İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

‘IŞİD’le savaşamazlar’ demedim mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 9, 2014

‘IŞİD’le savaşamazlar’ demedim mi!

Başbakan ne dedi: “Esad’la da savaşacaksak Suriye’ye gireriz.” IŞİD’e karşı değil ama Esad’a karşı savaş ilan etmeye hazır bir hükümetimiz var. Peki ben bu köşede ne demiştim size! “IŞİD’e savaş açamazlar” demedim mi? Defalarca yazdım. “IŞİD’i mahallenin yaramaz çocuğu olarak gören bir çekirdek var AK Parti’de” diye yazmadım mı? Ne laf işittik bunu yazınca. “Ben de AK Parti’ye oy verdim ama IŞİD’i desteklemiyorum” diyen ve daha öteye gidenler. Anlamadılar ki, AK Parti’ye oy vermek başka şey, AK Parti’nin çekirdeği başka şey, AK Parti’nin politikalarını belirlemek başka şey. Sonra ne yazdık. “IŞİD’e karşı savaşmak için fetva alacak kimseyi bulamıyorlar. Müslüman’a silah doğrultmayı kabul ettiremezler” dedim mi? Dedim. Haklı çıktım mı? Vaziyet onu gösteriyor. Şimdi “Esad’a karşı savaşacaksak” diye “şart” koşmaları da o yüzden. Çünkü AK Parti’nin çekirdeğine ancak o şartla kabul ettirebilecekler Suriye’ye girmeyi. “Bizim çocuklarla savaşmaya gitmiyoruz. Biz Nusayri Esad’a karşı asker yolluyoruz” demek, diyebilmek için. Ortadoğu’da hâlâ “mezhep” kafasıyla sorun çözebileceklerini düşünmelerine mi yanalım, yoksa hâlâ “meseleyi” anlamamış olmalarına mı bilmiyorum. Gerçi bizim bireysel yanmamıza da gerek yok. Memleket yanıyor zaten.   Türkiye ne yapsın DÜN hükümeti “kayıtsız şartsız” destekleyen gazeteler hariç tüm gazetelerde salı günü çıkan ve 19 kişinin ölümüne yol açan olaylar manşetteydi. Gerçi 1 gün önce haber televizyonları konuya pek girmemişlerdi, muhtemelen olayı tırmandırmamak için bir hassasiyet göstermişlerdi, ama gazeteler durumu bütün açıklığıyla ortaya koydu. Doğu’dan Batı’ya pek çok ilimizde sokaklar savaş alanıydı. Pek çok ilde sokağa çıkma yasağı konulmuş, İstanbul dahil pek çok ilde askeri birliklerden yardım istenmişti. İçişleri Bakanı’nın tavrı ise zaten açıktı. “Şiddete misliyle karşılık veririz” diyordu. Şiddet tırmanıyordu. Mesele “Kobani”ydi. Kobani’nin düşme ihtimali üzerine birileri, bir kısım Kürt vatandaşımızı ayaklandırmıştı. Çok açık bir provokasyon vardı ama daha vahimi, provoke olmaya hazır bir de kitle vardı. Ben ise başka bir yerindeyim olayın. Kobani’nin düşmesi demek, IŞİD’in sınırımıza dayanması ve Türkiye’de yaşayan pek çok vatandaşımızın akrabalarının “katledilme” riskiyle karşı karşı kalması demekti. Elbette Türkiye’nin bu duruma kayıtsız kalmaması gerekiyordu. Ancak bu konuda Türkiye’den yardım bekleyenlerin ne istediği de belli değildi. Türkiye “Girip durduralım” dese “Hayır siz girmeyin” diyorlardı. “Peki girmeyeyim” dese, “Niye bizi kurtarmıyorsunuz?” diyorlardı. Peki Türkiye ne yapacaktı ben anlayamıyordum. Türkiye, YPG’ye silah verse, yarın o silahların Türkiye’ye karşı doğrultulmayacağının garantisi yoktu. Bu durumu anlatacak şahane bir amiyane tabir vardır ama “Ne ... geliyorsunuz, ne ... “ desek ayıp olur.   