İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Önce Hindu sonra Budist tapınağı: Angkor Wat

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 22, 2015

Önce Hindu sonra Budist tapınağı: Angkor Wat

BUGÜN de Kamboçya’dayız. Siem Reap’te, Angkor Thom’u yani Büyük Şehir’i gezmeye devam ediyoruz. “İki gündür aynı yerdesin” demeyin, gerçekten görülmesi gereken bir yer. 400 kilometrekarelik bir alana yayılmış, toplamda 112 parça arkeolojik eserden oluşan koskoca bir toprak parçası. 1000 yıl kadar önce yapıldığı düşünülürse, olayın büyüklüğünü daha iyi anlarsınız. 1907’de başlayan restorasyon çalışmalarını 1992 yılına kadar Ecole Française d’Extreme Orient sürdürmüş. Çalışmalar bugün hâlâ devam ediyor ve pek çok ülkenin katkıları var. UNESCO da bölgeyi koruma altına almış ve çalışmalara danışmanlık yapıyor.   BİZİM SİYASETÇİLER DUYMASIN AMA Ve bugün sıra Büyük Şehir’in en büyük tapınağında, daha doğrusu dünyanın en büyük mabedinde olacağız; Angkor Wat’ta. Bizim siyasetçiler duymasın ama dediğim gibi Angkor Wat, dünyanın en büyük mabedi. Bu dev “Hindu- Budist” tapınağı, toplamda 1 kilometrekareden daha büyük bir alana yayılıyor. Duvarların içinde kalan inşaat alanı toplamı ise 820 dönüm. Yani 820 bin metrekare. Çevresinde ise insan yapımı dev bir göl oluşturulmuş. Yağmur mevsiminde bu göl, tapınağın çevresini tamamen kuşatıyor. Kurak mevsimde ise gölün alanı da küçülüyor. Tapınağın çevresindeki gölün yapılış amacı koruma değil, güzelleştirme. Dev tapınağın suda yansıyan görüntüsünün azametini artıracağını düşünen Khemerli mimarlar bu suni golü yapmışlar.   RÖLYEFLER YERLİ YERİNDE Angkor Wat’ı yaptıran Khemer Kralı 2. Suryavarman. İnşaat 12. yüzyılın ilk 10 yılı içinde başlamış ve ortasına doğru bitmiş. Önce Hindu tapınağı olarak yapılmış. Sonra Budist tapınağı olmuş. Sonra yine Hindu. Angkor Thom ve dolayısıyla Angkor Wat da terk edilince, tapınak az sayıda Budist rahibin ikametgâhı olmuş ve buradaki varlıklarını sürdürmüşler. Angkor Wat, bölgedeki diğer tapınaklara oranla çok daha az yıpranmış ve çok daha iyi restore edilmiş. 4 katlı yapının tüm katları hâlâ ayakta. İçindeki rölyefler, kabartmalar, yazılar, heykeller aynen korunmuş ve hâlâ yerli yerinde duruyor. Uzunca bir kuyruğu beklemeyi göze alırsanız üst katlara da dik bir merdivenden çıkabiliyorsunuz. Yükseklik korkusu olanlara hiç tavsiye etmeyeceğim diklikte bir merdivenden söz ediyorum. Kızımla beraber epey bir bekledikten sonra çıktık. İlginç mi? İlginç. Başımız göğe erdi mi? Ermedi.   Angkor Wat’ı ziyaret eden turistler fille gezerken.   ÇİN İŞİ SİYAH Angkor Wat dışarıdan bakınca simsiyah duruyor, ki gerçekten de siyaha yakın bir rengi var. Ancak içi de aynı taştan olmasına rağmen beyaza yakın açık bir renkte. Önce dışarıdaki taşların doğadan yıprandığını, içerinin ise temiz kaldığını düşünüyorum. Tabii ki, yanılıyorum. Angkor Wat’ın simsiyah görünmesinin nedeni Çinliler. Angkor Wat’ın restorasyonu sırasında binanın dışının temizlenmesi ihalesini Çinli bir firma kazanmış. Çinli firma, binayı kendi buluşları olan süper bir kimyasal solüsyonla temizleyeceğini söylemiş. Gerçekten de yapılan denemelerde bu solüsyonun püskürtüldüğü taşlar pırıl pırıl hale geliyormuş ve suyla yıkanınca tertemiz oluyormuş. Çinli firma, Angkor Wat’ın üzerine bu solüsyondan tonlarca püskürtmüş. Sonra yıkamışlar ve tertemiz olmuş. Ancak aradan kısa bir süre geçince taşlar siyahlaşmaya başlamış. Meğer bu solüsyonun yan etkisiymiş bu durum. Önce temizliyor ama sonra da karartıyormuş taşları. Bu yüzden Angkor Wat simsiyah olmuş. Ve solüsyon taşların içine işlediği için de artık temizleme imkânı kalmamış.   Turistlerle fotoğraf çektiren yerli halk.   ALMAN İŞİ BEYAZ Angkor Wat’ın içini temizleme işini ise Almanlar almış. Solüsyon molüsyon püskürtmeden, kendi bildikleri yöntemlerle temizlemişler ve pırıl pırıl olmuş, hâlâ pırıl pırıl duruyor. Mercedes’i, Audi’yi, Porsche’yi yapanlar bu işi de gayet güzel becermişler anlayacağınız. Tapınağın içindeki rölyefler sanki yeni yapılmış gibi pırıl pırıl. Almanlar sayesinde. Angkor Wat’a hem daha az kalabalık olur hem de fotoğraf için ışık daha iyi olur diye düşünerek akşamüzeri gittik. Ancak içerideki kalabalığı anlatmak mümkün değil. Sanki bütün dünya, Angkor Wat’ı görmeye gelmiş gibiydi. Rehberimiz “Bu boş sayılır” diyerek bizi teselli etti. Kalabalık zamanını düşünemiyorum bile.   Tapınağın içinden bir fotoğraf.   Almanlar tarafından temizlenen tapınağın içi bembeyaz durumda.   RAHİPLER HÂLÂ İÇERİDE Angkor Wat’ın içinde hâlâ Budist rahipler yaşıyor. Belirli bölümler onlara ayrılmış. Gördüğünüz kulelerin içi ise boş, baca gibi yükseliyorlar. Bu kulelerin altında ise 4 katlı mabet var. Dolaş dolaş bitmiyor. Kurak mevsim olduğu için suları çekilmiş gölün üzerindeki taş köprüden geçerek Angkor Wat’tan çıkıyoruz. Hemen oracıkta buza yatırılmış taze hindistancevizlerini açıp içine birer kamış koyarak 1 dolara satan seyyar satıcılardan hindistancevizi alarak susuzluğumuzu gidermeye çalışıyoruz. Üzerine tropik meyveleri blender’dan geçirip satan tezgâhlara yöneliyoruz. Bizde özellikle sağlığına düşkün arkadaşların sabah akşam içtiği detoks zamazingolarına benziyor. Gayet lezzetli ama pek de hijyenik olmadıkları kesin.   İçimiz kurumuş mabet gezmekten, dikiyoruz kafaya. Angkor Wat’la beraber Angkor Thom gezimiz de sona eriyor. Aslında bu yazı dizisini bugün noktalayacaktık ama sayfamız bugün biraz daralmış. O yüzden yarın da Siem Reap’i, yedikleri garip şeyleri, Tonle Sap Gölü’ndeki Vietnamlı balıkçıları yazacağım. Söz, yarın son olacak.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026