İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Açarsan sınırı herkese provokatör de girer Muhaberat da

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2014

Açarsan sınırı herkese provokatör de girer Muhaberat da

MEMLEKETİN bir bölümünde geçen hafta meydana gelen olaylar hepimizin ödünü patlattı. Bizler gençliğimizde yaşadığımız günlere geri dönen bir Türkiye’den korkarken, gençler hiç görmedikleri bir Türkiye tablosunun kâbusunu görmeye başladılar. Gerçekten de “terör’’ günlerinden farklı bir ortamdı. Millet birbiriyle kavgaya, dövüşmeye, birbirini linç etmeye başlamıştı. Bu başka bir şeydi... Dağdaki adam değildi, komşumuzdu, yan mahallelimizdi... Haliyle de çok tehlikeli bir durumdu. Sağolsun hükümetimiz ya da iktidarımız, suçluları hemen bulup çıkardı. Anamuhalefet CHP, paralel yapı ve biraz da “Öcalan’ı dinlemeyen sorumsuz Kürtler’’. Ve tabii “provokatörler’’. Elbette birtakım provokatörler vardır, böyle olayların olmazsa olmazıdır “provokasyon’’ ama bu provokatörlerle ilgili suçlu ararken hiç aynaya bakma ihtiyacı hisseder mi “iktidar sahipleri’’. Şimdi soralım kendilerine ve tabii haliyle size:“Yıllarca PKK’yı Türkiye’nin başına musallat eden hangi ülkeydi?’’ Yanıt: “Suriye.’’ Peki o zaman ikinci soru şu: “Bugün sınırlarımızdan içeri sorgusuz sualsiz, kontrolsüz biçimde girip Türkiye’nin her yerine yayılan yaklaşık 3 milyon kişi hangi ülkenin vatandaşı?” Yanıt yine “Suriye’’. Peki ey iktidarın sahipleri, bu 3 milyona yakın kontrol dışı Suriyeli içinde hiç mi Esad ajanı yoktur?.. Türkiye’ye yayılan bu milyonlarca Suriyeli arasında Esad tarafından Türkiye’yi karıştırmak için yollanmış olması muhtemel hiç mi Muhaberat elemanı yoktur? Biliyor musunuz kim geldi? Var mı elinizde bir kayıt kuyut. Girenler nerelere dağıldı, tespitli mi? Gelenlerin Esad muhalifi olduklarından nasıl emin oldunuz, sınırda kokladınız mı? Tüm bu sorulara vereceğiniz yanıt “Hayır’’. Bilmiyorsunuz kime kucak açtınız, kimi dibimize, kimi içimize soktunuz. Şimdi o uzun parmaklarınızı milletin üzerine doğrultup “Siz sorumlusunuz’’ derseniz, biz de kendi küçük parmaklarımızla “Asıl sizsiniz sorumlu’’ desek kim haklı olur! Ben mi Suriye ile herkesten daha fazla “papaz oldum’’! Ben mi kapıları Suriye’den gelen herkese kim olduğuna bakmadan açtım! Ben mi bunların Türkiye’nin her tarafına yayılmasına izin verdim! Elbette bu işin içinde Türkiye’deki bazı hainler de vardır. Ama siz asıl dışarıdan gelmelerine izin verdiğiniz hainlere bakın... Çünkü onların sayılarını da bilmiyoruz, kim olduklarını da...   Uçak-Saray-Müsteşar SON zamanların en sıkı Ankara dedikodusunu dün Erdal Sağlam’ın köşesinde okudum. İddiaya göre Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Başbakan’la birlikte Çankaya’ya çıkan Başbakanlık Müsteşarı’ndan boşalan makama atama yapamıyormuş. Çünkü Davutoğlu’nun atamak istediği müsteşarı Cumhurbaşkanı “beğenmemiş’’ ve başka bir isim vererek onu atamasını istemiş. Ahmet Davutoğlu da Cumhurbaşkanı’nın “Bunu ata’’ dediği isimden hoşlanmamış. O da onun atamasını yapmamış. İddianın