İstanbul 6°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

3’üncü havalimanının yeri değişecek mi?

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 6, 2014

3’üncü havalimanının yeri değişecek mi?

DÜN 3’üncü havalimanı inşaatının bir türlü başlamamasıyla ilgili olarak “Gerçekti, hayal mi oldu?” başlığıyla yazıp “Ne oluyor bu havalimanı, yapılamayacak mı?” diye sorunca Ankara’dan bir eski dost aradı. Geçmişte de DHMİ ile ilgili çok önemli bilgiler veren bu “eskimeyen kaynak” yine ilginç şeyler anlattı. Sabah sabah telefonda peş peşe rakamlar sıralamaya başlayınca beynim döndü. “Şunları mail atsana” demek zorunda kaldım. “Yeni Türkiye”de herkese sinen korku ona da sinmiş olmalı ki, “Mail atmayayım. Ne olur ne olmaz. Sana mesaj atacağım. Tanımadığın bir numaradan gelecek, şaşırma. Kendi telefonumdan da atamam” dedi. 15 dakika sonra veriler elimdeydi. Olayın tam kalbinde bulunan kaynağımın 3’üncü havalimanı inşaatıyla ilgili verdiği bilgiler şöyle: “3’üncü havalimanı, pistler ve terminal alanı; DHMİ hiçbir çalışma yapmadan, projesi olmadan, jeolojik etütleri yapılmadan ihale edildi. İhaleyi alanlar bu konularda hiçbir soru sormadan ve inceleme yapmadan bu işe atladılar. Zorluklarla şu anda yeni yeni karşılaşmaya başladılar ve çok açık söyleyeyim işi yapmaya hiç de gönüllü değiller. Aslında gördükleri zorluk daha hiçbir şey, asıl bundan sonra görecekleri var ve onlar da tahmin ediyorlardır diye düşünüyorum, çünkü hepsi müteahhit. Altı tamamıyla balçık olan bir zeminle daha yeni yeni karşılaşıyorlar ve bu zeminde 1 milyar metreküp dolgu yapacaklar. Aslında dolgu miktarı 1.8 milyar metreküp idi. Kotları 30 metre aşağıya çekerek 800 milyon metreküp avantaj sağladılar, ama 1 milyar metreküp de halen korkunç yüksek bir miktar. Ayda 40 milyon metreküp kazı ve dolgu yapmaları lazım ki, 2 senede sadece toprak işleri bitsin ve inşaata, beton işlerine başlayabilsinler. Miktarın büyüklüğünü anlaman için örnek vermek gerekirse, Atatürk Barajı’ndaki tüm dolgu miktarı 84.3 milyon metreküptür. Yani her 2 ayda bir, bir tane Atatürk Barajı yapmaları gerekiyor. Bu firmalar tecrübeli firmalar, bunu gördüler ve hatta havalimanının yerinin değişmesi için lobi yapmaya bile başladılar. Aslında bu müteahhit grubu havalimanı değil, çok büyük, hatta muazzam bir hafriyat ihalesi aldı. Krediyi devlet bankalarından alacaklar. Hafriyatı yaparlar, 1.5 milyona yakın ağacı keser, bir o kadarını da taşıyabilirlerse taşırlar, sonra da işi ve kredi borcunu bize yani devlete bırakır giderler. Daha acayip şeyler de var. Mesela sorun bakalım DHMİ Genel Müdürü’ne, temel atma töreni yapıldı ama acaba yer teslimi yapıldı mı? Kredi bulma süreleri doldu mu? DHMİ’nin sözleşmeyi fesih hakkı doğdu mu? Doğduysa DHMİ’de bu ihaleyi feshedebilecek babayiğit var mı? Siz ‘İnşaat yok’ demişsiniz. Proje olmadan inşaat olur mu? Sorun bakalım DHMİ tarafından tasdik edilmiş herhangi bir proje var mı? Bırakın tasdik edilmeyi çizilmiş bir proje var mı? Bu büyük tesisin kontrollük teşkilatı hangi firma? Bu kadar büyük bir projenin onaylarını yapacak, kalitesini şartnamede kontrol edecek bir kontrolör firmayla anlaşıldı mı? 30 metre düşürülen kotun maliyeti Hazine’ye aktarılacakmış! Biz yıllardır bu devletin içindeyiz. Kim yapacak bu hesabı da para Hazine’ye aktarılacak! Bölgenin rüzgâr testleri yapılmadan yer belirlendi. Bir süredir rüzgâr ölçümleri