinden Naci benim rekoru kırdı. Onun çocuğunu 125 km uzaktaki okula yazmış Milli Eğitim Bakanlığı. Eğer bu iş düzelmezse İstanbul trafiğinde bayağı bir hareketlenme olacak.   Gül’ün en büyük hataları AK Parti muhalifi kesimden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e AK Partililer tarafından yapılan terbiyesizlikleri “Oh olsun” tadında görenler var. Bizim Abdullah Gül’e “hak veren” tondaki yazılarımıza ise “Önüne geleni imzalarken, AK Parti’nin dilediği gibi at oynatmasına izin verirken düşünecekti” tepkisi gösteriyor bu fikirdekiler. Bana göre de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı pek çok hata var ama ben “attığı imzaları” hata olarak görenlerden değilim. Evet, bize göre, bana göre bu imzalar atılmasa daha iyiydi, benim fikrime aykırı birtakım kararlara veya kanunlara imza attı Abdullah Gül, ama bu kararlar veya kanunlar Abdullah Gül’e göre büyük ihtimalle yanlış değildi. İçinden çıktığı siyasi geleneğe uygun karar veya kanunlardı herhalde ki, imzaladı. Ben bunları “yanlış” olarak görmüyorum. “Bize göre yanlış” olarak görüyorum. Ancak Abdullah Gül’ün birkaç hareketi var ki, bunlar nereden bakarsanız bakın yanlıştı, nasıl bakarsanız bakın yanlıştı. Bunlar arasında en unutamadığım ve bana göre en büyük yanlış Başbakan ile Barolar Birliği Başkanı arasında tartışma yaşanan toplantıdaki tavrıydı Gül’ün. Başbakan, Feyzioğlu’na sinirlendi, konuşma sırasında ayağa kalktı, ağzına geleni söyledi ve salonu terk etti. Abdullah Gül de peşinden. Bu olacak iş değildi. Orada üst makamda olan Gül’dü. Başbakan çıkıyor diye “maiyet memuru gibi” peşi sıra çıkmamalıydı. Belki gülecekseniz ama bir diğer büyük hatası da “King’s Speech” filmini “korsan DVD’den” izlemesi ve bunu da Twitter’da açık etmesiydi. Sonrasında yaptığı, “Biz dağıtımcı firmadan daha film gelmeden aldık” açıklamasıydı. Bence bunlar hataydı. Gerisi fikir farklılığıdır. Farklılık, hata değildir.   Cem Yılmaz algısı “KARDEŞİM gibi severim” lafı vardır ya, bu cümleyi kullanabileceğim birkaç kişiden biridir Cem Yılmaz. Gerçekten çok severim. Leman günlerinden bu yana hiç azalmayan bir sevgim, bir sempatim vardır. Pek sık görmem kendisini. Ama her gördüğümde içim açılır. Mutlu olurum onu görünce. Mutluluk hormonu gibidir. Benim için yıllardır aynı Cem Yılmaz’dır. Ne yapsa kızamam ona, ne dese anlayışla karşılarım. Ne var ki, son zamanlarda etrafta Cem Yılmaz’a karşı bir sempati kaybı olduğunu görüyorum. Kendisine karşı objektif olamadığım için de bunun nedenini pek anlayamıyordum. Biraz dinleyince bu sempati kaybının nedenlerini biraz anlar gibi oldum. 1. Birkaç yıl öncesine kadar sinirlenmeyen, dalgacı bir çocuk vardı. Şimdi zaman zaman o da öfkesine yenik düşüyor. 2. Eskiden gazeteciler fotoğrafını çekmek isteyince yanlarına gider, espriler yapar, kafa bulurdu. Şimdi ise kaçıyor, sinirleniyor, hatta hakaret ediyor. 3. Geçmişte gizlisi saklısı olmayan, mahallenin harbi fırlamasıydı. Şimdi gizlisinin saklısının çok olduğuna inanılıyor. 4. Başta herkese aynı mesafede olduğu düşünülürdü, şimdi bazılarıyla arasına mesafe koyduğuna inanılıyor. 5. Genç Cem Yılmaz net bir adam olarak görülürdü, olgunlaşan Cem Yılmaz flu bir algıya sahip oldu. Ben bu görüşlere katılsam da katılmasam da algı böyle olmuş. Biliyorum ki, Türkiye’de yükselen herkes bir süre sonra sempati kaybeder. Ama bu fikirler de ne yazık ki bir algıyı gösteriyor. Kardeşim gibi sevdiğim birinin böyle algılanmasına üzüldüm doğrusu.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gezi’de kol kola gezenler, tribünlerde de kol kola girdiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026