İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tahtırevana binelim, monarşileri devirelim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 19, 2014

Tahtırevana binelim, monarşileri devirelim

“BATILI fikir adamları ve think tank’ler Türkiye’nin NATO’dan atılması gerektiğini düşünüyor” diye yazdım ya! Türkiye’nin “düşünenleri’’ hemen cevap yetiştirmeye başladılar. “Onların düşüncelerinin ne önemi var. Onlar yanlış yapıyorsunuz diyorsa Türkiye doğru yolda demektir’’ ana fikrinde cevaplar. Bir an için bu arkadaşların haklı olduğunu düşünelim. O zaman ben de onlara şu soruyu sormak isterim: “Peki o zaman AK Parti’nin ilk 8-10 yılında Batılı liderler AK Parti’ye ve o zamanki genel başkanına methiyeler düzerken, ödüller verirken, Batı gazeteleri, think tank’leri AK Parti’nin Türkiye’yi çok iyiye götürdüğünü anlatırken, bununla ilgili makaleler yazılırken bunlara değer veriyor, gazetelerinizde bunları çarşaf çarşaf manşet yapıyordunuz, yapıyorduk. Madem bunlar Türkiye’nin kötülüğünü istiyorlar, o zaman AK Parti’yi överek Türkiye’nin kötülüğü için mi çalışıyorlardı?” Umarım bu basit soruya bir yanıt verirsiniz. Aynı yazıya gelen bazı eleştiriler de şöyleydi: “Atsınlar NATO’dan. Biz de İslam NATO’sunu kurarız.’’ Tabii bunları hesap etmediği, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyeliğinin Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere İslam ülkeleri tarafından engellenmesiydi. Hesap etmiyorlardı ve edemezlerdi. Çünkü Enver Paşa hayalciliği tepeden tırnağa hâkimdi ve cehaletle besleniyordu. Şaşırdılar ve şöyle bir yorumla karşıma dikildiler: “Evet ama Suudi Arabistan’da halk değil, Batı uşağı bir monarşi yönetimde. O yüzden orada bize karşı çıktılar.’’ Diyelim ki öyle. Halk bizden yana ama yönetim değil Peki ne yapacak Türkiye? Arap ülkelerindeki monarşileri mi devireceğiz! Onlara savaş mı açacağız Başlarına IŞİD’i mi musallat edeceğiz Her yıl en az 60-80 milyar dolar dış kaynak bulamazsa ekonomisini ayakta tutamayacak bir ülke için, yani bizim için gereğinden fazla iddialı değil mi bu hedef! Ayranımız yokken içmeye, tahtırevanla mı gideceğiz monarşileri devirmeye. Monarşileri devirmektense aklımızı başımıza devşirmek daha iyi değil mi!   Batı’nın Kobani’de gördüğü   TÜRKİYE, IŞİD politikasıyla PKK’yı Batı’nın gözünde şahane bir yere taşıdı. Şu anda Batı basınında her gün sayfalar dolusu Kobani methiye yazıları, saatler boyunca Kobani kahramanlık filmleri yayınlanıyor Algı şu: “Moderniteden yana Kürtler, özellikle de Kürt kadınlar, kafa kesen radikal İslamcıları durdurdu. Hem de Batı dünyasıyla el ele.’’ Bu algı artık yerleşti. Peki Türkiye algısı ne? Yine aynı haberlerde Türkiye, IŞİD’le savaşmak bir yana gizliden IŞİD’i destekleyen, IŞİD’le savaşan Kürtleri uçaklarla bombalayan ülke. Batılı ne bilsin Kobani nire, Kandil nire. Onların gördüğü şu: Kürtler IŞİD’le savaşıyor. Türkiye, Kürtleri bombalıyor. iPhone 6 mı alırsınız kitap mı? SEVGİLİ dostum Prof. Celal Şengör’den epeydir ses seda çıkmıyordu. İki hafta önce oğlu Asım’ın da katıldığı yemekte dalga geçtim diye küstü zannettim. Yemek sırasında Asım’ın elindeki ekranı çatlak telefonu görünce, “Cimri adam. Bir telefon alsana çocuğa’’ dedim. “Artık çalışıyor. Parası var kendi alsın’’ diye yanıt verdi. Asım Şengör bir süredir İsviçre’nin en önemli üniversitelerinden birinde öğretim üyesi oldu. Henüz yirmili yaşlarının başında Asım’a döndüm, “Maaş mı düşük yoksa İsviçre’de telefonlar mı pahalı?” diye sordum. “Yok Fatih Abi. Ama telefon almak için ayırdığım parayla çok işime yarayacak bir kitap aldım. Telefon böyle de iş görüyor ama o kitabı bir daha bulamazdım’’ dedi. Biliyorum ki, Asım lime lime oluncaya kadar o telefonu kullanacak ve telefon parasıyla daha çoook kitap alacak. Neyse; ben Celal’in bu yüzden bana kızdığını ve mektup yazmadığını düşünüyordum Önceki gün telefonum çaldı. Celal Şengör karşımda. “Küstün mü?’’ dedim. “Yok yahu. Niye küseyim’’ dedi. Meğer yolladığı mektuplar benim elime geçmemiş. Hepsini yeniden yolladı. Aşağıda okuyacağınız mektup da onlardan biri CELAL HOCA’DAN MEKTUPLAR 2026'YI DÜŞÜNEN VAR MI? “SEVGİLİ Fatih, Sana 2026’nın akıl ve bilgi fakiri politikacılar açısından önemini anlatayım mı? Türkiye pek uzun bir zamandan beri bilgisi sınırlı, kültürü kıt, kentli kültürden uzak, kaliteden