yapılıyor. Göstermelik bir plan vardı ya, o plana göre yapılacak olsa pistler sürekli yan rüzgâr alacak. Hem de Karadeniz’den kuvvetli rüzgâr. Bir de hava sahası meselesi var. Bu havalimanının Bulgar hava sahasına mesafesini ölçün. İnecek uçaklar sürekli Bulgar hava sahasını kullanacak. Yaklaşmalar da, beklemeler de hep Bulgar hava sahasında olacak. Buraya dedikleri gibi 100 milyon yolcu gelecekse bunları taşıyan uçakların Bulgaristan’a ödeyeceği para Bulgarları zengin eder. Bulgarlar, DHMİ’den çok ciddi para istiyorlar.” Yüzyılın en büyük projesinde durum bu. Pek yakında yeri değişirse kimse şaşırmasın. O da “yeni ihale” demek aslında. Ama “yeni Türkiye”de bunu kim ister bilemiyorum.   Yeni Türkiye’den notlar - Polis: “Kızlı erkekli oturmuş içki içiyorlardı, müdahale ettik.” - Savcı: “Çocuğun güvenliği anneden sorulur, anneye hapis cezası istiyorum.” - Kim olduğunu biliyorsunuz: “Cumhurbaşkanı’nı görüyor hâlâ sigara içmeye devam ediyor terbiyesizler.” - Yol için orman kesilince yaban domuzu Bebek’e indi. (Ayılara alışmıştık, şimdi de domuzlar çıktı.) - Ekonomik büyüklükte dünya 18’incisiyiz, devlet başkanlığı uçağı fiyatında dünya 7’ncisiyiz. - HDP: “Süreç dondu.” - AK Partili vekil: “Gerçekçi olalım, PKK silah bırakmaz.” - AK Partili bakan: “Süreci bozanın oyu düşer.” - 12 metrelik teknede 40 yolcu; 36 ölü. - 17 kişilik midibüste sayısı belirsiz yolcu; 27 ölü. - 5 yılda maden kazalarında 384 ölü. - 5 yılda trafik kazalarında 27 bin ölü.   ‘Türk mutfağı en uluslararası mutfaktır’ deseydim SEVGİLİ dostum İzzet Çapa, önceki gün Hürriyet’te benimle yaptığı sohbeti yazdı. Yemek sohbetini. 4 arkadaş yemeğe gittik. Türkiye’de yeme-içme işinin en iyilerinden olan, ama gazeteciliği işinin önüne geçen İzzet, tuzak bir soru sordu. “Türk mutfağı niye uluslararası mutfak olamıyor?” diye. Ben de kendi anlayışıma göre bir şeyler anlattım. İzzet de bunları madde madde yazmış önceki gün Hürriyet’te. Vay anam vay. İzzet’in yazısının altında yüzlece yorum. Ne şerefsizliğim kalmış, ne Türk düşmanlığım, ne utanmazlığım, ne Alo Fatih’liğim. Nasıl “Türk mutfağı yok” dermişim, nasıl “Uluslararası olamaz” dermişim, aslımı inkâr ediyormuşum. Tabii bu yorumları yapanların hiçbiri yazıyı okumamış bile. Başlığa bakmışlar. Başlıktaki “Türk mutfağı yoktur, İstanbul mutfağı vardır” cümlesini alıp sallamışlar. Yazıyı okuyan birkaç kişi, “Yahu adam kötü bir şey demiyor” demeye çalışmış, biri “Turizm okudum, üniversitedeki hocamız da Fatih Bey’in söylediklerini söylemişti” demiş ama kime ne! Herhalde İzzet’e şöyle deseydim bunlar çok memnun olurdu: “Ne demek İzzetciğim, Türk mutfağı uluslararası mutfaktır. Nasıl ‘Olamıyor’ dersin. Bak; dünyanın neresine gidersen git bir Türk restoranı bulursun. Büyük otellerin tamamında, her yerde mutlaka bir Türk restoranı vardır. Türkiye’den dışarı sürekli Türk yemek malzemeleri ihraç ederiz. Dünyanın en tanınmış, en iyi mutfağı Türk mutfağıdır. ‘Türk mutfağı neden uluslararası olamıyor?’ diye sormak ihanettir.” O zaman şahane olurdu. Böylece de Türk mutfağı uluslararası hale gelirdi. İstediğiniz buydu değil mi! O zaman pazarı bekleyin. “Türk mutfağı niye uluslararası olamıyor?” diye kendim yazayım. Doğrudan bana sövün. İzzet Çapa üzerinden değil

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Borç parayla ayran aldık diye tahtırevana binmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026