İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Gül, Erbakan’a niye gitti?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 31, 2014

Gül, Erbakan’a niye gitti?

ESKİ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya’dan iner inmez önce son kez cumhurbaşkanlarının İstanbul’daki ikametgâhı Huber Köşkü’ne gitti, oradan da eski başbakanlardan, Milli Görüş hareketinin kurucusu Necmettin Erbakan’ın mezarını ziyarete. Allah biliyor ya, ben bu ziyareti çok anlamlı buldum. Bildiğim kadarıyla Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı süresince Erbakan’ın mezarını hiç ziyaret etmemişti. Koltuktan inince ilk işi Erbakan’ın kabrini ziyaret oldu. ‘’Niye?’’ diye düşündüm. Bazıları, ‘’Haber olmak için, unutulmamak için’’ demiş dün. Zannetmiyorum. Haber olmak için yapacağı daha enteresan işler olabilirdi. Bence Erbakan’ı ziyaret etmesinin nedeni ‘’özür dilemek’’ olabilir. Abdullah Gül, Erbakan’ın mezarı başında şunları söylemiştir: - Ahh hocam, ahhh! Partide sana isyan bayrağını ilk açan bendim. - Ahh hocam, sana karşı çıkıp genel başkanlığa aday olma cesaretini gösteren bendim. - Ahh hocam, sana karşı kazanamayınca yenilikçiler hareketinin önderliğini yapıp Milli Görüş’ten kopmaları başlatan da bendim. - Ahh hocam, kimse bu hareketin başarılı olacağına ihtimal vermezken benim öncülüğümde başlayan bu hareket çok kısa sürede senin başaramadığını başardı ve iktidar oldu. - Ahh hocam, ben Başbakan oldum, sonra Cumhurbaşkanı oldum, ama şu hale bak hocam... - Ahh hocam ah, senin başına gelenin beteri benim başıma geldi. Benim başlattığım harekette bir anda kendimi taca çıkmış buldum. - Ahh ah hocam, baba bildiğimiz sana ihanet ettik, şimdi de kardeşlerim, kardeş bildiklerim bana ihanet etti. - Ahh hocam ah! Etme bulma dünyasıymış bu. - Ahh hocam ah, beni affet hocam. - Ahh hocam ah, ruhuna üç Kulhuvallah, bir Elham okusam acaba makûs talihimin dönmesi için şefaat eder misin!..   Gül’ün intikam yemeği ABDULLAH Gül, ‘’kayıp trilyon davası’’ ile ilgili ifade vermek için başvurdu. Davayı hatırlarsınız belki ama gençler için hatırlatalım. Refah Partisi kapatıldığı zaman, partinin Hazine’den aldığı yardımlar dahil hemen hemen 1 trilyonluk parası buharlaşmıştı. Olması gereken bu para hesaplarda görünmüyordu. Dava açıldı. Yargılamalar yapıldı. Erbakan dahil yanlış hatırlamıyorsam 68 kişi mahkûm oldu. Abdullah Gül de davanın sanıkları arasındaydı, ama önce milletvekili dokunulmazlığı, ardından cumhurbaşkanlarının ‘’yargılanamazlığı’’ gelince davada ifade bile veremedi. Allah var, Cumhurbaşkanı iken de ifade vermek istemişti ama hukukçuları ‘’Doğru olmaz’’ demişlerdi. Şimdi, ‘’İfade vermek istiyorum’’ diye başvurmuş. Niye dersiniz. Mesaj, başvurudan sonra yaptığı açıklamada gizli. Eski Cumhurbaşkanı, ‘’Hukuk devleti budur, kimse imtiyazlı değildir, herkes gider ifade verir; suç var mı, yok mu diye karar verme yetkisi yargıya aittir” demiş. Burada çok açık bir meydan okuma var. Kimsenin Cumhurbaşkanı olmadan önce hakkındaki suçlama veya iddialardan, Cumhurbaşkanı olmak suretiyle kurtulamayacağını demeye getiriyor. Anlaşılan Gül, intikam yemeğinin soğuk yenince lezzetli olacağını biliyor.   Başbakan’dan mesaj TAZE Başbakan Davutoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi adli yılın açılış törenine katılmayacağını bildirmiş. Katılsaydı benim açımdan çok şaşırtıcı olurdu, ama kendisi açısından önemli bir de mesaj olurdu. Ancak o ‘’kişilik’’ mesajı vermektense ‘’nasıl bir Başbakan olacağının’’ mesajını vermeyi tercih etti. Biz de nasıl bir Başbakan’ımız olduğunu anlamış olduk.   Oyunu bozan 30 Ağustos törenlerinde anamuhalefet lideri Kılıçdaroğlu, elini sıkmak için kendisine doğru hamle yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini sıkmadı. Büyük ayıp ve büyük hata. Sonuçta ortada yeni bir Cumhurbaşkanı var. Tarafsız olacağına, tüm siyasi partilere eşit mesafede duracağına ‘’yemin etmiş’’ bir Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olabilmesi için ona bu şansı vermek gerek. Diyeceksiniz ki: ‘’Erdoğan’ı bilmiyor musun, tarafsız olabilir mi?’’ Biliyorum. Kuvvetle muhtemel olmayacak, olamayacak. Ama yine de ‘’oyunu bozan’’ anamuhalefet lideri olmamalıydı. O eli sıksaydı, Erdoğan yeminine uymadığı zaman söyleyecek daha fazla sözü olurdu.   Uçak kişiye mi, makama mı alındı? HATIRLIYORSUNUZDUR, iki yıl kadar önce Başbakanlık için yeni ve çok büyük bir uçak siparişi verildi. Bir Airbus A330... Yaklaşık 300 milyon dolar değerinde, geniş gövdeli, dünyanın her yerine yakıt ikmali yapmadan uçabilecek dev bir uçak. O günlerde uçak her yerde, ‘’Başbakan’ın yeni uçağı’’ diye haber oldu. Başbakan Erdoğan bu uçakla istediği yere rahatlıkla gidecek ve 90 kişilik bir heyet de bu uçakta Başbakan’la beraber uçabilecekti. Uçakta Başbakan için yatak odası ve bir çalışma odası bile vardı. Şansa bakın ki, uçak tam da Erdoğan’ın Başbakanlığa veda ettiği gün Türkiye’ye geldi. Ancak mümtaz Türk basını, bir anda uçağın sahibi olan makamı değiştirdi. Başbakanlık uçağı bir anda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı oldu. Doğrusu şaşırdım. Mesela, Cumhurbaşkanlığı seçimini Ekmeleddin İhsanoğlu kazanmış olsaydı bu uçak Ekmeleddin İhsanoğlu’nun uçağı mı olacaktı? Ya da Gül bir dönem daha devam etmeyi başarmış olsaydı bu uçak Gül’e mi tahsis edilecekti? Tabii ki hayır. O zaman uçak Başbakanlık uçağı olacaktı. Ama şimdi Cumhurbaşkanlığı uçağı oluverdi. Sadece bu bile Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğunu, Türk basınının nasıl bir basın olduğunu anlatmaya yeter herhalde.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026