İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kürtler bölünmemek için dağa çıkar mı?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 30, 2014

Kürtler bölünmemek için dağa çıkar mı?

ÖNCEKİ gece Teke Tek’te HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan vardı. Tan da lafını sakınmayanlardan olduğu için program sırasında hem kendi partisinin taraftarlarından, hem de diğer taraftan hayli sert eleştiriler aldı. Tan program sırasında bir ara siyasal Kürt hareketi içinde az da olsa bölünme yanlıları bulunduğunu ama Kürt siyasal hareketinin ana gövdesinin bölünmeye karşı olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de kendisine şu soruyu yönelttim: “30 yıllık terörün sonunda Türklerde de çok yaygın olmasa bile ‘Yeter artık. Bölüneceksek bölünelim. Bu terörle yaşamaya değer mi? Ne halleri varsa görsünler’ demeye başlayanlar var. Siyasal Kürt hareketi, Türklerden gelecek bölünme talebine hazır mı? Bunu göze alabilecekler mi?’’ Altan Tan’ın yanıtı ilginç ama önemliydi. “Kürtler bölünme istemiyor. Türkler bölünmek isterse buna da karşı çıkarız. Türkiye bölünemez’’ dedi. “Yani o zaman da Kürtlerin bir bölümü bölünmemek için mi dağa çıkacak?’’ diye sordum. Güldü. Altan Tan’a göre, Türkiye’nin sorunlarından kurtulmak için bölünmeye değil daha fazla demokrasiye ihtiyacı var. Daha demokratik bir Türkiye’nin bölgedeki sorunları çözme gücü daha fazla olacak diye düşünüyor ve AK Parti iktidarının Ortadoğu’yu bilmediğini, bilmediği için de bir Ortadoğu tasavvuru geliştiremediğini ve politikası olmadığı için şu anda ciddi bir panik yaşadığını söylüyor. Sürekli bir sonraki seçimi düşünerek üretilen politikaların sorunları çözemeyeceğini vurguluyor. Tan, “AK Parti hep bir sonraki seçime kadar zaman kazanmaya çalışan samimiyetsiz bir tavır içinde. Ama bölgedeki gelişmeler beklemiyor’’ diyor. Tan, Öcalan’ın yapmış olduğu “Silah dönemi bitti’’ çağrısının hâlâ geçerli olduğunu, hükümet süreci bitirse bile silahların yeniden ele alınmaması gerektiğini söylüyor...   Kendinize izletin, bize değil DÜN televizyonda bir reklam gördüm. Gayet iyi hazırlanmış, son derece doğru çağrı yapan bir reklam spotu. Özü şu: “Tarım arazilerine sanayi tesisleri kurmayın. Yerleşim alanlarını tarım arazileri üzerine inşa etmeyin. Bakın atalarımız yerleşimlerini tepelere kurmuş, tarım arazilerini tarıma bırakmışlar.’’ Kendi kendime, “Çok doğru. Herhalde bir çevreci örgüt, hükümeti uyarmak için böyle bir spot hazırlamış’’ diye düşündüm. Hatta o örgüt hangisidir bilemeden cesaretine hayran kaldım. Öyle ya, böyle bir spot hazırlayıp hükümetin gözüne soktukları için her an paralelci ilan edilebilir ya da darbe teşebbüsüyle suçlanabilir, eski Türkiyeci olmakla itham edilebilirlerdi. Reklamı yayınlayan televizyon kuruluşununki de iyi cesaretti. RTÜK’ün AK Partili üyeleri tarafından cezalandırılmaları büyük ihtimaldi. Ben bunları düşünürken reklam sona erdi. Bir de baktım ki reklam bir kamu spotuymuş ve Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlatılmış. Şaşırdım ve güldüm. Bence bu spotun gösterilmesi gereken yer televizyon izleyen bizlerin evi değil, Bakanlar Kurulu toplantı salonuydu. Çünkü tarım arazilerini imara açan biz değiliz. Zeytinliklerin yok edilmesine yol açan yasal değişikliği yapan da biz değiliz. Her türlü araziden rant elde etmeye çalışan da biz değiliz. Tüm bunlar AK Parti hükümetinin icraatı. Bakanlık bu spotu hükümete izletsin. Birer kopyasını da belediyelerine. Çünkü bunu bize söylediğiniz zaman, “Siz yapmayın, bizimkiler yapsın’’ demek istediğinizi düşünüyoruz.   Kişi kendin bilmek gibi... MİLLİ maç yorumu yapınca beğenen oldu, eleştiren oldu. Bazıları da “Senin işin mi?” dedi. Umur Birand kardeşim ise “Fatih Abi, seninki biraz İngiliz tipiydi. Anlamaz bunlar” dedi. Güldük. Sonra da bizim spor servisi bu konuyla ilgili benimle bir röportaj yaptı. Ben de “Yıllarca spor kulübü yönettim. 40 yıldır futbol izlerim. Üstelik de eski spor yazarıyım. Bugünün pek çok önemli spor yazarı yanımda yetişti. Kabzımallar spor yorumu yapınca oluyor da ben yapınca mı olmuyor?’’ dedim. Bunun dememin üzerinden 15 gün geçti herhalde. Kabzımallıktan spor yazarlığına geçen vatandaşın jetonu yeni düşmüş olmalı ki, dün bana hakaret yağdırmış. Ben “Kabzımaldan spor yorumcusu olmaz” demedim. “Kötü olur” da demedim, ama zannediyorum büyük bir komplekse sahip olduğu için hakaret ve yalanlarla saydırmış. Elbette ki kendisini muhatap alacak halim yok. Bu denli süfli bir tarza yanıt vermem söz konusu değil. Hakaretlerini de önemsemiyorum. Sadece kendisine iftira davası açacağım. Yalan yazmamayı öğrensin diye. Gerçi öğrenme kapasitesinin de olduğunu zannetmiyorum ama denemekte fayda var. Bu vatandaş yazısını, “Kabzımalım, hıyardan iyi anlarım’’ diye bitirmiş. Daha önce de kabzımal diyenlere aynı yanıtı verirdi. Ne diyeyim, “Kişi kendin bilmek gibi irfan olmazmış”.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Dinimiz rant, imanımız para olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026