İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İlkokulda türban 2015 kampanyası

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 28, 2014

İlkokulda türban 2015 kampanyası

OKURLAR soruyor ve hatta suçluyor. "Türbanı ilkokul çocuklarına kadar indirdiler. Ne diyorsun?" diye. Ne diyeyim; hiçbir şey demiyorum. AK Parti meseleye "kişisel özgürlükler" açısından bakıyormuş, o yüzden serbest bırakmışlar. Güldüm. Dövme kişisel özgürlük değil mi mesela, ona kızıyor en "büyükleri". Dövmeyi bırak, piercing de yasaklanmış. Orada özgürlük yok mu? "Frenkleşmiş" adı piercing diye bakmayın, binlerce yıldır bu topraklarda "hızma" dediğimiz şey aslında. O da yasak. Kişisel özgürlük sayılmıyor. O kadar tepem attı ki, gidip olmadık bir yerime yaptırasım geldi bir piercing. Yazıya ilkokulda türban diye başlamıştık, fazla uzaklaşmadan başladığımız yere dönelim. Ben bu AK Parti mantalitesini zerre kadar tanıdıysam bunca yıldır... "İlkokulda türban" meselesine girmemem gerektiğini biliyorum. Niye mi? Çünkü AK Parti bu meseleyi "girelim" diye ortaya atıyor. AK Parti'nin yeni "kavga" ve "karşıtlık" meselesi bunun üzerinden yürütülecek besbelli. "Vay işte bunlar hâlâ din iman karşıtı" demek, yeni bir karşıtlık yaratmak için "olta" atıyorlar. Bu "ilkokulda türban" işi, AK Parti'nin 2015 seçimleri için kullanacağı kozdur, kullanmak istediği kozlardan biridir. Buradan bir "gürültü" çıkarmak için her yolu deneyecekler. Göreceksiniz. Demişti dersiniz! Davutoğlu ne konuşsun! ÖNCEKİ akşam bir dost meclisinde sohbet ediyoruz. Benim tüm itirazlarıma rağmen, "Tatsız konulardan bahsetmeyelim" demem sonuç vermediği için, konu siyaset. Önce Cumhurbaşkanı'nın BM'ye gitmesi mevzuu açıldı. Biri sordu, "Bu BM toplantılarına Başbakan gitmez miydi normalde? Niye Cumhurbaşkanı gitti?" diye. Herkes bana döndü. "Vallahi benim bildiğim kadarıyla dönemin Başbakanı ile dönemin Cumhurbaşkanı sırayla giderlerdi. Bir yıl Cumhurbaşkanı Gül giderdi, bir yıl Başbakan Erdoğan" dedim. Bir diğeri "Geçen yıl kim gitti?" dedi. "Cumhurbaşkanı" yanıtını verdim. "E o zaman bu yıl Başbakan'ın gitmesi gerekmez miydi?" dedi birisi, sanki kimin gideceğine ben karar veriyormuşum gibi. "Artık hep CumhurBaşbakanı gidecek" diyerek sıyrıldım mevzudan. Erkeklerin bu anlamsız sohbetine kadınlar pek yüz vermiyordu ve emin olun onların konusu daha iyiydi. Artİstanbul'u gezenler ondan bahsediyordu. Sohbetleri sanat ağırlıklıydı, arada moda konuları da ele alınıyordu. Çocukların okul konuları, üniversite hazırlıkları gibi daha keyifli konulardaydı kadınlar. Arada bir erkekler tarafında bir siyasetçinin adı geçtiğinde kadınlar yüzlerini ekşiterek bizim tarafa bakıyor, sonra yine kendi gündemlerine dönüyorlardı. Benim de aklım o taraftaydı. Erkeklerin yanından tüyüp kadınların sohbetine katılmak için can atıyordum. Bana göre, Türkiye'de siyasetten daha kötü, daha can sıkıcı ve daha anlamsız hiçbir konu olamazdı. Ama kurtulamıyordum. IŞİD, terör, Karayılan'ın açıklamaları, çözüm sürecinin sona ermesi gibi mevzular arasında dönüyordu sohbet. O sırada biri, çok yerinde bir soru sordu. "Yahu Başbakan Davutoğlu hiç konuşmuyor mu? Her yerde Cumhurbaşkanı'nın sözleri var. Davutoğlu ne diyor, ne düşünüyor, hiç duymuyoruz. Şimdi IŞİD'e karşı yapılacak bir harekâtta