İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Terim'in zirve maçı

Spor Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 8, 2015

Terim'in zirve maçı

“Hollanda galibiyetini bekliyordum. Ama bu kadar kolay ve farklı olacağını tahmin etmemiştim. Bence Fatih Terim’in tüm kariyerinde taktik olarak en üst düzeyde olduğu maç bu maçtı. Rakip iyi etüt edildi, buna göre bir kadro seçildi” Ülkede yaşananlardan sonra milli maç şu anda çok geri planda. Ama yine de sormak istiyorum. Hollanda galibiyetini bekliyor muydunuz? Hepimizin başı sağolsun. Dediğiniz gibi insanın aklına futbol, spor falan gelmiyor. Kafamız, aklımız, vicdanımız Dağlıca’da, şehitlerimizde. PKK, Türkiye’ye karşı sürdürdüğü savaşı 1999’da kaybetti. 1994’te Türkiye bölgede alan üstünlüğünü ele geçirdi ve sonunda örgütü dağıttı. Bunu ben söylemiyorum. Terör örgütünün Kandil’deki en üst düzey adamı Murat Karayılan kitabında itiraf ediyor. Örgütün ne hale düştüğünü, adım atamaz hale geldiğini. O örgüt bugün yine sayısını bile bilmediğimiz ama çok ağır olduğunu bildiğimiz bir zaiyat verdirecek hale geliyor. Neyse spordan bahsedelim. Evet bekliyordum Holllanda galibiyetini ama bu kadar rahat ve bu kadar farklı olacağını beklemiyordum doğrusu. Bence Türkiye-Hollanda maçı Fatih Terim’in tüm kariyerinde taktik olarak en üst düzeydeki maç. Rakip iyi etüt edilmiş, rakibin ne yapacağı doğru tahmin edilmiş ve buna göre bir kadro ile maça başlanmış. Erken gelen golle de iyice rahatlanılmış bir maç haline gelmiş. Dediğim gibi Hollanda galibiyetini bekliyordum. Çünkü İzlanda karşısında izlediğim Hollanda’yı biz yenebilirdik. Hele hele Robben’in yokluğu işimize yarar diye düşünüyordum.   ANTİ FUTBOLA KARŞI ‘İLACIMIZ’ YOK Türkiye neden yumurta kapıya dayanınca bu maçları oynuyor? Konunun kapı veya yumurta ile ilgisi yok. Türkiye sahaya futbol oynamak için çıkan rakiplere karşı iyi oynuyor ve kazanabiliyor. Türkiye’nin anti futbol oynayan takımlara karşı ilacı yok. Mesela Letonya, hatta İzlanda gibi. Letonya maçında kötü mü oynadık? Bence hayır. Sayısız pozisyon, sayısız şut. Ama kale önüne dizilmiş adamları geçemiyorsun. Bir de oyunu yavaş oynadığımızda benim “Langırt futbolu” dediğim tablo ortaya çıkıyor. Rakip 11 kişiyle topla kale arasına diziliyor, sen ‘ha babam yan paslar’la oyuna hakimmiş gibi görünüyorsun. Ama beyhude bir hakimiyet. Mesela bu yüzden ben İzlanda maçından da çekiniyorum. Ama Hollanda futbol oynuyor, gol atmak istiyor. Çekler de öyle. Bence Çek maçı İzlanda maçına oranla daha kolay olabilir.   HELAL OLSUN ARDA TURAN’A Bir haftalık sürede takımı nasıl buldunuz? Kimler öne çıktı? Her iki maçta da farklı oyuncular öne çıktı. Mesela savunmada Letonya maçının kahramanı Hakan Balta. Hollanda maçının kahramanı ise Serdar Aziz. Letonya karşısında orta alanda sahada pek görünmeyen Arda, Hollanda karşısında tam bir yıldız olarak maçı aldıran adam. Oğuzhan çok iyi. Hollanda karşısında sahanın en kötüsü Burak ve Caner. Burak hiçbir şey yapmadı. Biri gol olan iki şutu var ama ne pres, ne başka bir şey. En güzeli ne biliyor musunuz, takım olmuşlar. Takım olarak iyiydiler. Bu arada Arda’ya teşekkür etmemiz lazım. Her iki maçta da sakatlığa rağmen sahaya çıkma özverisi göstermiş. Hollanda maçının devre arasında yere yığılacak kadar sakatmış. Helal olsun çocuğa.   