İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Hadi dertleşelim

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2014

Hadi dertleşelim

BAZI okurlardan zaman zaman eleştiriler geliyor. Kimileri, “Hükümet yalakasıydın, uçaktan inmiyordun. Şimdi tam tersi oldun, ne oldu?’’ diyor. Onların bu köşenin müdavimi olmadığını tahmin ediyorum. Kimileri ise “Eskiden de hükümeti eleştirirdin ama iyi yaptıkları şeyleri de yazardın. Artık iyi bir şey yazmıyorsun’’ diye bozuk atıyor. Baştan başlayarak derdimi anlatayım. Öncelikle “hükümet yalakası’’ diyenlere... Herhalde “o uçağa’’ en az binen “merkez medya’’ yöneticisiydim son 7 yılda. Habertürk’ün kuruluşundan sonra 2 yıla yakın bir süre, dönemin Başbakan’ının hiçbir seyahatine davet edilmedim. Sonra zaman zaman edildim ama hoşa gitmeyen her yazımdan sonra yasaklı listeye girdim. Bir süre sonra yine çağrıldım. Ne çağrılmayı önemsedim ne de çağrılmamayı. Her ikisi de işimin bir parçasıydı. Kendi adıma, yazar Fatih Altaylı olarak çağrılmamayı tercih ederdim ama bir medya grubunun yöneticisi, bir gazetenin genel yayın yönetmeni olarak çağrıldığım zaman gitmem gerekiyordu... Hükümetin iyi yanları olduğu zaman övdüm, kötü yanları olduğu zaman yerdim. Muhalifler sadece “övgülerimi’’ hatırlamayı yeğledi, iktidar ise sadece “yergilerimi’’. 29 Ekim 2012 gecesi Çankaya Köşkü’nde Başbakan’la uzun uzun sohbet ettik, ertesi gün gazetede çıkan köşemde, “Öcalan serbest, Türk bayrağı yasak’’ diye yazdım. Gazetenin yöneticisi olmak, yazar olmakla çok farklı bir durumdu. Birinde sadece kendinize karşı sorumlusunuz, diğerinde hem gazetenin sahibine, hem çalışan yüzlerce arkadaşınıza... Doğru, AK Parti iktidarının iyi yaptığı her şeyi alkışladım. Bunu yine yaparım. Ama bugün bunu nasıl yapayım. Sağlık reformunu alkışladık. Aynı şeye kırk kere mi övgü düzelim. Yapıldı bitti. Üstelik şimdi aksaklıkları ortaya çıkmaya başladı... Duble yolları alkışladık, havacılıktaki gelişmeleri alkışladık. Ne yapalım, durup durup aynı şeylere bir daha mı alkış tutalım. Yapıldı bitti. Demokratikleşme çabalarına da alkış tuttuk bir dönem. Ama çabalar artık bitti, geri dönüş başladı, onu da mı alkışlayalım. Hele hele 17 Aralık’tan sonrası... Yolsuzluk olur. “Fıtratta var.’’ Ama ortaya çıkınca gereğini yapmak “fıtratlarında yoksa’’ nasıl alkışlayalım. Soruşturmalar yürüse, gereği yapılsa alkışlardık. Ama öyle mi oldu... Hayır, tam aksine yolsuzluğu ortaya çıkarmak suç oldu, yolsuzluğu yapandan hesap sormak ayıp. Yapanlar ise baş tacı. Diyorlar ki, “17 Aralık’tan sonra iyice değiştin’’. 17 Aralık’tan sonra bir şey değişmeyince ben değişirim tabii. O günden sonra değişmek değil, değişmemek kabahat olurdu bence. Özgörkey’e teklif Aysal’dan değil GALATASARAY Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ocaklı aradı. “Başkan Ünal Aysal’a söylediğin her şeyde haklı olabilirsin ama Cemal Özgörkey’le ilgili olarak başkanın hiç suçu yok.’’ Ben şöyle demiştim: “Cemal Özgörkey, Ünal Aysal’dan 100 kat daha Galatasaraylıdır. Başkan Aysal’a mı kaldı Cemal’i başkan adayı olarak önermek, ona liste yapmak.’’ Ahmet Ocaklı işin aslını anlattı: “Cemal’e başkan adaylığı önerisini başkan götürmedi. Bilirsin, Cemal benim 45 yıllık arkadaşım. Seçim gündeme gelince ben Cemal’i aradım. ‘Başkan adaylığı için zaman geldi. Hadi çık’ dedim. Cemal de‘Aysal benim adımı açıklasın ve adaylığımı desteklesin’ dedi. Ben de bunu Aysal’a söyledim. Sonra Cemal, İstanbul’a geldi. Atlıspor tesislerimizde buluştuk. Akşam 6’dan sabahın 3’üne kadar konuştuk. Ben, Ural Aküzüm ve Volkan Karsan. Cemal ‘Başkan bir şey açıklamadı’ deyince ben yine başkanı aradım. Bunun üzerine başkan Londra’da, ‘Cemal Özgörkey aday olacak ve destekliyorum’ açıklaması yaptı. Ama Cemal buna rağmen aday olmadı. Cemal beni kandırdı, ben de onun yüzünden başkanı kandırmış oldum. Başkan Ünal Aysal, Cemal’le hiç konuşmadı bile.’ Bu arada Başkan Aysal ve Cemal Özgörkey’le aralarındaki mesajları da okudu. Ahmet Ocaklı’ya, “Bunları yazmam için mi anlatıyorsun?’’ diye sordum. “Tabii ki yazman için. Herkes kimin ne olduğunu bilsin’’ dedi. Ben de yazıyorum işte. Bu arada Galatasaray camiasında Ali Dürüst’e de hayli bir kızgınlık var. Özellikle de kendi yakın arkadaşlarından. “Çık artık kardeşim’’ diye. Bence haklı değiller. Kimseyi “zorla başkan yapamazsınız’’. İstemeyebilir. Sonuçta Ali Dürüst yıllardır Galatasaray’a hizmet eder, hem de en iyi şekilde. Hizmet etmek için başkan olmak şart mı! Tam aksine, egosunun esiri olmadan Galatasaray’a mesai harcadığı için teşekkür etmemiz gerek Ali Dürüst’e...   Galiba toptan gidiyor GALATASARAY’dan söz etmişken... İş dünyasından Galatasaray’ın müstafi başkanı Ünal Aysal’la ilgili ilginç bilgiler geliyor. “Galatasaray’ı değil memleketi bırakıyor galiba’’ türünden bilgiler. Pek çok malını satılığa çıkardığı, Başbakan’a yakın bazı işadamlarıyla birlikte aldığı Ataşehir’deki arsayı satmak için masaya oturduğu, başka pek çok şeyi de devretmek için ortaklarıyla görüşmeler yaptığı dedikoduları kulağıma ulaşıyor. Hatta bir işadamı, “Satmak istiyor ama tok satıcı. Fiyatlarda uçuyor. Masaya oturduk ama anlaşamadık’’ diyor. Hemen Mali Genel Kurul GALATASARAY’da iki başkan adayımız var. Her ikisini de çok severim. Kulüp tecrübesi olarak Yalman ağır basıyor. Ama yönetim kurulunda Duygun Yarsuvat. Yarsuvat’ın yönetim listesi, bu kısa zamanda kurulabilecek en iyi yönetim. Her kim seçilirse seçilsin kendilerine bir tavsiyem olacak. Seçimden hemen sonra bir Mali Genel Kurul yapmaları gerek. Aysal yönetiminin bütçeyi aşan harcamalarını tespit edip bu borcu Aysal ve ekibinin üzerine bırakmaları lazım. Böylece bundan sonra yönetime gelecek olanlar, Galatasaray’ın kaynaklarını har vurup harman savurmaktan vazgeçerler. Aysal gibiler Drogba’yla, Sneijder’le poz verecekler, sonra o paraları Galatasaraylılar ödeyecek. Yok öyle yağma... NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Bokumuzda boncuk olduğunu söyleseler de inanmadığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026