İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Obama ve Siyah Saray

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 5, 2014

Obama ve Siyah Saray

BAZILARI Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı Çankaya’dan Söğütözü’ne taşımasına pek çok anlam yükleyebilir. Kötümser anlamları yazmak istemiyorum ama “iyimser” olarak “Yeni Türkiye’ye yeni Cumhurbaşkanlığı sarayı” falan diyebilirler ve bunu bir değişimin simgesi olarak sunmak isteyebilirler. Ben buna da katılmam. Mesela Obama, ABD’nin ilk “Siyah” başkanı oldu. ABD Başkanı’nın gücünden, kudretinden şüpheniz var mı? Peki Obama, ABD Başkanı seçildiği zaman “Artık yeni bir Amerika var. Değişen bir Amerika var. Ben bu Beyaz Saray’dan taşınacağım” dedi mi? Hadi o kadarını demedi. “Şimdiye dek Amerika’yı hep beyaz Hıristiyanlar yönetti. O yüzden de Beyaz Saray’da oturdular. Ben artık buna son verdim. Hem siyahım hem de Hıristiyanlığım tartışmalı. Bu yüzden Beyaz Saray’ı siyaha boyatacağım” diye bir cümle kurdu mu? Kurmadı. Büyük ihtimalle aklından bile geçirmedi. Üstelik Obama’nın “muhafazakârlık” gibi bir iddiası da yokken. Ya da İngiltere’de diyelim ki, Kraliçe Elizabeth’ten sonra tahta genç prens geçti. “Bu Buckingham çok eski ve eşimle benim zevkimize uygun değil. Sarayı Thames kıyısında yeni yaptıracağımız modern bir gökdelene taşıyıp minimalist bir şekilde dizayn ettireceğiz” de mi? Aklına böyle bir şey gelir mi? Hadi kabul edelim ki, Çankaya Köşkü çok eski ve küçük. Atatürk’e ait olan bölümü bir müze gibi koruyup devasa bahçesinde arkalarda bir yere yeni bir konut, daha geniş çalışma alanları içeren birkaç bina yapılsa daha doğru ve daha “muhafazakâr” bir tavır olmaz mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu binayı ben yaptırdım. Çok da uğraştım. Başkasına bırakmam” demiş olabilir. Ama rahmetli anneannemin çok güzel bir lafı vardı, nur içinde yatsın. “İnsanoğlu dünya için gam yer, kimse bilmez kim kazanır kim yer”derdi.   Lafta muhafazakârlık AK Parti’nin ve haliyle kurucularının, üyelerinin, milletvekillerinin, yönetiminin ve elbette genel başkanın “muhafazakâr” olduğunu zannederdik değil mi? Zannetmemize gerek yok, bu parti ve bu partinin azaları hem kendilerini, hem de partilerini “muhafazakâr” olarak tanımladılar yıllar boyunca. Biz de öyle zannettik. Nedir Farsça kökenli bir kelime olan muhafazakarlık? Örfe, ananeye, geleneklere, toplumun temel değerlerine bağlılık ve sadakat değil midir! Sözlükler muhafazakârı, “Bir şeyi değiştirmeden olduğu gibi tutmak isteyen, eskiye bağlı, tutucu kişi” olarak tanımlamaz mı? Bu tanımdan yola çıkarak AK Parti’nin ve şimdi Cumhurbaşkanı olan eski genel başkanın “muhafazakâr” olduğunu söylemek mümkün mü? Bence değil. Tam aksine “anti muhafazakâr” bir parti AK Parti. Hiçbir şeyi muhafaza etmeye gerek görmüyorlar. Diyeceksiniz ki, “Tamam da muhafaza etmeye değer olmayan şeylerin nesini muhafaza etsinler”. Eyvallah, elbette her şeyi muhafaza edecekler diye bir şey yok, ama toplumda kabul görmüş, kimsede rahatsızlık yaratmayan, ülkenin simgesi haline gelmiş bazı şeyleri muhafaza etmemenin bununla bir ilişkisi olabilir mi? “Muhafazakâr” bir parti ve onun “muhafazakâr” lideri, “Cumhurbaşkanlığı Köşkü” olarak ülkenin simgelerinden biri haline gelmiş Çankaya’yı bir kalemde siler atar mı? Atıyorsa eğer “muhafazakâr” değildir. Gerçi artık kelimelerin anlamlarının bile farklılaştığı bir ülkede “muhafazakâr” kelimesinin eski anlamında kalmasını beklemek de benim saflığım olsa gerek.   Nazlıaka’ya çatmak kolay SEDA Sayan’ın programına aldığı ilk iki gün konukları, özellikle de iki eşini öldüren adamı televizyona çıkarması çok eleştirildi. Bu konuda yazılmayan, söylenmeyen kalmadığı için ben bir şey demeyeceğim. Ki zaten her zaman bir yazara, bir televizyoncuya verilecek en büyük cezanın okuyucu ve izleyici tarafından verilen olduğuna inanırım. Hele hele televizyonda çok kolaydır bu iş. İzlenmese, büyük kanallarda uzun süre program yapamaz hiç kimse. Ben konuya başka yerden takılacağım. CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, pek çok kişi gibi Seda Sayan’ı eleştirmiş ve galiba şikâyet de etmiş. Seda Sayan da bayramlık ağzını açmış ve “Sen sus botokslu milletvekili. Sen kendi işini yap. Senin maaşını ben veriyorum. Benim vergilerimden maaş alıyorsun” demiş. “Sen sus botokslu milletvekili” cümlesi dışında vergi verenler, kamu görevlilerinin tümüne yönelik böyle bir cümle kurabilir. Ammmaaaa... Çok merak ediyorum, Seda Sayan’ı eleştiren muhalefet partisinden bir vekil değil de iktidar partisinden bir milletvekili, bir bakan, AK Partili bir kadın milletvekili veya etkili ya da güçlü bir AK Partilinin eşi olsaydı Sayan, ona da Aylin Nazlıaka’ya verdiği gibi bir cevap verebilir miydi! “Ben tanımam kardeşim, isterse Bülent Arınç olsun ya da en etkili AK Partilinin eşi olsun, ona da aynı cevabı verirdim” diyorsa sözüm yok. Nasılsa bu gidişle bir gün onu da test etme imkânımız olur!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yolsuzlukla mücadele suç olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026