VOLKAN DEMİREL TERIM’İ ARAMALIYDI Terim’in kadroları için ne diyeceksiniz? Letonya maçı sonrası yine inanılmaz gergindi. Terim hep gergindir. Türkiye gergin, Terim niye olmasın? Milli Takım üzerinde çirkin tartışmalar var. Mesela Volkan olayı. Terim diyor ki, “Volkan beni Milli Takım’a alma artık” dedi. Gözler Volkan’a çevriliyor. “Dedim ama o günün kızgınlığı ile söyledim. Sonra beni aramadı...” İyi de “Beni affet” diyen Volkan olduğuna göre karar değiştirdiyse Terim’i arayıp “Hocam o gün moral bozukluğu ile öyle dedim. Ama her zaman Milli Takım’ın emrindeyim” demesi gerekmez miydi? Tüm bunlar Terim’i geriyor tabii. Sonuç olarak ilk maçlarda havlu attığımız finallere şimdi yine aday olduk. Bu da Terim’in başarısıdır. Madem kaybedince onu asıyoruz, kazanınca da madalyayı ona takmamız gerekir. Her maçta on hatasını sayarım. Hollanda karşısında da değişikliklerdeki yanlışlarını gösteririm ama sonuçta futbol hatice değil netice oyunu. Neticede de Terim, Milli Takımı önce kuyuya soktu, ama sonra da o kuyudan çıkardı.   İPLER ARTIK BİZİM ELİMİZDE Fransa’ya gider miyiz? Bizim en az 4 puan almamız lazım deniyor. Ama Hollanda da hala puan kaybedebilir. O yüzden muhtemelen gideriz. En azından ipimiz artık kendi elimizde. Kazan ve git. Muhtemelen play-off oynarız.   ZİHNİYET DEĞİŞMEZSE 'DURSUNLAR DEĞİŞİR! Başkanın koltuğu dolduramadığı doğru. Ancak Grosskreutz’un transferindeki ‘salaklık’ yüzünden istifa istemek doğru değil. G.Saray Genel Kurulu, zihniyet değişimi yaşamalı. Yoksa bir Dursun gider bir Dursun gelir! Dursun Özbek’e tepkiler doruk noktada. Hemen istifa etmesi isteniyor. Sizce eder mi? Ederse ne olur? Ben geçen seneden beri Dursun Özbek yönetiminin uzun süreli olacağına inanmadığımı söyledim. Hep tecrübeden dem vurdum. Bakın en kabadayısının kulüp yönetim tecrübesi 8 ay. 8 aylık tecrübe ile böyle bir müessesenin başına geçilmez. 8 aylık tecrübesi olan birini, bir holdingin başına geçirirler mi? O yüzden de olanlar çok normal. Allah beterlerinden saklasın. Şunu da söyleyeyim; Grosskreutz’un transferindeki ‘salaklık’ yüzünden başkanın istifasını istemek doğru bir şey değil. Başkanın o koltuğu dolduramadığı ise doğru. İstifa ederse ne olur? Yine abuk sabuk adaylarla seçime gideriz. Şimdi herkes diyecek ki, “Kulübün büyükleri, abileri niye duruma el koymuyor?” Koyar koymasına da Galatasaray’ın bir karar vermesi lazım. Galatasaray kongresinin... “Nasıl bir Galatasaray? Hamasetle mi gideceğiz yoksa modern kulüpçülük mü yapacağız.” Hamasetle bu kadar olur. Bir Dursun gider, bir Dursun gelir. Modern kulüp yönetimi olacaksa, kongre buna onay verecekse, abiler gelir işi toparlar. Bugün Galatasaray’ı yönetebilecek en iyi kadrolar kenarda duruyor ve izliyor. En yönetemeyecek olanlar ise ya iş başında ya da iş başındakilerin destekçisi. Vehamet burada. Bunun değişmesi için Galatasaray Genel Kurulu’nun bir zihniyet değişimi yaşaması lazım.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026