İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Tribünlerin dolması istenmiyor

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 16, 2014

Tribünlerin dolması istenmiyor

MİLLİ maça taraftar gelmiyor diye yakınıyor Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve Futbol Federasyonu. Peki siz Milli Takım maçlarına taraftarların gelmesini gerçekten istiyor musunuz! Bana sorarsanız, bugünün Türkiye’sinde sadece milli maçlara değil, hiçbir maça taraftar gitmesi istenmiyor. Statlarda bir araya gelecek on binlerce taraftar Türkiye’yi yönetenler tarafından “tehdit” olarak görülüyor. Bunu neye dayanarak mı söylüyorum! Tribünlerin “boşaltılması” operasyonuna. Sezon başından beri durum ortada. Passolig diye dünyada örneği olmayan bir uygulamayla taraftarların maça gitmeleri engellenmeye çalışılıyor. Sezon başından beni tüm takımlar, Fenerbahçe gibi taraftarının her durumda sahip çıktığı bir takım bile boş tribünlere oynuyor. İstanbul’da tribünler boş, Anadolu’da tribünler boş. “Bu durum hoş değil, bir çözüm bulalım” diyen var mı? Yok. Federasyon umursamıyor bile. “Şu Passolig saçmalığını bir gözden geçirelim” deme ihtiyacı bile hissetmiyor Federasyon. Belli ki emir “tepelerden bir yerden” gelmiş. Milli Takım’ın durumu farklı mı? “Milli maçta tribünler boş.” Boş olur tabii. Kale arkası 50 TL, diğerleri 150 TL dersen kim gider maça. Bu bilet fiyatıyla TÜSİAD üyeleri mi dolduracak tribünleri. Rahmi Koç, Ferit Şahenk, Suzan Sabancı falan mı bağıracak maçta “Türkiye Türkiye” diye. Yap bakalım bileti 5 TL, 10 TL, gidiyor mu taraftar gitmiyor mu? Tribünde takım forması varmış. Söylesen Turkcell, Mercedes ve diğer sponsorlar dağıtmaz mı tribünde binlerce kırmızı-beyaz milli forma.. İtiraf edin, istemiyorsunuz tribünlerin dolmasını. Korkuyorsunuz bir araya gelmiş insanlardan. Sonra suçu millete atıyorsunuz. “Atmayın din kardeşiyiz” diyeceğim ama onu bile yanlış anlayacaksınız!   Terim hem sorumlu hem değil ZAMAN zaman konuşup sohbet ettiğimiz bir okur, Letonya- Türkiye maçının ardından güzel bir analiz yolladı. Benim düşündüklerimle çok paralel olduğu için ben yazmışım gibi okuyabilirsiniz: “Maç yorumunuz güzeldi... Epey eğlendim şahsen... Gelelim maça... Olmayan rakibe kaybedilen puanlar... Yazık bile diyemiyorum. Bu maçın kritiği de olmaz. Yalnız, maç sonrası Terim’in basın toplantısında söyledikleri ilginçti. En önemlisi taraftar hakkında söyledikleri. Maça kimse gelmiyor... Almanya 80 bine oynuyor, Fransa 60 bine oynuyor, bizde böyle değil. Milli Takım’ın şu anki durumunun tek sorumlusu elbette Terim, başka suçlu aramaya gerek yok. Yabancı sınırlaması olmasın diye düşündüğü halde Yıldırım Demirören’e boyun eğen kim? Terim... O zaman o makamda 1 dakika durmayacaksın. Siz ki derbilere rakip taraftarın gitmesini sağlayamıyorsunuz... Ne hakla maça seyirci gelmiyor diye yakınıyorsunuz? ‘Milli Takım seyircisi yaratmalıyız’ diyor Terim. O seyirci vardı, Gezi’de ortaya çıkmıştı. Kafasını ezdiniz! Adamları neredeyse müebbet hapisle yargılıyorsunuz! Hangi birlik, hangi beraberlik? Rabia işareti yapan Emre. Galibiyeti ‘Halkların şehit olan çocuklarına’ hediye eden Arda. Cemaatçi mi değil mi diye yaftalanan futbolcular. Özel yaşamı sorgulanan futbolcular... Gurbetçi futbolcular ayrı bir sorun. Türk futbolundan daha çok Melo ile uğraşan Federasyon Başkanı. Başbakan’ın müdahale ettiği Fenerbahçe’nin başkanlık yarışı... Daha neler neler... Milli Takım her türlü siyasetin üzerinde olmalıdır. Peki öyle midir? Hayır! Aksine, Milli Takım dibine kadar siyasete batmıştır. Sorunun kaynağı da budur! Sebebi de Kılıçdaroğlu ve CHP’dir. :)))) Saygılar.”   Eleştiriler olumlu yorumculuğa devam LETONYA milli maçında Show TV Spor Koordinatörü Serdar Ali Çelikler’in ricası üzerine canlı yayında “yorumculuk” yaptım. Hayatımda ilk kez. Ben çok keyif aldım. En büyük korkum ağzımdan “istenmeyen bir kelime” çıkmasıydı. Çıkmadı çok şükür. Mesleğe spor yazarı olarak başladığım için ve yıllarca spor yöneticiliği yaptığım için yabancısı olduğum bir ortam değildi, ama başta gerildim, sonra rahatladım. Ama sosyal medyadan çok eleştiri almışım. Sosyal medya böyle bir şey. Demek ki onların da eğlenmesini sağladım. Ne mutlu bana. En çok Fatih Terim sevinmiş olmalı, ona kızacaklarına bana kızdılar. Yenilgiyi bana bağlayanlar bile oldu. Zaten ne çektiysem “adaşlarımdan” çekiyorum. Maçtan sonra spor adamlarından, bu işi bilenlerden olumlu tepkiler aldım. Türkiye’nin önemli teknik adamlarından biri, “Gol yemeye hazırlanıyoruz, dedin, 1 dakika sonra penaltı oldu. Tüm değişiklikleri doğru tahmin ettin. Kimin değişmesi gerektiğini de önceden söyledin. Özellikle maçın ikinci yarısında ‘Langırt dizilişiyle gol atamayız. Bu modern futbol değil, langırt futbolu’ demen çok doğruydu. Literatüre girer” dedi. Aldığım olumlu eleştiriler beni cesaretlendirdi. Bundan böyle teklif gelirse canlı yayınlarda yorumculuk yapacağım. Hem ben eğlenirim, hem sosyal medyacılar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Diklenerek eğilmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026