PKK ‘Görev verdiniz, izin de verin’ derse BENCE yapılabilecek tek şey “geçiş koridoru” sağlanıp Kuzey Irak’tan Kobani’ye yardım gitmesinin sağlanması. Elbette o zaman bu geçişten faydalanacaklar arasında PKK’lılar da olurdu. Ama bunda bir beis yok. Türkiye zaten bir süredir silahlı PKK’lıların ülke içinde oradan oraya rahatça gezmesine “süreç” adına göz yumuyor. Asker de bu duruma alışkın. Zaten Türkiye’nin böyle bir duruma itiraz etme hakkı da pek var gibi durmuyor. Çünkü “konuyla ilgili” Başbakan Yardımcısı, PKK’yı Kobani’de savaşmaya çağırmıştı. PKK pekâlâ “Görev verdiniz, yapmamıza izin vermiyorsunuz” diyebilir. Kimse de “Saçmalamayın” diyemez. Çünkü o hak daha önce kullanıldı.   Türklere su bile yok KOBANİ ile ilgili duyarlılık gösteren Kürt vatandaşlarımızın haksız olduğu bir yer daha var. “Kürtlere sahip çıkmıyorsunuz” diyorlar ya... Haklı değiller. “Kürtlere sahip çıkmıyorsunuz” cümlesinin arkasında “Türklere sahip çıkıyorsunuz” gizleniyor çünkü. Ama Türkiye, Türklere de sahip çıkmıyor. Kuzey Irak’ta, Kuzey Suriye’de her yerde Türklere katliam yapılıyor. Türkiye onlara da sahip çıkmıyor. Kürtlere hiç değilse sınır açılıyor. Türklere o bile yok...   Sam’ın inanç özgürlüğü yok mu? KURBAN Bayramı’nda Leman Sam bir twit atmış. Twit’i görmedim. Verilen tepkileri gördüm. Hükümetten medyaya kadar pek çok kişi Leman Sam’ı linç ediyor, kadına olmadık hakaret ediliyor. Verilen yanıtlardan okuduğum kadarıyla Sam, “kurban kesilmesini vahşet” olarak nitelendirmiş ve kurban kesmek ile IŞİD’in kafa kesmesini aynı kefeye koymuş. Leman Sam’ın fikrine katılabilirsiniz veya katılmayabilirsiniz. Bu fikri doğru bulmak zorunda değilsiniz, benimsemek zorunda hiç değilsiniz. Ama o hiç ağzınızdan düşürmediğiniz “düşünce ve inanç hürriyeti” sözü var ya! Hani 9 yaşındaki kız çocuklarının bile sahip olduğu “inanç özgürlüğü”. O özgürlük 9 yaşındaki kız çocukları için ne kadar varsa, Leman Sam için de, sizin gibi, benim gibi düşünmeyen herkes için de var. Şimdi kalkıp da kimse “Leman Sam’ın bir inancı yok. Twit’inden belli” gibi abuk sabuk bir laf etmesin. İnançsızlık da bir inançtır. Üstelik de “inanmaktan” daha riskli bir inançtır. Eleştirebilirsiniz, katılmayabilirsiniz, aksini kanıtlamaya çalışabilirsiniz. Ama küfredemezsiniz, hedef gösteremezsiniz. Siz inançsızlığa küfrettiğiniz anda inançsızların da sizin inancınıza küfretme hakkı doğar. Ki bundan hiç hoşlanmadığınızı da biliyoruz!   Bardakçı’ya yalanlama GAZETEMİZİN Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doğan Satmış’tan bir itiraz geldi. Murat Bardakçı cumartesi gecesi Tarihin Arka Odası programında masaya çiğköfte getirmiş ve “Doğan Satmış bayramda dana kesmiş, etinden çiğköfte yaptırmış, bize yollamış” diyerek kameralar karşısında çiğköfte ziyafeti yapmış. Doğan Satmış, “Ne dana kestim, ne etinden çiğköfte yaptım, ne de Murat Bardakçı’nın programına yolladım. Külliyen karalama kampanyası. Zaten 100. programına şampanya yollamıştım, onu da ‘Paça çorbası yolladı’ diye anons etmişti. Murat Bardakçı’yı sana şikâyet ediyorum” dedi. Durumu Bardakçı ile konuştum. Gülmekten yanıt veremedi. Sonunda “Hayatımda yediğim en iyi çiğköfteyi Doğan’ın evinde yemiştim, oradan aklıma geldi” dedi ve Doğan Satmış’ı çiğköfteyi aşağılamakla suçladı, “Ne yani, evde her akşam bilini ile havyar mı yiyormuş” diyerek kestirip attı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Politikalar inanca göre değil akla göre belirlendiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026