Türkiye de yer alacakmış. Cumhurbaşkanı açıkladı, ama bu hükümetin sorumluluğunda değil mi? Başbakan niye çıkıp bir şey söylemiyor?" Susup bana baktılar. "Yahu adam ne söylesin, nasıl söylesin?" dedim. "Niye, Başbakan değil mi?" dedi biri. "Birincisi olaya bir aile şirketine bakar gibi bakın. Evet, baba aktif olarak iş hayatından çekildiğini söylese bile hâlâ işin başındayken, oğul ne diyebilir! Bir karar alsa, yarın baba 'hayır' dese, o karar uygulanamaz. O yüzden hâlâ önemli olan babanın fikridir. Oğlan eşe dosta, dışarıya karşı sorumlu gibi görünür, yasa karşısında da yönetim kurulu başkanı olarak oğlan sorumludur. Bir sıkıntı olsa Maliye, SGK gelir oğlanın yakasına yapışır, ama karar mercii hâlâ babadır" dedim. "İkincisi de var mı?" diye sordular hemen. "İkincisi de şu: Davutoğlu bir şey söyleyip açığa düşmek istemiyor. Mesela, Başbakan New York'a gitmeden ve Amerikalılarla konuşmadan evvel Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir operasyonda yer almayacağı söyleniyordu. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından. Davutoğlu kalkıp 'Biz böyle bir operasyonda asla yer almayız' dese, ertesi gün açığa düşecekti. Çünkü dün Cumhurbaşkanı 'IŞİD'e karşı mücadelenin her yerinde olacağız' dedi. Şimdi sen Davutoğlu olsan konuşur musun? Davutoğlu ancak ve ancak 'Paralelle mücadele' falan der. Ki onu bile temkinli bir tonda söyler. Orada bile yarın ne olacağını kimse bilmez" dedim. Dinleyenler bana hak verdiler. "Evet evet, en iyisi konuşmasın" dediler. Not: Konuşmuyor dedikleri Davutoğlu dün konuştu, "AVM'ler duayla açılsın" dedi. No fılayt zon TÜRKİYE'nin Ortadoğu politikası çöktü, ama hükümet sözcüsü kalemler hâlâ aynı şarkıyı söylüyor: "Bizim dediğimize geldiler." Oysa ortada hiç de böyle bir durum yok. Bizim dediğimize gelen yok ama biz "onların dediğine" gidiyoruz. Dün "barış güvercini" olanlar şimdi "savaşan şahin" pozisyonunda IŞİD'le savaş taktikleri geliştiriyorlar. Ne de olsa "yetkileri" var, ne de olsa "başkomutan" olmalarının önünde bir engel yok. Seçilmiş Başbakan'a, "Sen bi çekil kenara" denilebiliyorsa, atanmış Genelkurmay Başkanı'na da "Bi dur hele"niye denilmesin. Bunlara bir itirazımız yok, at ağanın, eyer ağanın. Bildikleri gibi yapsınlar da, bir tek bizi "salak" yerine koymasınlar, başka derdimiz yok. Çünkü bize anlatılan "masala" göre, - Suriye'de tampon bölge oluşturulacakmış. - No fılayt zon dedikleri uçuşa yasak bölge olacakmış. - Eğitip donatacakmışız. Bizden bunu yememizi istiyorlar. At ağanın olabilir, ama biz de terliyiz, yemeyiz. ABD Genelkurmay Başkanı çok açık bir şekilde, "Güvenli bölge planlarımız arasında yok" diyor. Bizimkilerin "no fılayt zon" dediği uçuşa yasak bölge zaten söz konusu değil; çünkü IŞİD'in hava kuvvetleri yok ki, onlara karşı bir no fılayt zona gerek olsun. Dünyanın gündeminde bu da yok. Eğit-donat meselesine gelince, o zaten uzun zamandır var. Türkiye uzun zamandır muhalifleri eğitip donattı. Ama muhalifler arasında ayrım yapamadığı için de eğitilip donatılanların bir bölümü şimdi karşımıza IŞİD olarak çıktı. Bu eğitip donatma işi devam edecekse daha kimleri göreceğiz karşımızda Allah bilir

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gülüp geçtiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026