İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

IŞİD bahane, torba tezkere şahane

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 3, 2014

IŞİD bahane, torba tezkere şahane

DÜN TBMM’de “tezkere” tartışmalarını izlerken birdenbire 2003 yılının şubat sonu, mart başına gitti aklım. Hatırlarsınız, o günlerde de “tezkere” meselesi vardı. ABD, Irak’a girecekti. Hem Güney’den hem Kuzey’den girip iki cephe açmak istiyordu ve Kuzey’den de girebilmek için Türkiye’nin iznine ihtiyacı vardı. İktidarda Gül hükümeti vardı. Hükümet, tezkerenin Meclis’ten geçeceğine kesin gözüyle bakıyordu. ABD’li subaylar çoktan Türkiye’ye gelmiş, tezkerenin geçmesinden sonra gelecek on binlerce ABD askerinin yerleştirileceği yerleri belirliyor, araziler kiralıyor, kiraladıkları arazilerde hafriyat yapıyorlardı. Güney limanlarımızda ABD gemilerinin yanaşması ve depolamaları için alanlar ayrılmış, her şey hazırlanmıştı. Başbakan Abdullah Gül “tezkerenin geçmesi gerektiğini” söylüyor, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “tezkerenin geçmesinin Türkiye açısından çok önemli olduğunu” belirtiyordu. O dönemde Meclis’teki tek muhalefet partisi olan CHP ise kıyameti koparıyor, Türkiye’ye yerleşecek on binlerce ABD askerinin Türkiye açısından risk oluşturacağını bağırıyor, tezkerenin geçmemesi gerektiğini söylüyor, Trabzon’dan Mersin’e kadar uzanan geniş bir bant üzerindeki Amerikan varlığının Türkiye için tehdit olduğunu söylüyordu. Hükümet ve AK Parti ise tezkerenin geçmesinden yanaydı. 1 Mart 2003 günü tezkere TBMM’ye geldi. Aynı dün görüşülen tezkere gibi o tezkerede de “Yabancı askerlerin Türkiye’de konuşlanmasına izin veriliyordu”. O gün Ankara’da konuşulan ilginç bir dedikodu vardı. “Cemaatler tezkereye karşı çıktı. ‘Müslüman bir ülkeye karşı gâvurlarla birlikte hareket etmek caiz değildir’ diyen ‘ulema’ devreye girdi” dedikodusu. “Ulemanın” TBMM’ye müdahalesine o günlerde henüz alışkın değildik. Sonuçta 1 Mart 2003 günü tezkere Meclis’te görüşüldü. Hükümet tezkerenin geçmesini istedi, muhalefet geçmemesini. Ve AK Parti o gün ciddi biçimde fire verdi. Ulemanın etkisi olarak görüldü bu durum. Fakat fireye rağmen tezkere Meclis’te çoğunluğun oyunu almayı başardı. Hükümet sevindi, muhalefet üzüldü. Ancak kısa süre sonra tezkerenin, TBMM İç Tüzüğü gereği alması gereken oya ulaşmadığı dönemin Meclis Başkanı tarafından açıklandı ve TBMM’den geçen tezkere geçmemiş sayıldı. Aradan yıllar geçti, AK Parti “geçsin” diye uğraştığı buw tezkerenin geçmemiş olmasını “kendine” bağladı. “Tezkere geçseydi Irak bataklığına gömülecektik. İleri görüşlü olduğumuz için bu tezkereyi geçirmedik” diyen AK Parti oldu. Hatta iş öyle bir hal aldı ki, toplumun büyük bölümü, 1 Mart Tezkeresi’ni geçirmek isteyenin CHP, geçirmeyenin ise AK Parti olduğunu zannetmeye başladı. Ben bu satırları yazarken “tezkere” henüz oylanmamıştı. Ben de biraz hafızalarınızı tazelemek istedim. Son tezkereye gelince. AK Parti artık her şeyi “torba” mantığıyla yapıyor. Bu tezkere de “torba tezkere” olarak tarihe geçecek. Bu torbada gördüğüm ise şu: IŞİD bahanesiyle “her türlü” operasyon mubahtır.   Fikrim hiç değişmedi BEN hâlâ 1 Mart 2003 günü TBMM’ye gelen o tezkerenin geçmemiş olmasının Türkiye’nin aleyhine olduğunu düşünüyorum. O günlerde pek az yazar bu tezkereyi savunuyordu. Onlardan biri de bendim. O gün yazdığım yazılarda aynen şöyle diyordum: “Eğer bu tezkere geçmezse, ABD Irak’ın kuzeyinde Kürt yönetimiyle işbirliği yapar. Bunun kaçınılmaz sonucu Irak’ın bölünmesidir ve Türkiye’nin kırmızı çizgilerinden biri olan Kürt devletinin kurulmasıdır. Böyle bir durumda Türkiye’nin PKK ile mücadelesi zafiyete uğrar. Kendini tüm Kürtlerin lideri olarak görmeye başlayacak olan ve Büyük Kürdistan hayalini asla gizlemeyen Barzani, PKK’yı koruması altına alır. Bu nedenle bu tezkere geçmelidir. Bu tezkere geçerse bölgedeki hem Kürt hem Türk soydaşlarımızı korumanın yolunu da açmış oluruz.” O gün o fikirdeydim. Bugün de aynı fikirdeyim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Cambaza bak demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026