İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Fırçala bizi boya bizi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2014

Fırçala bizi boya bizi

İNSAN değişmiyor. "7'sinde neyse 70'inde de o" lafı boşuna değil. Haliyle Cumhurbaşbakanı'mız da değişmiyor. 2002'de "Değiştim" dediği halde değişmeyen Tayyip Bey'in 2014'te "Değişmeyeceğim" diyerek çıktığı Ak Saray'da değişmesi beklenmiyordu zaten. Değişmediğini, değişmeyeceğini ve değişmeye niyetlenmeyeceğini TÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmada da gördük. 27 Ağustos'ta ne ise 18 Eylül'de de o. Önce yumruklarını sıktı, TÜSİAD üyelerini kum torbası gibi dövdü. Ananastan girdi, Gezi'ye uğradı, rafineriden çıktı. "Ne yaptığınızı biliyoruz, hareketlerinizi izliyoruz" dedi. Sopayı aba altından göstermedi, havada salladı. Sonra da "Yumruk sıkma değil, el sıkışma zamanı" dedi. Onca "fırçadan sonra ne demekse. TÜSİAD'dan bir Allah'ın kulu da çıkıp "Sayın Cumhurbaşkanım, bize ananaslar gelirken aynı gruptan size de oy geliyordu, yargıda destek geliyordu. Biz ananas yerken, siz de bize ananas yollayanlara 'Ne istediniz de vermedik' diyordunuz. Ananas yemeyenin Ergenekoncu olduğu günlerdi. O günleri unuttunuz mu? En yakınlarınız Pennsylvania'dan çıkmıyordu o günlerde" diyemedi. Bunları demek bir yana, Cumhurbaşkanı'nın konuşması bittiği anda hep birlikte ayağa kalkıp alkışladılar. "Ne güzel benzettin bizi" dercesine. Kimbilir belki de benzetilmekten keyif alıyorlardır. Yoksa niye davet etsinler ki oraya... Sınır Türklere ve Kürtlere kapalı IŞİD, Şanlıurfa'nın hemen karşısındaki Kürtlerin yaşadığı Kobani'ye saldırdı. Binlerce Kürt, kaçarak Türkiye sınırına dayandı. Türkiye ne yaptı? Sınıra asker dizdi ve Kürtlerin IŞİD ölümünden Türkiye'ye sığınmasına hemen izin vermedi. Tepkiler üzerine bir gün sonra sınırı açtı. Dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum, Güney sınırlarımızda garip bir "ayrımcılık" yapılıyor. IŞİD'den Türkmen denilen Türkler kaçıyor. Türkiye sınırı kapıyor, Türkmenleri kaderiyle baş başa bırakıyor. IŞİD'den Kürtler kaçıyor, Türkiye sınırı kapatıyor, Kürtleri ölümle baş başa bırakıyor. Ama kaçanlar Arap olunca, hele hele bir de Esad'dan kaçıyorlarsa sınır bir anda açılıyor, bırakın sınır tüm ülke onlara açılıyor, İstanbul'a kadar geliyor Araplar. Sakın ola ki, ırkçılık yaptığımı düşünmeyin, yardıma muhtaç kim varsa el uzatmak gerek elbet. Ama sınırda, yardıma bile ırkçılık yapılıyor ve Araplara uzatılan el, Kürtlere ve Türkmenlere katiyen uzatılmıyor. Irkçılığı yapan ben değilim anlayacağınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetenler yapıyor. Üstelik de Türkiye'de akrabaları bulunan Türklere ve Kürtlere karşı yapılıyor bu ırkçılık. Sonra da Cumhurbaşkanı'mız ve Başbakan'ımız kalkıp "Barış süreci devam edecek" diyor. Allah aşkına hadi biz Türkler zaten şuurumuzu, milliyet duygumuzu yitirdik. Ama siz gerçekten Kürtlerin barış sürecine inanmasını bekliyor musunuz! Rojava ve Kobani kabak gibi ortadayken... Paris'te bir eylül günü PARİS'teyim ve Paris'in gündemi bambaşka. Fransız arkadaşımla yemek yiyoruz geldiği gün. "Ne var ne yok Paris'te'' diye soruyorum. Ne Hollande'dan bahsediyor ne başka bir siyasi olaydan. "Centre Pompidou'da muhteşem bir sergi var" diyor. 20. yüzyılın en devrimci sanatçılarından Martial Raysse'nin retrospektifi. Amerikan kültüründen olmadığı için çok fazla tanınmaz Raysse. Ama modern sanatı başka bir boyuta taşıyan en önemli isimlerden biridir. "Gidilecekler" listesinin başına yazıyorum. "Başka ne var?" Grand Palais'de "Niki de Saint Phalle". O da listeye giriyor. Zengin ailenin hem çok güzel hem çok avangart kızı. 20'li yaşlarında kendini sanata vermiş. Para pul umurunda olmamış. Moda dergilerine kapak olacak kadar güzel, modern sanatı etkileyecek kadar başarılı. Önce Martial Raysse'nin sergisine gidiyorum. 4 saat boyunca kendimden geçiyorum. Bu kadar etkileyici bir retrospektif hayatımda görmedim. 1960'ların başında yaptıkları bugün için bile ilerici. Küratör de Raysse'ye yakışacak bir iş çıkarmış. Niki de Saint Phalle o güne sığmıyor. Eretsi gün Grand Palais'deyim. Raysse kadar etkileyici olmasa da müthiş. 12 yıl önce, 72 yaşında ölmüş bir kadın ama hâlâ capcanlı eserleri karşımızda. Keyif müthiş. Gaza geliyorum. 30 yıldır gitmediğim Montmartre'a çıkıyorum. Aznavour'un da dediği gibi, Montmartre eski Montmartre değil, biliyorum. Ama canım istiyor. Bohemleri anmak için gidiyorum. Bateau Lavoir'ın önünde diz çökmek, Picasso'nun, Chagall'ın, Modigliani'nin, Juan Gris'nin, Max Jacob'un, hepsinin aynı anda, aynı günlerde, aynı dönemde, dama akmasın diye Chagall'ın yağlıboya tablolarını kiremit gibi kullandıkları yeri bir kez daha görmek istiyorum. Montmartre'ı dolduran turistlerin pek yüz vermediği ve belki de bilmediği o binanın önünde oturuyorum. Ruhum huzur buluyor. Neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu içime sindiriyorum. Sonra otele dönüyorum. Hermes'in önünden geçerken gözüm takılıyor. Türkiye'de havasından geçilmeyen tanıdık yüzler, içeride tezgâhtarlara bir çanta için şirinlik yapıyorlar. Aynı dakikalarda kocaları TÜSİAD'da Tayyip Bey'den fırça yiyor... NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Değerli ile önemliyi ayırt edebildiğimiz.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026