İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türk mutfağı sorunsalı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 9, 2014

Türk mutfağı sorunsalı

HAFTA içinde söyledim, “Türk mutfağı meselesini pazar günü yazacağım” diye Bugün pazar. Demek ki, bunu yazmam lazım. Hürriyet’in çok okunan yazarlarından İzzet Çapa ile haftada bir gün buluşup yemek yiyoruz, birkaç arkadaş. Hesabı da sırayla ödüyoruz. Her hafta birimiz. Son yemeğimizde İzzet ortaya kılçıklı bir konu attı.“Türk mutfağı neden uluslararası olamıyor” diye. Herkes fikrini söyledi. Tabii “HBB” olarak ben de.İzzet’e o akşam söylediklerim hülasa olarak şudur: “Türk mutfağı niye uluslararası hale gelemiyor sualine yanıt vermek için bazı başlıkları tartışmak gerek. TÜRK MUTFAĞI NEDİR? Birincisi şu: Türk mutfağı nedir? Böyle bir mutfak var mı? Bana göre Türk mutfağı yoktur. Türk tarihine bakarsan, göçebe bir kültürdür ilk Türkler. Orta Asya’da at sırtında gezerken, özellikle de o meşhur akınlarına çıktıkları sırada boynuna dayadıkları kamışlarla atlarının kanını içerek durmadan yola devam ederdi. Etlerini eyerin altında sakladıkları dönemden kalan bir gelenek olduğu söylenir pastırmanın. Buradan bir “eski mutfak” çıkmaz. Keza konar göçer dönemde yoğurt, kurutulmuş et, kurutulmuş yoğurt gibi yiyecekler ve toplanan otlar vardır. Burada da tam bir mutfaktan söz edemeyiz. Türk mutfağı dediğin, yerleşik dönemle beraber başlar ama hangi Türk mutfağı?.. Geniş bir coğrafyadan söz ediyoruz. HANGİ TÜRKLERİN MUTFAĞI? Hindistan’daki Türk imparatorluklarının mutfağı başkadır, Arap ülkelerindeki Türk imparatorluklarının mutfağı başkadır, Anadolu’daki Türk imparatorluklarının başkadır. Hepsi kurulduğu yöreden etkilenmiş ve oradaki yerel mutfaklardan oluşmuştur. Ha eğer bahsedeceğimiz Anadolu’daki Türklerin mutfağıysa, daha doğrusu Osmanlı mutfağıysa buna da Türk mutfağı değil, olsa olsa İstanbul mutfağı diyebiliriz Anadolu’da fakirlikten, halkın önemli bir bölümünün konar göçer yaşam tarzından kaynaklanan nedenlerle gerçek bir mutfak kültürü oluşmamıştır. Güneydoğu’da ise Arap mutfağı doğrultusunda oluşmuş bir yemek kültürü vardır ama asla Türk değildir. Türk mutfağı olarak kabul edebileceğimiz İstanbul mutfağıysa, göçebe bir kültürün yerleşik hale geçmesinden sonra oluşmuş karma bir mutfaktır ve Türk kültürünün büyük bölümü gibi ‘yazılı’ değildir. Osmanlı coğrafyasının ortak mutfağıdır. Bizans, Yunan, Balkan, Arap kültürlerinin tümünden etkilenmiş bir mutfaktır. REÇETESİ OLMAYAN MUTFAK OLUR MU? Ancak eskiye dayanan bir Türk yemek tarifi geleneği yoktur. Malzemeler bilinir ama bunların pişiriliş usulüyle ilgili bir reçete yazım geleneği yoktur. Bununla ilgili ilk gerçek çalışma 1880’lerde yapılmış diye bilirim. Yanlış bilmiyorsam İsmail Paşa diye biri ‘Melce-i Tabbahin’ (Aşçılar Sığınağı) adlı bir kitap yazdırmış ve burada o dönemin yemeklerinin tarifi var. (Kitabı kaleme alan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane hocalarından Mehmed Kâmil Bey’dir.) Osmanlı saray mutfağını da aslında bilmiyoruz. Çünkü burada da bir tarif yok. Saraya yemek malzemesi olarak nelerin alındığını 500-600 yıl öncesine kadar bilebiliyoruz. Kayıtlar var ama bu malzemelerin nasıl pişirildiğiyle ilgili bir tarif sarayda da yok. 100 yıla yaklaşan Anadolu Türk geleneğinde yazılı yemek tarifi sayısı 10’u bulmaz herhalde. Bunlarda da bir tutarlılık yok. Hepsi aynı yemeği farklı tarif ediyor. Bu da uluslararası olmak için ilk sorunu ortaya çıkarıyor. Standart bir Türk mutfağından söz edemiyoruz. İkinci sorun da aslında az önceki anlattıklarımda