daha çok kantiteye önem veren politikacılar tarafından yönetildiği için başı giderek derde giriyor, içeride milli bütünlüğü ve yaşam huzuru azalıyor, dışarıda güvenilirliği ve itibarı sıfıra koşuyor, ekonomisi de tamamen tefeciliğe dayanan ve dış dünyanın uyanıkları tarafından empoze edilen yalancı bir ‘gelişme’ dönemi sonu baş aşağı gitmeye başlıyor. Sıfırlar atıldıktan sonra dolar karşısında 1 liradan başlayan Türk lirası nihayet 2.30’u gördü. Düşüş devam edecektir, çünkü Türk lirasının karşılığı yok! Akıl fakirlerinin bunun ne anlama geldiğini anlaması mümkün değildir. Ta ki, hayatını tam olarak etkileyinceye kadar bugünkü siyasi tutumunu sürdürmeye devam edeceklerdir. (Akıl fakiri lafı benim yakıştırdığım bir laf değildir: Türkiye Cumhuriyeti halkının ortalama IQ yüzdesi 90’dır. Bu normal kabul edilebilecek zekânın en altıdır. Merak edenler internete bağlanıp şu tabloya bir göz atabilir: http://www.photius.com/rankings/ national_iq_scores_country_ranks. html; bu arada hatırlatayım: Ortalama zekâ yüzdesi 100’dür). Fakat en büyük felaket mevcut iktidar takımının ‘heyecanla’ beklediği 2023’ten üç sene sonra cereyan edebilir (belki de daha önce). Diyeceksin 2026’da ne olacak? Büyük bir ihtimalle o tarihte veya daha önce, şimdi Fransa’da hemen bütün uygar dünyanın (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Japonya, Kore, Çin...) parasal ve bilimsel katkı yaptığı ITER’in (Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör) teknolojik deneyleri sonuçlanarak sıfır kirlilik üreten ve neredeyse sıfır maliyeti olacak olan füzyon enerjisi üretimi hayata geçecek ve bir galon deniz suyu 300 galon petrol kadar enerji üretmeye başlayacak. Bu artık ‘Olabilir mi?’, sorusu değil, ‘Ne zaman?’ sorusu olmuştur. Bu arada elektrikli otomobiller dünyanın en kaliteli petrollü otomobillerinden daha iyi performans göstermeye başladılar. Elektrikli gemi ve uçaklar da yolda. Füzyon hemen hemen bedava elektrik sağlayacağı için, bu tür teknolojilere sahip ülkeler kelimenin tam anlamıyla bedava yaşamaya başlayacaklar. Taşıma ve haberleşme tamamen elektrikle yönetilecek (Jules Verne nur içinde yatsın; bunları 150 sene evvel görmüştü). Tabii Türkiye bu bedava yaşama yarışının tamamen dışında olacaktır, zira bilimi dışlayan ve hor gören yöneticilerle, onların açtığı imam mekteplerinde verilen eğitimle bu yarışa katılmak mümkün değildir. Malum bizim önceliğimiz kafaların içine hangi bilgileri koyduğumuz değil, kafanın üzerinin örtülü olup olmaması. Oluşmasına ne yazık ki katkı sağlamadığımız bu teknolojiye ihtiyacımız olacak. Ee ne yapmak lazım? Satın almak, çünkü başka çare yok. Neyle? Paramız pulumuz şimdikinden çok daha az olacak, çünkü satacağımız ne malımız, ne aklımız var. Üstelik de bedava enerjiye sahip olanlarla üretim rekabeti yapmamız da zaten mümkün olmayacak. Peki neyi satacağız da parasıyla bu teknolojiyi alacağız? Tek şeyimiz kalmış olacak: Ülkemiz ve özgürlüğümüz. Bunları satarak yaşamaya çalışacağız. Dua edelim ki gelişmiş milletlerin bunlara ihtiyacı olsun. Yoksa o şansımız bile olmayacak; yani bize artık yaşam şansı bile tanınmayacak. Ama buna müstahakız: Çünkü bilimi, çağdaşlığı değil zırvalığı tartışıyoruz ve siyasal tercihlerimizi bu saçma tartışmalara göre belirliyoruz. Tartışalım, AKP IŞİD’e karşı hareket ‘fetvası’ alabilir mi, alamaz mı? Acaba bunu hangi ulemaya sorsak Elâlemin en yüksek bilimsel düzeyde bedava rahat yaşamı yakalamak üzere olduğu bir dönemde, bu gibi zırvalıklarla uğraşan, çocuklarını ortaçağın saçmalıklarını öğreten kurumlara mahkûm eden cahil ve akılsız bir toplum, yaşama hakkından zaten vazgeçmiş demektir. Şuna emin olun: Arkamızdan kimse ağlamayacaktır. ‘İyi oldu’ bile diyecek düşman çıkmayacak, çünkü düşman bile addedilmeyecek kadar önemsiz olacağız Sevgilerle arkadaşım, Celal’’ NOT: Celal’in bu mektubundan bir hafta kadar sonra Lockheed yıllardır yürüttüğü gizli bir proje ile füzyon reaktörünü geliştirdiğini ve 5 yıl içinde askeri, 10 yıl içinde sivil kullanıma hazır hale getireceğini açıkladı. Yani 2026’da değil 2025’te Celal Şengör’ün sözünü ettiği bedava enerji hayatımıza girmiş olacak NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Pozitif algıyı yaratmanın bir ömür, bozmanın bir an sürdüğünü unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026