doğruluk payı yüksek gibi duruyor; çünkü 1 ayı aşkın süredir makam boş. Bürokrasinin en üst makamının böylesine uzun süre boş kalması görülmüş şey değil. Benzer bir “atarım-atatmam-ata-atamam’’ durumu Hazine Müsteşarlığı için söz konusu diye de konuşuluyormuş Ankara’da. Davutoğlu’nun bu konudaki inadını anlamak mümkün değil. Başbakan olurken ne zannediyordu ki! Türkiye’yi yöneteceğini mi! Yeni Başbakanlık binasını, yeni Başbakanlık uçağını bırakmayan yeni Müsteşar atamasını bırakır mı!   Sorun hastada değil doktorda BAZI okurlar “Çok karamsarsın’’ diyorlar. Hayır değilim. Gerçekçiyim sadece. Türkiye’de çok ciddi sorunlar var. Bu sorunların bazılarını kendi elimizle yarattık. Türkiye bundan daha vahim sorunların üstesinden gelerek kuruldu, daha vahim sorunları aştı. Benim karamsarlığımın nedeni, bu sorunlarla baş etmesi gerekenlerin sorunu teşhis etmedeki yetersizliği veya bilgisizliği. Akciğer kanserini öksürük şurubuyla tedavi edersen ve “Babası da içerdi’’ diyerek sigaraya devam etmesini istersen, hastalığın suçunu da oda havalansın diye camı açan hemşireye atarsan hastayı iyileştiremezsin. Benim kaygım bu...   Dolapdere mi, Nişantaşı mı? “NE işimiz var bizim Ortadoğu bataklığında’’ deyince iktidardan veya iktidar gibi düşünenlerden itiraz geliyor: “Orası bizim komşumuz.’’ Bakın bizim gazetenin binası da Taksim’de. Talimhane’de. Binanın bir yanı Taksim Meydanı’na, Beyoğlu’na, İstiklal Caddesi’ne, bir yanı Şişli’ye, Nişantaşı’na, bir yanı da Dolapdere’ye bakıyor. Biz Habertürk çalışanları binadan çıktığımız zaman yemek için, alışveriş için, gezmek için ya Taksim tarafına gidiyoruz, ya Nişantaşı tarafına. Çünkü Dolapdere tarafı pek “hoş’’ değil. Genelde olay var. Ya iki farklı siyasi grup arasında olay oluyor, ya kavga dövüş var, bıçaklama var, uyuşturucu satıcıları eksik değil, kaçak göçmenler kol geziyor. Bu yüzden de mecbur kalmadıkça oralara pek gitmiyoruz. Komşumuz, dibimiz ama Dolapdere’de cirit atmıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, oraya çok gidersek bir gün tatsız bir şeyle karşılaşabiliriz. Elbette Taksim’de, Nişantaşı’nda da karşılaşabiliriz bir tatsızlıkla ama olasılık Dolapdere’de çok daha fazla. Türkiye’nin dış politikada yaptığı da bu.   3D yazıcı çıktı, haberiniz var mı! SABAH Türkiye’nin önemli haber televizyonlarından birinde bir haber. “Bir üniversitemiz kendi geliştirdiği bir aletle her türlü 3 boyutlu nesneyi yapabiliyormuş. Her şeyi kopya edebilecek bir teknoloji imiş. 3D modellemeyle bu üniversitemizin yapamayacağı hiçbir şey yokmuş.’’ Haber ilgimi çekti. Dönüp ekrana baktım. Bir 3D printer ekranda. Sanırsın bizim üniversite icat etmiş. Ulan 3000 dolara almayanı dövüyorlar. Mahalle arasında bile bulunur olmuş. Ama bizim muhabirin haberi yok. Hadi muhabir cahil, editörün de haberi yok. Hadi editör cahil... Neyse uzatmayayım. Haber televizyonculuğumuz bu durumdaysa, memleketin durumu normaldir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Uçmaktan zor olanın inmek olduğunu bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026