İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Havalı olmak değil işini görmek için

Otomobil Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 13, 2015

Havalı olmak değil işini görmek için

Mitsubishi’den arayıp, “Toyota yazınızı okuduk. Bir de bizim yeni arazi kamyonetimizi dener misiniz?” dediler. Körün aradığı bir göz, Allah vermiş iki göz misali “Hemen” dedim. Çünkü arazi kabiliyetli kamyonetleri denemeyi gerçekten çok seviyorum. Özellikle de Toyota Hilux, Ford Ranger, VW Amarok arasındaki rekabet bu segmentte kalite çizgisini çok yukarılara taşıyor. Bu sınıfta çok iyi bir geçmişe sahip Nissan ise Frontier ve Titan gibi iki çok iyi kamyonete sahip olmasına rağmen Türkiye’de bu rekabetten çekilmiş görünüyor. Lafı uzatmayalım çünkü sonra editörler yazıyı kesiyorlar. Mitsubishi L200 bizim memlekette “Nasıl bişi bu mitsubişi” olarak tanınıyor ve Erol Evgin’li bu etkili reklam kampanyası hâlâ hafızalarda. Nasıl bişi bu yeni mitsubişi diye soracak olursanız, önce dışından başlayayım. Doğruyu söylemek gerekirse, önden bakınca gayet şık ve güzel. Ancak diğer açılardan rakiplerine oranla biraz daha sıradan duruyor. Öndeki gündüz led lambaları, xenon farlar, tampona gömülü sis farları falan gayet hoş. Yandan pek bir etkileyici tarafı yok. Arkadan bakınca ise şık stop lambaları rakiplerin tümünden daha güzel ama metal havası verilmiş plastik gövde dışı tamponlar gözü hayli rahatsız ediyor. Keza arka bagaj kapağının da biraz daha oturaklı bir görünüme sahip olması lazım diye düşünüyorum. Yandaki basamaklar ise durumu biraz olsun kurtarıyor. Tamamen işlevselliğe yönelik bir iç dizayn yapmışlar. Belli ki “Sorun çıkarmasın. Basit olsun ama sağlam olsun. Yolda bırakmasın” diye düşünerek dizayn ve imal edilmiş. Elektrikli ve ısıtmalı aynalar boy aynası gibi kocaman. Elektrikli ve ısıtmalı koltuklar deri kaplı. Arkadaki yolcu bölümü de hayli geniş. Duble kabin 5 kişiyi rahatlıkla alacak büyüklükte. Mitsubishi’yi rakiplerinin arkasında kalmaktan kurtaran ise sürüş ve motor demek mümkün. Kaputun altında 2.4 litrelik bir motor var ve benim kullandığım Blizzard donanımlı olanda bu motor 181 beygir güç ve 420 Nm tork üretiyor bu gerçekten muazzam. Kamyoneti kullanmaya başladığınız anda bu gücü ve torku hissediyorsunuz. L200 normalde arkadan itişli. Ancak 3 çekiş seçeneği daha var. 4H, 4HLc ve 4LLc seçenekleri. Bunların ilk ikisi günlük kullanım için. Son ikisi ise arazi şartları için. Sonuncusu ise tam berbat arazide kamyoneti ilerletmeye yönelik. Otomobilin arazi seçenekleri ise bildik bir arazi vitesi koluyla değil ortada konumlanmış bir düğme ile seçiliyor. Kolay ve başarılı bir sistem. Rahatlığının yanı sıra, son derece rijid olması, ön ve arka süspansiyonlardan hiçbir olumsuzluk hissettirmemesini başarılı buldum. Frenleri içinse çok olumlu konuşamayacağım. Arazide ve sürekli dört çeker pozisyonda kullandığım halde 10 litrenin az üzerinde bir tüketim sergiledi. Bunu bir Rubicon Jeep’le yapsaydım 15 litrenin altına düşmem mümkün olamazdı. Benim kullandığı en üst model olan Blizzard’ın fiyatı 110 bin TL. Yani rakiplerinin en üst modellerinden 10 bin TL daha ucuz gibi.   KİLOMETRE VE DEVİR GÖSTERGELERİ ANALOG Göze batan tek şey ortadaki radyo ve navigasyon ekranının çevresindeki plastik. Şık değil. Kilometre ve devir göstergeleri yüzde yüz analog. Ortasında ise minik bir ekranda aracın diferansiyel pozisyonlarını gösteren basit ama çok yerinde bir gösterge var. Müzik sistemi bir kamyonette olmasını beklediğiniz türden. Süper değil ama tatminkar. Çift bölgeli dijital klima ise bayağı iyi. Navgiasyon standart ve iyi çalışıyor. BASİT, İŞLEVSEL AMA KALİTELİ Test sürüşünün ardından Mitsubishi L200’ün bende bıraktığı genel izlenim şudur: Bu kamyonet havalı “Truck” sahibi olmak isteyenler için imal edilmemiş. “Benim işim gücüm için bir arazi kamyonetine ihtiyacım var” diyenler için yapılmış. Basit, işlevsel, kaliteli ancak çok da şık ya da şıkır şıkır olmayan bir araç. Şunu da söyleyeyim, üzerindeki 17 inçlik jantlara biraz daha geniş bir lastik takılırsa, görünüşü çok daha şık olur gibime geliyor. Hatta bir de rollbar’la tadından yenmez.  

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026