İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bölünmek şart değil

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 16, 2014

Bölünmek şart değil

DÜN Jön Kürtlere sorduğum soruların en yararlı tarafı ne oldu biliyor musunuz? Bu yazının Habertürk internet sitesinde yayınlandığı köşenin altına yapılan yorumlar. Okudunuz mu bilmiyorum. Epey bir yorum gelmiş olmalı ki, 100 kadarını sitede yayınladılar. İyi ki de yayınladılar. Toplumun içinde bulunduğu “ruh halini” aktarmanın daha sağlıklı bir yolu olamazdı. 30 yıllık “terör” ve ardından ortaya çıkan gelişmelerden sonra toplumun nereye geldiğinin aynası aslında bu yorumlar. Türkiye’nin “Türk” yurttaşlarının hangi noktada olduğunu, dün “bölünme” lafını duyunca tüyleri diken diken olanların “Bölüneceksek bölünelim” noktasına geldiğini, hatta bir kısım Türk’ün “Bölünüp kurtulalım” demeye başladığını açıkça görmek mümkün. Sayıları az da olsa, bazı Kürt yurttaşların ise “Bölünüp yazdığınız sıkıntıları çekmeyi, Türkiye’nin ikinci sınıf vatandaşları olmaya tercih ederiz” dediğini de görmek mümkün. Bana göreyse asıl mesele şu. 100 yılı aşan “isyanlar” ve 30 yıllık çatışma sürecinde Kürt vatandaşlarımızın bir bölümü “düşüncelerini” anlatma, “hissiyatlarını aktarma” fırsatı buldular. Siyasal Kürt hareketinin radikal unsurları ise şunu asla görmedi: “Siz de Türklerin hislerini anlamadınız.” Her iki tarafın “radikalleri” birbirlerini anlamakta zorluk çektiler. Tam “anlamaya” en yakın oldukları dönemde IŞİD meselesi yüzünden yine “kafa karışıklığı” yaşamaya başladılar. Kürt siyasal hareketinin radikalleri ve maceracıları, Türklerin önemli bir bölümüyle uzlaşmaya ne kadar yakın olduklarını göremediler. Terörden uzaklaşıldığı anda “demokrasi”, “insan hakları” ve tabii “laiklik” konularında Kürt siyasal hareketinin giderek “Türk- Kürt ortak siyasal hareketi”ne dönüşme arifesinde olduklarını idrak edemediler. Kobani eylemlerinde ortaya çıkan tablo, bu “ortaklaşma”nın yok olmasına değil ama sekteye uğramasına neden oldu. Bana sorarsanız AK Parti’nin bu meseleyi çözmesi mümkün değil. Çünkü tek çözüm “demokrasiden” geçiyor. İleri demokrasiden değil, gerçek demokrasiden. Meselenin çözümüne çok olumlu bir başlangıç yapan AK Parti ne yazık ki, demokrasiden uzaklaştıkça, çözümden de uzaklaştığının farkında değil. Bu sorunun “din kardeşliği” temelinde değil “demokrasi ve özgürlük” temelinde çözülmesi gerektiğini görmeleri mümkün değil. Ancak bana göre gelinen nokta umut verici. Bölünmeye bu kadar yaklaşıldığı anda bölünmenin her iki taraf için de yaratacağı sıkıntıların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Her iki tarafın da “Ne olacaksa olsun” noktasına yaklaşması, uzlaşmanın en önemli itici gücü olacaktır. “Bölüneceksek bölünelim” noktasına gelenlerin çok daha makul bir çözüme hazır olduğu kesindir. Çünkü bu noktaya varmış bir toplumda bölünmeden daha acısız her çözüm, daha makbul çözümdür.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026