gizli. PAZARLAYABİLEN ‘BENİM’ DEMİŞ Türk yemeği ne? Kimi Bizans, kimi Rum, kimi Makedon, kimi Balkan. Türk diyemiyorsun tam olarak. İmparatorluk toprakları paylaşılmış ama kültür ürünlerinden biri olan yemek paylaşılamamış. Her şey herkesin. Kültürel hegemonyası daha yaygın olan Yunanlılar, Türk mutfağı diye bildiğimiz şeyin bir bölümüne zaten uluslararası alanda sahip çıkmış. Bir diğer mesele, pratik, yani yemeğin yapılma prosedürü. Türk yemeği kolay değil. Büyük bölümü tencere yemeği denilen türden. Bunun başka kültürlerde pazarlanması zor. Ekonomik olarak zor. Önceden yarım pişirip saklanması mümkün olmayan bir mutfak. En fazla 12 saat saklayabilirsin. Sonra tadı bozuluyor. Sipariş üzerine imalatı ise uzun. Fransız yemeğinin soslarını önceden hazırlayıp sakla, eti 10 dakikada pişir, sosla ver. Kolay. 10 DAKİKADA KARNIYARIK YAPAR MISIN? İtalya’da da makarnayı 10 dakikada pişir, sosla ver. Hadi yap bakalım 15 dakikada karnıyarık kolaysa. Önceden yapsan saklayamazsın. Bir diğer unsur, yemeklerin ağır olması. Yağlı, salçalı, yağı genelde fazla pişmiş yemek. Yemesi de kolay değil. Fransız da ağır gibi görünüyor ama farklı. Mesela, Fransız tereyağı kullanır ama yakmaz yağı. Bizde ise yağ yanar. Yeniliğe de çok açık değil. Türk mutfağından füzyon yapmak zor. Deneniyor ama başarılı örnek çok az. Modaya uymuyor yani. Olabilen zaten oluyor. BİZİM OLANA SAHİP ÇIKAMADIK Mesela döner artık uluslararası. Onu bile tam olarak sahiplenemiyoruz. Yurtdışında özellikle büyük pazar ABD’de ‘Gyro’ diye satılıyor. Yunanlaşıyor. Türkiye’de ise git bak turistik yerlerde ‘İskender’i, ‘Alexander the Great’ diye çeviriyorlar. Oluyor Yunan Bazı çorbalarımız uluslararası mutfaklarda yer bulmaya başladı. Ama kolay bir mutfak değil. O yüzden şansı az. Bak yanlış anlama, Türk yemeği yoktur demiyorum. Şahane yemeklerimiz var. Ben Türk yemeği hastasıyım. Şahane de yaparım. Ama yemek başka bir şey, mutfak başka bir şey. Anadolu’nun zengin ve eski yerleşimlerinin yemek kültürü var, hatta mutfak kültürü de var. Antep gibi, Kayseri gibi. Ama pazarlayamamışız. ‘Mantı’, ‘tortellini’ diye İtalyan mutfağına giriyor dünya çapında oluyor, bizim mantı olamıyor. Olsa da ‘Turkish tortellini’ diyeceğiz anlatmak için. Keşke biz meşhur etseydik de İtalyanlar ‘İtalian manti’ demek zorunda kalsalardı. Ama yapamamışız. KAHVE VE YOĞURT Bırak mutfağı, biz kahvemize, kendi icadımız olan yoğurda bile sahip çıkamamışız. Türkiye çayla 19. yüzyılda tanışıyor, yaygınlaşması 10. yüzyıl. Ama 16. yüzyıldan beri kahve içiyoruz. Avrupa, kahveyi Türkiye ile tanımış. Biz götürmüşüz. Binlerce İtalyan kahvesi var. Türk kahvesi yok. Bizim kahvemiz bile pek çok yerde Yunan kahvesi olmuş. Keza yoğurt. Türklerin tarihte iki icadı varsa biri üzengi, diğeri yoğurt. O bile her yerde ‘Greek yoghurt’ olmuş. ABD’deki vatandaşımız bile yoğurdunu Yunan yoğurdu diye satıyor. Ben daha ne diyeyim. Temel meseleleri yeniden sayarsak, standart olmayışı, elde tariflerin bulunmaması, yapılış zorluğu, saklanma zorluğu, pratik olmaması ve yemeklerin ağırlığı başlıca sıkıntılar. Tabii bunlara Türklerin pazarlama becerilerindeki eksiklikleri de katarsan durum ortada.” Bunları söyledim diye “Hain” ilan ettiler beni. her yerinde, her köşe başında bir Türk lokantası var da ben mi yalan söylüyorum. Önce bunları kabul edelim. Sonra Türk mutfağını nasıl uluslararası hale getiririz diye düşünelim. Bana kızarak Türk mutfağını yüceltemezsiniz.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İlerlemenin öfkeyle değil üretmekle mümkün olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026